Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/6267 E. 2025/9862 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6267
- Karar No
- 2025/9862
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/206 Esas, 2022/535 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi,... Mahallesi 140 ada 152 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından usulüne uygun kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen yol olarak el atıldığından taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.06.2016 tarihli ve 2014/409 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararı ile davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalılar ..., Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECE A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza 28.07.1953 tarihinde el atıldığı ileri sürüldüğünden, dava konusu taşınmaza ait 09.10.1956 tarihinden öncesini ve bu tarihten sonrasını gösterir şekilde hava fotoğrafları getirtilip, hava fotogrametri konusunda uzman bir mühendis ile birlikte keşif yapılarak, hava fotoğrafları ile dava konusu taşınmazların ölçekli krokilerinin çakıştırılması sağlanıp, bu konuda denetime elverişli şekilde krokiye bağlanmış bilirkişi raporu alınarak ve taşınmazın tapu kaydında yer alan geçit hakkı şerhinin konulduğu tarihten yararlanmak suretiyle de tespit edilip 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının belirlenmesi halinde 221 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip açılan davanın reddine, 09.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının tespiti halinde ise dava tarihi itibarı ile sorumluluğun hangi idareye ait olduğunun tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve harca ilişkin hüküm kurulmaması hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 221 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesi kararı ile iptaline karar verilmiş olup davanın bu Kanun uyarınca reddinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1952 tarihli kadastro tespit tutanağında vasfı arsa olup dava konusu taşınmaz üzerinde bir kısım başka taşınmazlar lehine geçit hakkı tesis edilmesinin, dava konusu taşınmazın diğer parsellere yol açılmak amacıyla oluşturulduğu şeklinde değerlendirilemeyeceğini, el atma tarihinin hatalı tespit edildiğini, el atmanın 1990 yıllarında gerçekleştiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyanı incelenmesinden; dava konusu taşınmazın geldisi olan 140 ada 60 parsel sayılı taşınmazın 03.04.1952 tarihli kadastro tutanağı ile davacılar murisi ... adına tespit edildiği, kadastro parselinde birleştirme nedeniyle 28.07.1953'te 140 ada 152 parsel olarak davacılar murisi adına tescil edildiği, bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 1954 yılı öncesi olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
3. 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.