Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/4552 E. 2026/12108 K. – Fuhuş

Konu: Fuhuş

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4552
Karar No
2026/12108
Karar Tarihi
Konu
Fuhuş

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/148 E., 2023/688 K. SUÇ : Fuhuş HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Sanıklar ... ve ... hakkında suç tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmayan çocuğa fuhuş yaptırmak amacıyla sevk etme, bir yerden başka bir yere götürme şeklinde gerçekleşen eylemlerinden dolayı ayrıca “insan ticareti” suçunun oluşabilme ihtimalinin varlığı karşısında, İlk Derece Mahkemesince dava zamanaşımı içerisinde insan ticareti suçundan suç duyurusunda bulunabileceği, Tespit edilerek, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında fuhuş kurulan mahkûmiyet hükümleri Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince kaldırılarak, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında beraat, sanıklar ... ve ... hakkında da cezanın artırılması suretiyle mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlemediğine, cezalandırmaya yeter bir delilin bulunmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri özetle; hatalı değerlendirme ve yetersiz gerekçeyle usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, eksik inceleme yapıldığına, sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, aleyhe bozma yasağına aykırı davranıldığına, lehe hükümlerin uygulanması istemine ve resen belirlenecek nedenlere yöneliktir. 3. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen beraat kararlarının hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirim uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmaları ve bakanlık lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dairdir. III. GEREKÇE A. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdiri ile dava dosyası içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Sanıkların savunmaları, mağdur beyanları, 20.10.2017 tarihli Çocuk İzleme Merkezi Ön Görüşme Raporu, 21.10.2017 tarihli olay ve yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunduğundan, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış, hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Anayasa’nın 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı dikkate alındığında Bakanlık lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi" dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Verilen Beraat Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereği, "vekâlet ücretine ilişkin kısmın karardan çıkarılması" suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/4552, K. 2026/12108, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-4552-e-2026-12108-k-1a394d76f7b4