Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/8150 E. 2025/9688 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8150
- Karar No
- 2025/9688
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/666 Esas, 2022/38 Karar KARAR : Ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 256 parselde kayıtlı taşınmazın tamamının davacıların murisi ... adına kayıtlı iken taşınmazın 1520 m²lik kısmında davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan boru hattı geçirildiğini ve tapu iptal tescil davasının ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/507 Esas, 1988/730 Karar sayılı dosyasında taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiğini, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğini, uzlaşma başvurusunda bulunduklarını, davanın reddedildiğini, bu nedenle 1.000,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelini yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza 05.11.1953 tarihinde fiilen el atıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde kamulaştırmanın 1956'dan önce gerçekleştiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.06.2016 tarihli ve 2015/26 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı idare tarafından dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi eski 256 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Bakanlar Kurulunun 11.07.1956 tarihli ve 4/7595 sayılı kararı ile 1.520 m²lik kısmının kamulaştırılmasına ilişkin karar alındığı belirtilerek Anayasa Mahkemesince iptal edilen 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 inci maddesi uyarınca tapusunun iptali ve Hazine adına tescilinin istendiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/907 Esas, 1989/730 Karar sayılı dosyasında taşınmazın kamulaştırmaya konu bölümünün Hazine adına tesciline karar verildiği, davalı idarece taşınmaza Temmuz 1956 tarihi itibarıyla el atıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; dava konusu taşınmaza, davalı idare tarafından, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı ileri sürüldüğünden, dava konusu taşınmaza ... programı içinde dava konusu taşınmazdan boru geçirilmek suretiyle fiilen ne zaman el atıldığının kesin olarak belirlenmesi gerektiğinden taraflardan dava konusu taşınmaza el atma ile ilgili her türlü delili de sorulup, ilgili resmi kuruluşlardan dava konusu taşınmazın 1956 öncesi hava fotoğrafları temin edilerek, refakate resen alınacak hava fotogrometri uzmanı bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılarak, hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazın konumu da gösterilmek suretiyle taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığı kesin olarak saptandıktan sonra, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının tespiti halinde; işin esasına girilerek sonucuna göre; 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının tespiti halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaza 11.07.1956 tarihinde alınan kamulaştırma kararından hemen sonraki bir buçuk ay içinde taşınmaza fiili el atma mümkün olmadığını, dosya kapsamında alınan hava fotoğraflarında 1953 ve 1957 tarihlerinde taşınmazda inşaat izine rastlamadığının belirlendiği, müvekkiline ait taşınmazla ilgili tapu tarihinin 05.03.1974 tarihli olduğu sabit olduğuna göre, davalı idareye ait ... tesisleriyle ilgili taşınmazda yapılan boru hattının 05.03.1974 tarihinden sonra yapıldığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazda ilk tesis kadastrosunun 01.02.1956 tarihinde kesinleştiği ve dosya kapsamından taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce elatıldığı anlaşılmıştır. 3. 221 sayılı Kanun’un 1 inci ve 7 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun’un geçici 4 üncü maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar, 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun’un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihinin 04.05.2023 olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.