Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5991 E. 2026/292 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5991
- Karar No
- 2026/292
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/10 E., 2024/10 K. KARAR : Ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ............. ve yetki belgesine istinaden davalı ... vekili Avukat ........, yetki belgesine istinaden davalı ... vekili Avukat ............. gelmiş, diğer davalılar duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ..........köyü 1 22... ve 10 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.10.2014 tarihli ve 2013/1005 Esas, 2014/686 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 13.10.2014 tarihli ve 2013/1005 Esas, 2014/686 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazların sulu tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 4 uygulanması gerekirken, bu oranın % 5 kabulü ile az bedel tespiti hatalı olduğu gibi, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ilk karar ile tescile ilişkin hükmün kesinleştiğini, son kararda dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptali ile yeniden davalı adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın infazının fiilen imkansız olduğunu, iptal kararlarının acele kamulaştırma işlemine ilişkin olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddi kararın bozma kararına aykırı olduğunu, fark bedelin yatırılması konusundaki kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, hiçbir kabahatinin olmamasına rağmen aldığı kamulaştırma bedelinin iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesi talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 nci maddesiyle değiştirilen 10 ncu maddesinin on dördüncü fıkrasının “14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idarî yargıda iptal davası açılması ve idarî yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idarî yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır” ibaresi ile aynı Kanun’un 7 nci maddesiyle değiştirilen 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen “Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez” ibaresinin 27.03.2025 tarihli ve 32854 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/101 Esas, 2024/232 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.
3.Eldeki dava 27.03.2025 tarihinden önce açılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında; eldeki dosya davalısı ... tarafından ............ HES barajı kamulaştırma alanında kalan dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına dayanak Bakanlar Kurulunun 30.07.2012 tarihli ve 2012/3506 sayılı kararı ve bu karara dayanak yapılarak alınan EPDK’nın 15.08.2012 tarihli ve 3977-11 sayılı kararı ile 02.08.2012 tarihli ve 3959-5 sayılı kamulaştırma kararlarının iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08.10.2015 tarihli ve 2015/3582 Esas, 2015/3416 Karar sayılı kararı ile dava konusu işlemlerin kesin olarak iptaline karar verildiğinden, kamulaştırma işleminin hukuki dayanaktan yoksun kaldığı gerekçesi ile eldeki davada uygulanmasına devam olunan 2942 sayılı Kanun'un 14/son maddesi uyarınca açılan davanın sonuçlarının açmayanları etkilemeyeceği de gözetilerek davanın dava açan ... yönünden reddine karar verilmesi yerindedir.
4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve davalı ... vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5.Pembelik HES barajı kamulaştırma alanında kalan dava konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına dayanak Bakanlar Kurulunun 30.07.2012 tarihli ve 2012/3506 sayılı kararı ve 18.06.2012 tarihli ve 2012/3321 sayılı kararı bu karara dayanak yapılarak alınan EPDK’nın 15.08.2012 tarihli ve 3977-11 sayılı kararı ile 02.08.2012 tarihli ve 3959-5 sayılı kamulaştırma kararlarının iptali istemi ile davalı ... dışındaki davalılar tarafından açılmış herhangi bir dava bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır.
6. Taraflardan ve Danıştay ilgili Dairesinden ve Danıştay ilgili Dava Daireleri Kurulundan davalıların iptal davası açıp açmadığı sorularak alınacak yazı cevaplarına göre dava açanlar yönünden davanın reddine, dava açmayanlar yönünden ise işin esasına girilerek Mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmeyenler yönünden davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Taraflar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya, 40.000,00 TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
Davalı ...'ten peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.