Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/5601 E. 2024/386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5601
Karar No
2024/386
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/438 Esas, 2021/1172 Karar ŞİKAYETÇİLER : Hazine, Ticaret Bakanlığı SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma (sanık ... hakkında 3 kez), ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (sanık ... hakkında 1 kez) HÜKÜMLER : Sanıklardan Şahamettin hakkında atılı suçtan beraat, ... ... hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan karar verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2021 tarihli, 2021/438 Esas ve 2021/1172 sayılı Kararın sanık ... müdafii ile şikayetçiler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: İddianame ile duruşma gün ve saati tebliğ edilmesine rağmen usulüne uygun katılma talebinde bulunmayan Hazinenin katılan sıfatını kazanmadığı ve bu itibarla hükümleri temyiz ... da olmadığı, öte yandan Ticaret Bakanlığı vekilinin kanun yolu başvurusunun açık bir şekilde Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/309 Esas ve 2015/128 Karar sayılı hükmüne ilişkin olduğu, inceleme konusu mahkumiyet hükümlerine yönelik olmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında bozma üzerine kurulan mahkumiyet hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık ... müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.12.2013 tarihli ve 2013/798 Soruşturma, 2013/686 Esas, 2013/319 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca (3 kez) cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/309 Esas, 2015/128 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 187 tam gün karşılığı 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 24.04.2012 ve Nisan 2012 tarihlerinde Otomobilciler Odasına yönelik gerçekleştirdiği eylemlerin zincirleme olduğundan bahisle ayrıca karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. 3.Sanığın ve Hazine vekilinin temyizleri üzerine kararların Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/5580 Esas, 2021/1784 sayılı Kararı ile usule ilişkin nedenle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/438 Esas, 2021/1172 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 187 tam gün karşılığı 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 150 tam gün karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve isnat olunan üç eylemin ikisi hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak karar verildiğinden sanık hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafii, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, suçun zamanaşımına uğradığı ve kamu zararının bulunmadığı gerekçeleriyle mahkumiyet hükümlerini temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde Gümüşhane Kamyoncular Otomobilciler ve Şoförler ve Esnaf Odası ile Gümüşhane Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşunun ayrı ayrı yönetim kurulu başkanı olan sanık ...'ın bu görevleri nedeniyle sadece birinden ücret alması gerekirken, birlikten aldığı aylık ücrete ek olarak Nisan 2012 dönemine ilişkin olarak Odadan da 1.878,38-TL aylık ücret aldığı, bu şekilde ...'ın Nisan 2012 dönemine ilişkin olarak iki ayrı yerden aylık ücret aldığı, bu kapsamda 5362 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesine aykırı olarak ...'a odadan ödenen aylık ücretten dolayı Odanın 1.878,38-TL zarara uğratıldığı, Gümüşhane Kamyoncular Otomobilciler ve Şoförler ve Esnaf Odasının 24.04.2012 tarihli yönetim kurulu toplantısında, Odaya iki çekici alımı için görevlendirilen ve bunu başarı ile yerine getirdiğinden bahisle başkan ...'a 5.000 TL ikramiye verilmesinin kararlaştırıldığı, yönetim kurulu başkanı ...'a ikramiye adı altında 5.000 TL'nin Odadan ödendiği, bu kapsamda 5362 sayılı Kanun'a göre yönetim kurulu başkanlarına sadece "aylık ücret ödenmesine" izin verildiği, bunun dışında huzur ..., ikramiye gibi bir ödemeye cevaz verilmediği ve ödenecek aylık ücretin genel kurul kararıyla tespit edilmesi gerekmekteyken yönetim kurulu kararıyla "ikramiye" adı altında ödenen ücret nedeniyle Odanın zarara uğratılmış olduğunun anlaşıldığı, birliğin 26.06.2012 tarihli yönetim kurulu toplantısında; Birlik ile İş kur İl Müdürlüğü arasında imzalan 21.05.2012 tarihli sözleşme uyarınca yapılacak eğitim hizmetleri için İşkur Proje Koordinatörü olarak ...'ın görev almasına ve kendisine aylık 2.000 TL ücret ödenmesine karar verildiği, bu karar doğrultusunda Gümüşhane Esnaf Sanatlarlar Odası Birliği başkanı olan ...'a 31.07.2012-30.11.2012 tarihleri arasında birlikten proje koordinatörü adı altında toplam 11.300 TL'nin ödendiği, 5362 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinde yönetim kurulu üyelerine sadece kanunda belirtilen sınırlar içinde olmak kaydıyla genel kurulca verilecek karar doğrultusunda ücret ödenebildiği, bu kapsamda 5362 sayılı Kanun'a aykırı olarak yönetim kurulu kararı ile ödenen 11.330 TL proje koordinatörü ücreti nedeniyle Odanın zarara uğratılmış olduğundan sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan üç kez cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından birer kez mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan ve suç tarihinde Esnaf Odası ve Meslek Kuruluşu başkanı olarak görev yapan sanık ...'ın yargılama konusu eylemlerinin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesi kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 4483 sayılı Kanun kapsamına girmeyen sanık hakkındaki soruşturma veya kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, temyize konu icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunda 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır. V. KARAR 1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle Hazine ve Ticaret Bakanlığı vekillerinin temyiz isteklerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/438 Esas, 2021/1172 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/5601, K. 2024/386, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-5601-e-2024-386-k-793644c3195b