Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6481 E. 2026/273 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6481
Karar No
2026/273
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/74 Esas, 2025/34 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 40... (yeni 40... parsel) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı tarafça verilmiş cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanmamıştır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.07.2021 tarihli ve 2019/327 Esas, 2021/317 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda dava konusu taşınmaza göre küçük yüzölçümlü emsal satışlar emsal alındığı gibi dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede olmasa bile dava konusu taşınmaza yakın olan bölgede bulununan taşınmazlara yapılan imar uygulaması ile kesilen düzenleme ortaklık payı oranı ilgili Belediye Başkanlığından araştırma yapılmadan bu oranın % 40 olarak kabulu ile değer biçildiğinden raporlar inandırıcı bulunmadığından, bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'un 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından bahisle uygulanan faizin başlangış tarihi hatalı gösterildiği gibi bozma ilamı sonrası tespit edilen bedelden acele el koyma kararı ile tespit edilen bedelin mahsubu sonrası kalan bedele ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiği halde, son karar tarihine kadar faiz işletilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; piyasa değerinin üstünde değer biçildiğini, raporun gerçekçi ve denetime elverişli olup olmadığının mahkemece denetlenmesi gerektiğini ilerdi sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporda bozma gerekçelerine uyulmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, raporlar arasında fahiş çelişki oluştuğunu, değer kaybının hatalı belirlendiğini, emsallerinin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmaz 40... parsel sayılı taşınmaz olduğu halde, hüküm fıkrasında 17 parsel ve ifraz öncesi parsel numarası olan 3 parsel olarak gösterilmesi hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, 2.Kamu düzeni gereğince yapılan incelemede; Mahkemenin gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yeralan , sırasıyla “17” ve “3” sayılarının çıkartılmasına, yerlerine ayrı ayrı olmak üzere “14” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6481, K. 2026/273, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6481-e-2026-273-k-7305b0952bb6