Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/10861 E. 2026/179 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10861
- Karar No
- 2026/179
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1026 D.İş - 2024/1026 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-49275 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/281076
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan emniyet aracı olan resmi kamyonet ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması sonucunda 23.01.2019 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının yaralandığını, sigortalının kusurlu olduğunu, tazminatın ödenmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, olumlu cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 30,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 50,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 15.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 370.628,10 TL sürekli iş göremezlik, 1.269,20 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.052,70 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 378.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından reddinin gerektiğini, davacının eksik evrak ile başvurduğunu, usule uygun olmayan davanın reddinin gerektiğini, davacının sigortalıdan şikayetçi olmadığını, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığından hükme esas alınamayacağını, davacının sunduğu sağlık raporu ve davalı tarafından temin edilen medikal rapor arasında çelişkilerin bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, kaza tarihinde limitin 360.000,00 TL olduğunu, davacının tüm talepleri için tek teminat limitinin uygulanması gerektiğini, hesaplama yapılırken %1,65 teknik faize ve AGİ'siz net asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini, faizin başvuru tarihinden ve yasal olması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kısmen kabulü ile, 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 6.062,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.279,20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 367.341,90 TL'nin 09.11.2023 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalıya eksik evrakla başvuru yapıldığını, belirsiz alacak davası açılamayacağını, bilirkişi raporuna karşı iki haftalık yasal sürenin verilmemesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na aykırı olduğu, davacının sigortalıdan şikayetçi olmadığını, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dosyada bulunan maluliyete ilişkin bilirkişi kök raporu, ek raporu, davacının sunduğu sağlık raporu ve davalı tarafından temin edilen medikal rapor arasında çelişkilerin bulunduğunu, çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, yargılama esnasında alınan 30.04.2024 tarihli bilirkişi ek raporu usulüne uygun maluliyet tespiti içermediğinden bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi ek raporunu düzenleyen hekimlerin uzmanlıklarının belirtilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödeme olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini, teminat limitinin aşıldığını, hesaplama yapılırken %1,65 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, faizin yetersiz belgeyle başvuru yapıldığından başvurudan itibaren başlatılması gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin çarpışması sonucu gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; a. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, kaza tespit tutanağı düzenlendiği, buna göre davaya konu trafik kazasında davacının kural ihlalinin olmadığının, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kabul edildiği ve kusur raporu alınmaksızın hüküm kurulduğu, olayın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde, kusur oranlarına ilişkin yapılan araştırma yeterli görülmemiş olup eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasında alınarak, tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli kusur raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
b.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Dosyadaki belge ve bilgilerden, davacının kaza tespit tutanağında kask takıp takmadığının tespit edilemediği, davacının sürücüsü olduğu araç ile sigortalı aracın karıştığı kazada, davacının kaza sebebiyle epidural hematom ve frontal kemik fraktürü tanısı aldığı 25.10.2023 tarihli ... Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın "Adli Kurul Raporu" başlıklı maluliyet raporu ile sabittir. Davacının başından yaralandığı ve yaralanmanın niteliği göz önüne alındığında kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde İtiraz Hakem Heyetince, davacının kask takmadan motosiklet kullandığı dikkate alınarak yerleşik içtihatlarımıza göre yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir. VI.KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.01.2026 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından Uyuşmazlık Hakem Heyetince 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı 6.062,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.279,20 TL bakıcı giderlerine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ... poliçe hükümlerine göre bedensel zararlardan kişi başına 360.000,00 TL, yine tedavi giderlerinden de kişi başına 360.000,00 TL, poliçe limiti ile sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup, kazada yaralanan kişi maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik zararlarını bedensel zararlar klozundan sürekli bakıcı gideri geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerini ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince geçici iş göremezlik tazminatının da bedensel zararlar klozundan karşılanması gerektiği gözetilerek hüküm kurulması gerekirken poliçe limiti aşılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı ve kararın bu nedenle de bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan Sayın çoğunluğun (1) numaralı bentteki temyiz itirazlarının reddi kararına katılmıyorum.