Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12336 E. 2025/11251 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12336
- Karar No
- 2025/11251
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1869 Esas, 2024/1690 Karar... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/682 Esas, 2022/303 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 233 sayılı parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mahkeme kararının 22.05.2017 tarihinde kesinleştiğini, uğramış olduğu zararın kesinleşme tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın idari olarak gerekli yasal başvuruların yapılmadan açıldığını, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince hukuki değerini yitiren tapu kaydına dayanılarak tazminat talep edilemeyeceğini ve zamanaşımının da geçtiğini, taşınmazın maliki tarafından orman kadastrosuna itiraz edilmediğini, bu nedenle davacılara ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini, belirterek davanın yasal ön başvuru şartları yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın üzerinde bahçeli ev olduğunu, alınan bilirkişi raporlarında evin ormanlık alanda kaldığına dair bir tespit bulunmadığını, ev ile ilgili tadilat için proje çizdirilmek için başvuru yapıldığında yapılan ölçümde evin ormanlık alan içinde kaldığının ortaya çıktığını, bu hususun karardan sonra ortaya çıktığını, evin de değerinin hesaplanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmadığını, emsal seçiminin ve emsal kıyaslamasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda vergi değerlerinin karşılaştırılmadığını, emsal taşınmazın imar parseli, dava konusu taşınmazın kadastro parseli olmasına rağmen düzenleme ortaklık payı düşümünün yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/381 Esas, 2016/385 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın 1.509,68 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği, mahkeme kararının 2017 yılında kesinleştiği arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve buna göre uygun bir tazminat bedeli tespitinde isabetsizlik görülmediği, tapusu iptal edilen ormanlık alanda evin bulunduğuna dair bilirkişi raporlarında bir tespitin bulunmadığı, bu hususta bilirkişi raporlarına karşı davacıların bir itirazının bulunmadığı anlaşılmakta olup mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazların 1961 yılında yapılan tapulama ile davacıların mirasbırakanı adına tespit ve tescil edildiği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda, Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/381 Esas, 2016/385 Karar sayılı kararı ile taşınmazın kısmen orman olduğu gerekçesi ile tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın istinaf edilmediğinden 22.05.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine göre arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.