Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/2176 E. 2026/8965 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2176
Karar No
2026/8965
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/132 Esas, 2015/113 Karar SUÇLAR : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında, katılan ...'nün taraf olduğu taşınmaz satışı sözleşmesine aracı olduğu ve bu işlem için köy adına muhtelif gelirler adı altında adı geçen katılandan makbuz karşılığında 1.000,00 TL para aldığı iddiası ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası yönünden, hükmün gerekçe kısmında söz konusu eylemin suç teşkil etmediği belirtildiği halde bu hususta hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

1) Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

2) İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen 426,00 TL fazladan elektrik faturası ödeyerek muhtarlığı zarara uğrattığı şeklindeki eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 27.03.2015 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

3) Zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın, muhtarlık çalışanı ......'nün çalışması karşılığında kendisine gerçekte 1.100,00 TL ödeme yaptığı halde 2.640,00 TL'lik sahte gider makbuzu düzenlediği; anılan gider makbuzu üzerinde parayı teslim aldığına dair imzası bulunan ...... ile köy azası ...'nın tanık sıfatıyla alınan beyanlarından, sanığın sahteciliğe konu belgeyi, hesaplarda açığının ortaya çıkması üzerine yapılan suç ihbarı sonucu jandarmanın köye geldiği gün, üzerine önceki bir tarihi yazarak düzenlediğinin anlaşılması karşısında, zimmet suçunun işlenmesinden sonra oluşan açığı kapatmak amacıyla söz konusu belgenin düzenlenmiş olmasının suçu nitelikli hale getirmeyeceği, sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin zincirleme basit zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden zincirleme nitelikli zimmet suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini, Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan hak yoksunluğuna ilişkin sürenin hükmolunan cezanın yarısından az olamayacağının gözetilmemesi, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 15.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/2176, K. 2026/8965, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-2176-e-2026-8965-k-f91c4d784091