Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/5017 E. 2026/6781 K. – Edimin İfasına
Konu: Edimin İfasına Fesat Karıştırma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5017
- Karar No
- 2026/6781
- Karar Tarihi
- Konu
- Edimin İfasına Fesat Karıştırma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/421 Esas, 2021/375 Karar SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanıklar ..., ... ve ... hakkında 30.05.2006 tarihli ihaleye ilişkin), beraat (sanıklardan ..., ... ve ... hakkında 27.03.2007, ... hakkında 30.05.2006 tarihli ihalelere ilişkin), kamu davalarının ölüm nedeniyle düşmesine (sanık ... hakkında 30.05.20 06... .03.2007 tarihli ihalelere ilişkin iki kez) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilinin temyiz isteminin beraat ve kamu davalarının ölüm nedeniyle düşmesine dair hükümlere yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; 1.Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında 30.05.2006 tarihli ihaleye ilişkin isnatlar ile ilgili olarak verilen mahkumiyet, ... hakkında aynı ihaleye ilişkin isnatlar ile ilgili olarak verilen beraat hükmü ile ... hakkında açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle düşmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilirken suç isimlerinin hüküm fıkrasında "edimin ifasına fesat karıştırma" yerine "sahtecilik" şeklinde belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, sanık ... hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 27. maddesi gereğince yasaklama kararı verilmemesi adı geçen sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, bozmaya uyularak yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle sanıklardan ... hakkında verilen beraat ve ... hakkında verilen, kamu davalarının ölüm nedeniyle düşmesi hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 27.03.2007 tarihli ihaleye ilişkin isnatlar ile ilgili olarak verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 5237 sayılı Kanun'un 236/2. maddesinde yer verilen "kabul" ibaresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 19.12.2002 tarihli ve 24968 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 11 ve devamı maddelerinde detayına yer verilen kesin kabul işlemi olarak anlaşılması gerektiği, dava konusu ihaleye ilişkin kesin kabul işleminin yapılmaması nedeniyle sanıklara yüklenen edimin ifasına fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, isnadın sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesi kapsamında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun belirtilen maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2007 yılı ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak, kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 3 22... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.