Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/8806 E. 2025/9514 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8806
- Karar No
- 2025/9514
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/248 Esas, 2022/907 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murislerine ait davaya konu ... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 3 parsel sayılı taşınmazın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/653 Esas, 1974/214 Karar sayılı kararı ile 2 parçaya ifraz edildiğini,78 ada 11 parselin ... Genel Müdürlüğü adına tapuya hükmen tescil edildiğini, usulsüz el atılan bölümün değerinin tespiti ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun (221 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca idare adına tescilli taşınmaz olduğunu ileri sürerek dava açılmasına ilişkin hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; davanın 221 sayılı Kanun uyarınca reddinin gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince mülkiyet durumunun ilk defa tapulama yoluyla mı, yoksa daha önce var olan mülkiyetin revize edilmesi yoluyla mı olduğunun araştırılmadığını, Yargıtay kararları gereği kadastro öncesi taşınmaza malik olan kişi kadastro tespitiyle de adına tescil olursa artık ilk defa tapulama söz konusu olmadığından bu tür taşınmazlarla ilgili açılan el atma davalarının reddine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, kadastro tespitine konu edilen taşınmazın esasında vakfa ait bir yer olup fiiilen davacılar murisi tarafından kullanılmış olsa dahi özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığını, idarenin mülkiyet hakkına itiraz süresinin geçtiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 221 sayılı Kanun'un 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş olup tapu kaydının iş bu yürürlük tarihinden önce oluştuğu, malikin Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca 13.01.1963 tarihine kadar gayrimenkulün bedelini dava hakkı bulunduğu halde bu hakkını kullanmadığı, hakdüşürücü süre nedeniyle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağına göre 25.05.1960 tarihinde tespit gördüğünü, ilk oluşumunun bu tarih olduğunu, 221 sayılı Kanun'un uygulanamayacağını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. ... ili, ..., ... Mahallesi 78 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti ile bir kısım davacıların murisi ile davacı ... adına 11.10.1960 tarihinde tescil edildiği, davalı tarafından 221 Sayılı Kanun uyarıca açılan dava sonunda bu parselden ifrazen oluşan ..., ... Mahallesi 82 ada 11 parselin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.1974 tarihli ve 1973/653 Esas, 1974/214 Karar sayılı ilamı ile davalı adına tesciline hükmedildiği ve bilahare 16.10.1974 tarihli ve ... yevmiye numarası ile tapuya tescil edildiği, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce ... Sahası ve isale hattı olarak el atıldığı anlaşılmaktadır.
3. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.