Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10390 E. 2026/12106 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10390
- Karar No
- 2026/12106
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2629 E., 2024/628 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığına, isnat edilen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, cezalandırmaya yeter, somut bir delilin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, sanık savunmasının dikkate alınmadığına, cezada indirim yapılmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olay kapsamında, sanık tarafından söylendiği kabul edilen ifadenin, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, şerzeniş ve ağır eleştiri niteliğinde sözler olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de; a. Covid-19 tedbirleri kapsamında ilan edilen sokağa çıkma yasağı mevcutken gerçekleştirilen eylemde aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması, b. 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin tatbiki sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç hapis cezanın "1 yıl 2 ay 17 gün" yerine "1 yıl 2 ay 9 gün" olarak belirlenmesi, Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Anamur 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.