Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/7204 E. 2025/9707 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7204
Karar No
2025/9707
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1809 Esas, 2023/926 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin murisi ..., ..., ..., ...'e ait ..., ... Mahallesi 22 ada, 31 parsel sayılı taşınmazın 7294 m² kısmı ifraz edilerek 22 ada 124 parsel olarak 221 sayılı Kanun uyarınca tek taraflı mahkeme kararı ile 221 sayılı Kanun hükümlerine dayalı olarak, 01.04.1976 tarihli ve 1986 yevmiye sayılı işlemle hükmen ifraz sebebi ile davalı ... Genel Müdürlüğü adına tescil edildiğini ve dava konusu taşınmazın halen ... Genel Müdürlüğü adına kayıtlı olduğunu, ancak yapılan işlemin yolsuz tescil olduğunu, ifraz öncesi kök parsel olan 22 ada 31 parsel sayılı 76.290 m² alanlı taşınmazın 13.10.1960 tarihinde kesinleşen kadastro tespiti ile muris evveli miras bırakanlar adına tespit gördüğünü, kadastro tespitlerinde davalı kurum adına herhangi bir irtifak veya tesisin tespit edilmediğini, 6487 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 6 ncı maddesi gereğince, davalı idareye 16.01.2019 tarihinde uzlaşma başvurusunda bulunulduğunu, davalı idare tarafından bu durumun cevaplandırılmadığı belirtilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişilerce belirlenecek değer üzerinden talebin arttırılmak kaydıyla dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atma nedeniyle, taşınmazdaki hisselerinin belirlenecek tazminat değerinden şimdilik 20.000.000, TL'nin kamulaştırmasız el atma hükümleri doğrultusunda taraflarına ödenmesini, hüküm altına alacaklarının el atma tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1956 yılından önce el konulduğunu, taşınmazın 221 sayılı Kanun kapsamında kaldığını, 1958 yılında tapulama yoluyla mülkiyetin kazanılmış olması 221 sayılı Kanun dışına çıkılmadığını, 221 sayılı Kanun adeta ilgili idareler yerine geçerek dava konusu taşınmazın kamulaştırılmış sayıldığını, aynı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince idarece taşınmazın hükmen tapuya tescil edildiğini, taşınmazın bedelini talep etmek için 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde tanınan 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve taşınmazın bedelinin bu nedenle istenemeyeceğinden davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davaca tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza 1956 yılından önce el atıldığından 221 sayılı Kanun uyarınca davanın reddi gerektiğini, taşınmazın ... Genel Müdürlüğüne göre hayrat taşınmaz niteliğinde olduğundan özel mülkiyete dönüştürülemeyeceğini, bedelin fahiş olup emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Anayasa Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun iptal edildiğinden Mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi sonucu itibari ile doğru olduğu, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelin uygun olduğu anlaşılmakla davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak; birleştirilen dava yönünden yasal faiz başlangıç tarihinin birleştirilen dava tarihi olması gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmaza, davalı idare tarafından, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı ileri sürüldüğünden, dava konusu taşınmaza ne zaman el atıldığı, ilgili resmî kuruluşlardan dava konusu taşınmazın 1956 öncesi hava fotoğrafları temin edilerek, refakate resen alınacak hava fotogrometri uzmanı bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılarak, hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazın konumu da işaretlettirilmek suretiyle ve tarafların dava konusu taşınmazlara el atma ile ilgili tanık, teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları da dahil olmak üzere tüm delillerinin sorulup, taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığı kesin olarak saptanıp, dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının tespiti halinde; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarih 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarih 1989/14 Esas, 1989/49 sayılı kararı ve 12.12.1989 tarih 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/7204, K. 2025/9707, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-7204-e-2025-9707-k-0833ea9cf9fb