Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/3868 E. 2026/6040 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3868
Karar No
2026/6040
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/143 Esas, 2021/224 Karar SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma (tüm sanıklar hakkında), nitelikli dolandırıcılık (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında) HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma ve hükümleri temyiz hakkının olmadığı anlaşıldığından, vekilinin adı geçen suçtan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin ihaleye fesat karıştırma, katılan ... Bakanlığı vekilinin ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dava konusu ihale nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında sanıkların eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, 09.09.2009 olan suç tarihi ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, Ayrıca sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-d maddesinde belirtilen 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.02.2011 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/3868, K. 2026/6040, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-3868-e-2026-6040-k-eacd16ba1e2f