Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2026/461 E. 2026/8982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/461
- Karar No
- 2026/8982
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2507 Esas, 2025/2123 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma, rüşvet verme, edimin ifasına fesat karıştırma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararların temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre kamu görevlisi olmayan sanıklar ... ve ...'ya isnat edilen rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmeyen Sağlık Bakanlığının bu suç açısından kamu davasına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir.
Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında atılı suçlardan verilen 09.05.2023 tarihli hükümlerin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince 30.11.2023 tarihinde bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesinden sonra anılan karara direnme yetkisi olmayıp, kanunen uyma zorunluluğu bulunan mahkemece bozma kararı doğrultusunda hükümler kurulduğu, somut olayda hükmün gerekçe içermemesi ve hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hallerinden birinin bulunmamasına ve Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-(e-f) maddelerinde düzenlenen durumların söz konusu olmamasına rağmen kararların hukuka aykırı olarak bozulup İlk Derece Mahkemesine gönderildiği, bu kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gereken karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen hükümlerin ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde tarafların temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağı, bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kurulan yeni hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyizen incelenmesinin Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olduğu gözetilerek, sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu diğer yandan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiğine ilişkin düzenleme gözetildiğinde, katılan ... vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddine konu husus dışında temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Tayin olunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanıklardan ... ve ...'ın edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 236/1-2b, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, ...'ın rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252/1, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna, ...'in ise rüşvet verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252/1, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna, ... ... ..., ... ve ...'ın edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 236/2-e, 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, ...'nın rüşvet verme, ...'ın rüşvet vermeye azmettirme, her iki sanığın edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından beraatlerine dair Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2021/164 Esas, 2023/90 sayılı hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/1466 Esas, 2023/2196 sayılı Kararı ile her bir alım yönünden kamu zararı oluşup oluşmadığının belirlenmesi suretiyle bilirkişi raporu aldırılarak neticesine göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile mahkumiyet ve beraat hükümleri kurulduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 13.02.2025 tarihli ve 2024/225 Esas, 2025/43 sayılı Karar ile sanıklardan ... ve ...'ın edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 236/1-2b, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, ...'ın rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252/1, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna, ...'in ise rüşvet verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 252/1, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna, diğer sanıkların ise atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur. B. İstinaf Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Gaziantap Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 26.06.2025 tarihli ve 2025/2507 Esas, 2025/2123 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Atılı rüşvet verme suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, edimin ifasına fesat karıştırma suçu yönünden ise kamu zararının ve hile unsurunun gerçekleştiğine dair dosyada delil bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Rüşvet verme suçu yönünden suçun sübutunda kabul edilen delillerin cezalandırma için yeterli olmadığına, telefon görüşmelerinin başka delillerle desteklenmesi gerektiğine, edimin ifasına fesat karıştırma suçunun kasten işlenebileceğine, fazla ödeme yapılmadığına, bilirkişinin hatalı hesaplama yaptığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Beraat eden sanıklara atılı suçların sübutu gerçekleştiğinden beraat kararlarının bozulması istemine ilişkindir. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Beraat hükümlerinin eksik kovuşturma ile verildiği, mezkur suçların maddi unsurlarının oluştuğu ve bu nedenle beraat hükümlerinin bozulması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 30.11.2023 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 13.02.2025 tarihli hükümler ve bu hükümlere yönelik istinaf incelemesine ilişkin 26.06.2025 tarihli kararlar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararların tümünün hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
III. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle, ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan hükümlere karşı istinaf başvurularının esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılanlar vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararlarının mahkumiyet hükümleri yönünden kazanılmış haklar saklı tutularak 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 30.11.2023 tarihli hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2026 tarihinde karar verildi.