Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9726 E. 2023/13297 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9726
- Karar No
- 2023/13297
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/444 Değişik İş - 2023/460 Karar DAVA TARİHİ : 21.10.2022 HÜKÜM/KARAR : Kabul/Taraf vekillerinin itirazlarının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz türü ve vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince taraf vekillerinin itirazının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz türü ve vekalet ücretine ilişkin bentlerinin düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası(ZMSS) ile teminat altına alınan araç ile davacının eşinin sevk ve idaresindeki aracın 04.08.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacının eşinin vefat ettiğini, müvekkilinin destekten yoksun kalma zararının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.220786 başvuru numaralı dosyası ile başvuru yapıldığını ve müvekkilinin destekten yoksun kalma zararının 250.257,40 TL olduğunun tespit edildiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyetince talep arttırım hakkı tanınmaksızın taleple bağlı kalınarak 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verildiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen miktar ile hükmedilen arasındaki farktan davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 245.257,40 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından eksik belge ile başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki 2021.E.220786 başvuru numaralı dosyada alınan bilirkişi heyet raporunda sigortalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunun ve davacının hak ettiği destekten yoksun kalma tazminatının 250.257,40 TL olduğunun tespit edildiği, ilk başvuruda davacının talebi ile bağlı kalınarak 5.000 TL'ye hükmedildiği, aradaki farktan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle 245.257,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı aracın ticari araç olması nedeniyle avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ... şirketine 13.08.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı belilendiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, eksik belge ile başvuru yapıldığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, müterafik kusur durumunun araştırılmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından yeterli belge ile başvuru yapıldığı, destek paylarının belirlenmesinde hata olmadığı, Yargıtay uygulamalarına göre progresif rant yönteminin esas alınmasında isabetsizlik olmadığı, ilk başvuruda alınan kusur raporunun denetime elverişli olduğu, müterafik kusurun somut olarak ispat edilemediği, davalının bu yönlere ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, davacı yararına Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrasına göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine hükmedildiği, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu, davacı vekilinin itirazları yönünden davacı tarafından 12.09.2022 tarihinde davalıya başvurulması nedeniyle temerrüt tarihinin doğru belirlendiği, ancak sigortalı araç ticari araç olduğundan avans faize hükmedilmesi gerektiği, davacının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin itirazlarının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti ve faiz türüne ilişkin bentlerinin düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı ile müvekkili arasında 10.04.2023 tarihinde ibraname düzenlendiğini, 19.04.2023 tarihinde de ödemenin gerçekleştirildiğini, ibraname dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının eşinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının eşinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dosyanın incelenmesinde; taraflar arasında 10.04.2023 tarihli ve "İbraname" başlıklı belgenin düzenlendiği, belge içeriğine göre tarafların 245.257,40 TL asıl alacağın ödenmesi hususunda anlaştıkları, davacı vekilinin işlemiş faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerini saklı tuttuğu, davalı tarafından da ibranamede belirlenen tazminat miktarının 19.04.2023 tarihinde ödendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince 20.04.2023 tarihli karar ile başvurunun kabulüne karar verildiği, tarafların itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince 08.07.2023 tarihli karar ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının, davacı vekilinin de faiz türüne ilişkin itirazının kabulüne karar verilerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının ilgili bentlerinin düzeltildiği, davacı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti kararından sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna gönderdiği 17.07.2023 tarihli dilekçe ile davalı tarafından 19.04.2023 tarihinde asıl alacağın ödendiğinin bildirildiği ve asıl alacak yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin, ferileri yönünden taleplerinin devam ettiğinin belirtilerek ek karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda taraflar arasındaki ibranamenin yargılama sırasında düzenlendiği gözetilerek İtiraz Hakem Heyetince; 10.04.2023 tarihli ibraname değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi