Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/12914 E. 2026/1050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12914
- Karar No
- 2026/1050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/64 Esas –2022/163 Karar
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacı müvekkilinin 21.11.2013 tarihinde dini nikah ile ve düğün yaparak evlendiklerini, evlilik ile birlikte davalının ...'deki ailesinin yanında oturmaya başladıklarını, ancak 01.01.2014 tarihinde ortada hiçbir haklı neden yokken davacının babasını çağırarak "kızını al git" diyerek ve hakaret içerikli sözler söyleyerek müvekkilini ve babasını evden kovduklarını, davacı tarafından gerek nişanlılık döneminde ve gerek evlilik hazırlığı döneminde çeyiz eşyaları satın alındığını ve bu eşyaların ayrılık sonrasında davalının evinde kaldığını, ayrıca düğün sırasında davacıya 7 adet her biri 22 ayar Adana burması bilezik, 1 adet 850,00 TL değerinde küpe, her biri 500,00 TL değerinde 3 adet yüzük ve 500,00 TL değerinde bir adet altın kaplama kol saati takıldığını, bu ziynet eşyaları ve takıların da davalı tarafta kaldığını, davacının kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.10.2019 tarihli, 2018/16 Esas ve 2019/323 Karar sayılı ilamı ile davacının evlilik amacıyla ve evlilik birliği içinde yaşayacakları ümidiyle masraf yaparak çeyiz eşyası satın aldığı, davacıya düğünde hediye olarak verilen takıların davalı tarafta kalmış olması nedeniyle bunların bedelini davalı taraftan isteyebileceği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin yerinde olduğu ve hiçbir haklı neden yokken davalı tarafın gayri resmi evliliği bozarak davacıyı evden göndermiş olmasının TMK'nın 24. maddesi uyarınca davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 34.525,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 28.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 04.11.2021 tarihli, 2020/482 Esas ve 2021/8231 Karar sayılı ilamı ile; ''..Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davaya konu olayda; taraflar resmi nikah olmadan geleneksel törenle evlenmişlerdir. Davacının bu eylemde rızası vardır. Davacı ile davalı arasındaki gayri resmi birliktelik, Türk Medeni Kanunu anlamında gerçekleşen ve hukuk alanında geçerlilik taşıyan bir evlilik olmayıp; taraflar arasında bir evlilik ilişkisi de doğurmamaktadır. Bu nedenle, aralarındaki ilişkinin aile hukuku kurallarına göre değil; Borçlar Hukuku'na ve özellikle de haksız eylem hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Davacı kadın, davalıyla rızası ile evlenmiş olup reşit olması itibariyle eyleminin sonuçlarını da kavrayabilecek yeterliliktedir. Bu durumda, manevi tazminat isteminin reddedilmesi gerekirken mahkemece kısmen kabulune karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuş; davalının diğer temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 34.525,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 28.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; evlilik birliğini sona erdirenin davacı taraf olduğunu, kusurlu ve kötüniyetli davranışları nedeniyle evlilik birliliğinin yürütülemediğini, davacıya takılan altınların hediye mahiyetinde olup davacının rıza kabul ve isteğiyle onuda ihtiyaçları için bozdurulduğunu, o dönemde ortada resmi bir evlilik olmaması nedeniyle Türk Medeni Kanunu'nun şahsına yüklediği bir ev bakma ve aile reisi olma yükümlülüğünün bulunmadığını, bu nedenle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.