Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6197 E. 2025/12426 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6197
Karar No
2025/12426
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/558 E., 2025/1065 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/425 E., 2023/34 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı ... Şubesinde 2014 yılında bekçi - şoför pozisyonunda işe başladığını, müvekkilinin işten ayrılma tarihi olan Mayıs 2022'ye kadar bu pozisyonlarda çalıştığını, son ayrılma tarihinde de asgari ücret aldığını, maaş ödemeleri elden yapıldığını belirterek hizmetlerinin tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil hakkında açılan hizmet tespiti davasını kabul etmediklerini, davanın reddini talep ettiklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının, davalı müvekkili şirket yanında 2014 yılından 2022 yılı Mayıs ayına kadar aralıksız-kesintisiz çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkili şirketin de istisnasız olarak çalıştırılan tüm işçilerin sigortasını yaptığını, davacının müvekkil şirkette ihtiyaç oldukça kısa süreli kısmi çalışmaları mümkün olmakla birlikte kesinlikle kesintisiz, aralıksız bir çalışması söz konusu olmadığını, davacının günlük, kısa süreli çalışmaları işçi-işveren ilişkisi kurulmaksızın yapılan bir çalışma olduğunu, bu süreçte hiçbir şekilde davacı ve müvekkil arasında İş Kanunu anlamında bir işçi-işveren ilişkisi kurulmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumları ve diğer davalı aleyhine açılan işbu davayı kabul etmediklerini, müvekkili Kurum hizmet tespiti istemli davalarda fer'i müdahil sıfatını haiz olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu zaman aralıkları da çalışma ilişkisinin sürekli olmadığını ve davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu, Kurum kayıtları hizmet tespiti hususunda resmi nitelikte olup aksi sabit oluncaya kadar doğruluğu asıl olduğunu, resmi belgeler karşısında tanık beyanına itibar edilemeyeceğini, ayrıca yine işverenin kabulü dahi hizmet tespiti için yeterli olmadığını, davacının Kurum kayıtları incelendiğinde davacının dava konusu edilen tarihleri arasında söz konusu işyerinde hizmetlerine rastlanılmadığını, davacı tarafından çalışıldığı iddia edilen hizmetlere ilişkin ücret bordrosu, prim bildirge ve bordroları ile işyeri kayıtlarının celbedilerek davacının tespitini istediği sürelere ilişkin yasal geçerlilik taşıyan belgelerin bulunup bulunmadığı saptanması gerektiğini, ve ayrıca çalışıldığı iddia edilen dönemlere ilişkin olarak davacının imza örnekleri ile diğer davalı işyerinde bulunan kayıtlarındaki imzaların kıyasen incelenmesi gerektiğini, müvekkili Kurumun, kendi haksız eylemi ile dava açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili Kurumun hizmet bildirgesinin yapılmaması diğer davalının sorumluluğunda olduğunu, bu sebeple yargılama gideri ve vekâlet ücreti ödemekle de yükümlü tutulması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu zaman aralıkları da çalışma ilişkisinin sürekli olmadığını ve davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu, tüm bu nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı vekilinin davacının 2014 yılının 11. ayında işe başlayıp bekçi ve şoför pozisyonunda 2022 yılının Mayıs ayına kadar kesintisiz şekilde fiili olarak çalıştığını iddia ettiği ve bu hususun tespitini talep ettiği, davacı ile aynı dönem çalışan bordro tanıkları, tespit edilebilen kamu tanıkları muhtar ve azalar ve davacı tanıkları duruşmada dinlenilmiş, dinlenilen tanıklar genel beyanlarında; davacının iddia edilen dönemde fiili olarak davalı iş yerinde bekçi ve şoför pozisyonunda 2014 yılı Kasım ayından 2022 yılı Mayıs ayına kadar kesintisiz çalıştığı yönünde somut, görgüye dayalı ve birbiri ile tutarlı ifadelerde bulunmuş oldukları, tanıkların büyük kısmının davacının iddia ettiği dönemde davalı iş yerinde sigortalı çalışan olduğu ve davacının çalışma iddiasını doğruladığı, kamu tanığı muhtarın da davacının çalıştığını gördüğünü beyan ettiği anlaşılmış birbiri ile uyumlu ve tutarlı tanık beyanları hükme esas alınmış, ilgili Kurum ve kuruluşlara yazılan müzekkere cevaplarından davacı adına iddia edilen tarihlerde başkaca Kurum veya kuruluşlarda herhangi bir kaydın mevcut olmadığı, ayrıca yapılan kolluk araştırmasında davacının yakın zamana kadar geçimini davalı iş yerinde çalışarak sağladığının belirtildiği anlaşılmış, birbiri ile tutarlı kamu, bordro ve davacı tanıklarının davacının iddiasının destekler beyanları ve dosya kapsamında mevcut delil ve belgeler ışığında davacının davalı iş yerinde 01.11.2014-30.04.2022 tarihleri arasında asgari ücret karşılığında işçi olarak çalıştığı hususunda Mahkemece kanaat hasıl olmuş, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bir şekilde sosyal güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan 10.12.2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış, her ne kadar raporda davacının işe başlama tarihi 01.01.2014 olarak yazılsa da davacı vekilinin 30.06.2022 tarihli beyan dilekçesinde davacının 2014 yılı Kasım ayında işe başladığını belirtmesi sebebiyle bu maddi hata resen giderilerek ve davanın kabulüne, davacının davalıya ait işyerinde SGK'ya bildirilmeyen 01.11.2014-30.04.2022 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde asgari ücretle işçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, dosya kapsamı ve özellikle davacının dava konusu dönemde hizmet bildiriminin olmaması, dinlenen tanıklar ..., ... ve bordro tanığı ...'ın beyanına göre davacının davalı işyeri nezdinde 01.11.2014-30.04.2022 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde asgari ücretle işçi olarak çalıştığına yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamasına göre Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı şirket vekili, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının davasını ispatlayamadığını, davacının kesintisiz çalışmasının söz konusu olmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, dosya kapsamından toplanan deliller ve dinlenen tanık anlatımlarından çalışma olgusunun tam olarak ispat edilemediğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6197, K. 2025/12426, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-6197-e-2025-12426-k-ae70da8231d0