Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/7183 E. 2026/9138 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7183
- Karar No
- 2026/9138
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1365 Esas, 2020/3271 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içerdiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2020 tarihli ve 2018/699 Esas, 2020/24 sayılı Kararı ile sanıkların zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2-3,5. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. B. İstinaf Sanıklar müdafiilerinin istinaf talepleri üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/1365 Esas, 2020/3271 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkilinin aynı nitelikteki eylemler nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kesin olarak cezalandırıldığına, zimmet olarak kabul edilen eylemler bu suçların içinde eridiğinden zimmetten ayrıca cezalandırılamayacağına, usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması lüzumuna, Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın eylemlerinin nitelikli zimmet olmayıp basit zimmet suçunu oluşturduğuna, eylemlerde suçun açığa çıkmasını önleyici hileli davranışlar bulunmadığının basit bir incelemeyle hemen ortaya çıkmasıyla sabit olduğuna, bilirkişi raporunda sanık lehine olan hususların değerlendirilmediğine, paranın aktarıldığına dair banka kayıtlarının ve borç miktarının dikkate alınmadığına, mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara, İlişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ... hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanırken eylem sayısı nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesine göre yapılacak artırım oranının hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı ve eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, hükümlerde sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2026 tarihinde karar verildi.