Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/6469 E. 2026/6226 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/6469
- Karar No
- 2026/6226
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/823 E., 2025/2007 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1355 E., 2023/667 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 17.12.2016 tarihinde babası ...'un sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğu esnada davalı ... yönetimindeki araç ile çarpışması sonucu davacının ağır yaralandığını, savcılık kusur raporuna göre araç sürücüsü ...'un asli kusurlu, araç sürücüsü davalı ...'ın tali kusurlu bulunduğunu, davacının kaza sonucu önce ... Devlet Hastanesi, daha sonra ... Eğitim Araştırma Hastanesine sevk olunduğunu, burada yapılan ameliyat sonucu yatalak ve %100 malûl kaldığını, vesayet altına alındığını, kaza tarihinde davacının 28 yaşında evli ve çocuksuz olup ... Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yaptığını, kaza sebebiyle tarif edilemez nitelikte acılar ve ameliyatlar geçirdiğinden davalı ...'dan 100.000,00 TL manevi tazminat talepleri olduğunu, ömür boyu bakıcı ihtiyacı bulunduğunu, konuşamadığını, tek başına yürüyemediğini ve bilincinin kapalı olduğunu, davalı ... Şirketine başvuru yaptıklarını, tazminat konusunda uzlaşmaya varılmadığını, davalı ... Şirketinin ise çok fazla evrak talep ettiğinden bahisle 10.000,00 TL kesin ve geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat, 5.000,00 TL kazadan kaynaklı eczane-medikal-yol-sağlık-protez ve bakım giderlerinden kaynaklı maddi tazminat olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminatın davalılardan (sigorta şirketlerinden poliçe limitleri dahilinde) davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren, diğer davalılardan ihbar tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri hariç sadece davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, dava konusu kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı olması gerektiğini, ameliyat sırasında kalp durması meydana geldiğini ve beyin fonksiyonlarının bu dönemde hasar gördüğünü, dolayısıyla beyin hasarı ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre maluliyet raporu düzenlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi masrafından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının emniyet kemerini takmadığından müterafik kusuru bulunduğunu, temerrüt oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, kazanın meydana gelmesine karşı taraf araç sürücüsünün anayola kontrolsüz ve dikkatsiz çıkmasının sebep olduğunu, müvekkilinin en ufak bir kusurunun bile olmadığını, davacının emniyet kemerini takmadığını, takmış olması halinde yaralanmanın bu seviyede olmayacağını, müvekkilinin kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, sürekli iş göremezlik için de Adli Tıp Kurumundan maluliyetine dair rapor alınması gerektiğini, bakıcı ve tedavi giderine yönelik maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 682.960,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 582.065,87 TL bakıcı giderinin davalılar ... ve ...'nden (davalı ... tazminatın 310.000,00 TL'sinden sorumlu) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine; 310.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 310.000,00 TL bakıcı giderinin davalı ...'nden alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili, davalı ... AŞ vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 3.414.809,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ..., ...'nden (Davalı ...Ş. poliçedeki sakatlık ve ölüm teminat miktarı olan 310.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) ve davalı ...'nden (Davalı ...Ş. poliçedeki sakatlık ve ölüm teminat miktarı olan 310.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 2.910.329,28 TL bakıcı giderinin davalılar ..., ...'nden (Davalı ...Ş. poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı olan 310.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) ve davalı ...'nden (Davalı ...Ş. poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı olan 310.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 11.12.2024 tarihli ve 2024/10544 Esas, 2024/12625 Karar sayılı ilamıyla; "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426/2 maddesine göre, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışırsa vesayet makamının ilgilisinin isteği üzerine veya resen temsil kayyımı ataması gerekmektedir. Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli 2014/1602 E, 2015/611 K sayılı ilamı ile davacı ...'un kısıtlanmasına ve dava konusu kazaya karışan araç sürücüsü olan babası ...'un velayeti altına alınmasına karar verilmiştir. Bu durumda somut dava yönünden davacı ve vasisi arasında menfaat çatışması bulunduğundan davacı ...’a bu dava yönünden kayyım tayini ile davanın kayyım tarafından devam ettirilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bakıcı gideri tazminatı için poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı, kalıcı iş göremezlik tazminatı için sakatlık ve ölüm teminat miktarının ayrı ayrı belirtilmemiş olmasının doğru olmadığı, davacının %100 maluliyeti nedeni ile sürekli bakıcı ihtiyacı olduğu ATK 2. İhtisas Kurulunun 29.04.2019-9000 tarih ve sayılı raporu ile belirlendiğinden yerleşik Yargıtay kararında da belirtildiği üzere sürekli bakıcı giderine hükmedilebilmesi için fiilen bakıcı tutulduğunun da ispat edilmesi gerekmediği gibi aile bireylerinin bakıcı olarak görev alma yükümlülüğünün bulunmadığı hükme esas alınan maluliyet raporu ve illiyet bağının mevcudiyetine ilişkin raporda davacının sürekli olarak bir başkasının bakım ve gözetimine muhtaç olduğu kanaati açıklanmış olması nedeniyle sürekli bakıcı giderinin trafik poliçesinin tedavi gideri kapsamında değerlendirilerek teminat limiti ile sınırlı olarak hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, dava dilekçesinde maddi tazminat yönünden "...a) 10.000,00 TL kesin ve geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat, b)5.000,00 TL kazadan kaynaklı eczane-medikal-yol-sağlık-protez ve bakım giderlerinden kaynaklı maddi tazminat, olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminatın maddi kısmının tüm davalılardan (sigorta şirketlerinden poliçe limitleri dahilinde) 1 nolu davalıdan kaza tarihinden itibaren, diğer davalılardan ihbar tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen tahsiline..." denildiği ancak açıkça faiz talep edilmediğinden ıslah dilekçesinde de faiz talep edilmediği görüldüğünden faiz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde maddi tazminat müştereken ve müteselsilen talep edilmiş olduğu halde mahkemece kusur oranlarına göre hüküm kurulmasının doğru olmadığı, olay tarihi, kazanın oluş şekli, davacının maluliyet oranı, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının düşük olduğu gerekçesiyle; davacı vekili, davalı ...Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 3.414.809,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ..., ...'nden (Davalı ...Ş. poliçedeki sakatlık ve ölüm teminat miktarı olan 310.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) ve davalı ...'nden (Davalı ...Ş. poliçedeki sakatlık ve ölüm teminat miktarı olan 310.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 2.910.329,28 TL bakıcı giderinin davalılar ..., ...'nden (Davalı ...Ş. poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı olan 310.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) ve davalı ...'nden (Davalı ...Ş. poliçedeki tedavi giderleri teminat miktarı olan 310.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine; 40.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 17.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; menfaat çatışmasının giderilmediğini, aynı avukata vekalet verildiğini, davada yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, davacının trafik kazası esnasında baş bölgesinden darbe almadığını, kaza esnasında ve kazaya bağlı olarak davacıda akıl zayıflığı meydana gelmediğini, hasarın ameliyat neticesinde oluştuğunu, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, doktor hatası nedeniyle oluştuğunu, davalının kazanın oluşmasını engellemek için elinden gelen bütün dikkat ve özeni gösterdiğini, karşı araç sürücüsünün yola ani çıkışından dolayı aracı kırmış fakat karşı taraf da aynı yönde gitmeye devam edince kazanın kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin seyir halinde hızı 80-100 km arasındayken kavşağa yaklaşırken hızını düşürüp direksiyonu kırdığını, bütün trafik kurallarına uygun hareket ettiğini ve bu anlamda kusuru bulunmadığını, davacının babası olan diğer sürücünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların işleteni ve sigortacısı olduğu araçların karıştığı trafik kazasında yaralanan davacının sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı gideri tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacıda oluşan maluliyetin kaza ile illiyet bağını kuran raporların dosyaya kazandırılmış olmasına, kusur raporunun dosya kapsamına uygun olmasına, hesap raporunun açık, denetlenebilir ve mevzuata uygun olmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.