Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12158 E. 2025/8987 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12158
- Karar No
- 2025/8987
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/687 Esas, 2024/3032 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin başvurusunun kısmen kabulüne, davacı vekilinin başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 141 ada 33 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin 14.10.1991 tarihinde taşınmazı dava dışı ...’dan iyiniyetli üçüncü kişi olarak üzerinde orman olduğuna dair herhangi bir şerh yok iken satın aldığını, ... Genel Müdürlüğü tarafından, müvekkili aleyhine açılan davada, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/444 Esas, 2017/551 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapu kayıt ve tesciline karar verildiğini ve kararın 17.01.2019 tarihinde kesinleştiğini belirterek uğranılan zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın bulunduğu bölgede 1966 yılında kesinleşmiş 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre yapılan orman tahdidi ve 1987 yılında kesinleşmiş 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun'la değişik 2 nci madde ve 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışma ve ... Mahallesi çalışma alanı içinde 26.05.2015 tarihinde ilan edilen 4999 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi kapsamında düzeltme çalışmaları yapıldığını, kesinleşen 1966 yılı Orman Kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde yer alan dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını, bu hal ve şartlar dahilinde orman vasfı kesinleşmiş bir taşınmaza daha sonradan arazi kadastrosu sonucu tapu verilmesinin söz konusu tapunun hukuki anlamda geçersizliğini etkilemediğini, orman kadastrosuna göre kesinleşmiş orman sınırları içerisinde yer alan bir taşınmaza verilen bir tapunun hukuki geçerliliğinin olmadığını, tazminat yönünden davanın tefrik edilmesi, usul ve kanun hükümlerine aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm deliller toplanmadan karar verildiğini, yeterli araştırma yapılmadığını, emsal satışların değerlendirmeye alınmadığını, zemin ve muhdesat bedeline bu nedenle itiraz ettiklerini, tazminat miktarının çok düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığının kesinleştiğini, orman vasfında olan taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, objektif değer artışı oranının çok yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun karar verilmesi için yeterli olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat miktarı belirlenirken tapusu iptal edilen taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla niteliğinin tespit edileceği, değerlendirme tarihinin dava tarihi olduğu; kapama zeytinlik olarak belirlenen taşınmaz için, zeytin ürününün var yılı yok yılı yaşayan ürün olma özelliği dikkate alınarak 2 yıllık (2019-2018) verim ortalaması üzerinden 2019 yılına ait gider ve fiyat esas alınarak hesap yapılması ve net gelirin hesaplanmasında, maliyet cetvelinde yer alan üretim giderlerinin, brüt gelirin 1/3'ünden az olamayacağı gibi, üretim giderinin brüt gelirin %50'sine yakın olması halinde de ekonomik tarımdan bahsedilemeyeceğinden, Türkiye ortalamasına göre, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü olarak hesaplama yapılması gerektiği gerekçeleriyle hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu, yüksek bedel belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 141 ada 33 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 14.10.19911 tarihinde satın alındığı, taşınmazın tapu kaydında orman sınırları içinde kaldığına dair herhangi bir şerh bulunmadığı, taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde devlet ormanı sayılan yerde kaldığının tespit edildiği ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/444 Esas, 2017/551 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapu kayıt ve tesciline karar verildiğini ve kararın 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre kuru arazi niteliğinde kabulü ile net gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğrudur. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5.Bilirkişi kurulu raporunda; taşınmazın orman bitki örtüsü ile kaplı olduğu, hakim ağaç türünün kızılçam olduğu, harici olarak ...(yabani zeytin), ..., ..., ... (keçiboynuzu), ... ağacı ve Akçakesme ağaçları ile tüm yüzeyin kaplı olduğu belirtildiğine göre taşınmazın bulunduğu yörede kuru arazide yaygın olarak uygulanan münavebe sistemi İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden sorulup, değerlendirme tarihi itibarıyla resmî veriler de dikkate alınarak tespit edilecek münavebe sistemine göre taşınmazın değerinin alınacak ek raporla belirlenmesi gerekirken, taşınmaz üzerindeki ....(yabani zeytin) ağaçlarının imar-ihya ihtimali gözetilerek taşınmazın kapama zeytinlik kabulü ile değer tespiti bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.