Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2022/1538 E. 2025/11010 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1538
Karar No
2025/11010
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/8 Esas, 2019/494 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekilleri asıl ve birleştirilen davalarda dava dilekçelerinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 195 ada ve 41 nolu parselde kain taşınmazın Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/283 Esas, 1964/909 Karar sayılı kararı ile dava hasımsız olarak açılarak davalı belediyeye tahsis edildiğini, müvekkillerinin murisine ve müvekkilerine şimdiye kadar tahsis bedelinin ödenmediğini, dava konusu taşınmazın İstanbul'un en değerli taşınmazlarından biri olduğunu belirterek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2012/774 Esas, 2015/682 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2012/774 Esas, 2015/682 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar ve asli müdahiller vekilleri ile davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyada bulanan kanıt ve belgelerden dava konusu taşınmazın tamamının gaz depoları içinde kaldığı, davalı idare tarafından da taşınmaza 1921 yılında fiilen el atıldığının ileri sürüldüğü anlaşılmış olup bu durumda; ilgili resmî kuruluşlardan dava konusu taşınmaza ilişkin 09.10.1956 tarihinden önceki tarihleri kapsayan hava fotoğrafları getirtilip, refakate resen alınacak fen fotogrometri uzmanı bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılarak hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazın konumu da işaretlettirilmek suretiyle taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığı kesin olarak saptanıp 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının tespit edilmesi halinde 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 31.10.2019 tarihli ve 2019/8 Esas, 2019/494 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararında sonra hava fotoğrafları getirtilip, 1954 tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın üzerinde gaz depolarının bulunduğu tespit edilmiş olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazda ilk tesis kadastrosunun 1955 yılında yapıldığı ve yapılan araştırma sonrası alınan bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmaza 9.10.1956 yılından önce el atıldığının sabit olduğu anlaşılmıştır. 3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği de gözetildiğinde, Mahkemece asıl ve birleştirilen davaların, hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davaların kabulüne dair hüküm kurulması hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 14.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/1538, K. 2025/11010, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2022-1538-e-2025-11010-k-cfd3af3a8c7c