Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6408 E. 2023/13938 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6408
- Karar No
- 2023/13938
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/388 Değişik İş - 2021/411 Karar DAVA TARİHİ : 05.11.2020 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü/ Davanın kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının faiz türü yönünden düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalanan araç ile davacıların desteği 'nın sevk ve idaresindeki aracın karıştığı zincirleme trafik kazası sonucu destek 'nın vefat ettiğini ve davacı eş, anne, baba ve çocukların muris 'nın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden 79.256,73 TL'ye, yönünden 12.618,23 TL'ye, yönünden 5.553,43 TL'ye, yönünden 17.865,82 TL'ye ve yönünden 6.356,56 TL'ye olmak üzere toplam talebini 121.650,77 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete başvuru sırasında veraset ilamının sunulmadığını, eksik olan evrakın tamamlanması istenildiği halde eksiklik giderilmeden tahkim yoluna başvurulduğunu, bu nedenle usulüne uygun bir başvurudan bahsedilemeyeceğini, başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne dava konusu kaza nedeniyle kusur atfedilemeyeceğini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen Kaza Tespit Tutanağında davacıların desteği sürücü, sigortalı araç sürücüsü ve dava dışı araç sürücüsünün kural ihlali bulunduğunun tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunda davacıların desteği sürücü 'nın % 25, sigortalı araç sürücüsünün % 25 ve dava dışı kazaya karışan diğer araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı vekilinin itirazı üzerine alınan ek kusur raporunda, uyuşmazlığa konu kazaya ilişkin görevlilerce düzenlenen kaza tespit tutanağı dikkate alınarak kusur oranlarının değerlendirildiği, belirtilen hususlar ışığında kaza tespit tutanağındaki verilerle birlikte hava koşulları dikkate alındığında; kazanın üçlü araç şeklinde meydana geldiği ve desteğin ölümüne her iki sürücünün de etkisi olduğunun mütalaa edildiği, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davalı sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusuru esas alınarak tazminat tutarının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile desteğin eşi davacı ... için 79.256,73 TL, kızı için 12.618,23 TL, oğlu için 5.553,43 TL, annesi için 17.865,82 TL, babası için 6.356,56 TL olmak üzere toplam 121.650,77 TL destekten yoksun kalma tazminatının 14.09.2020 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz etmiştir. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalı şirkete başvuru sırasında veraset ilamının sunulmadığını ve eksik olan evrakın tamamlanması istenildiği halde eksiklik giderilmeden tahkim yoluna başvurulduğunu, bu nedenle usulüne uygun bir başvurudan bahsedilemeyeceğini, başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunda varsayıma dayalı olarak kusur tespiti yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru olmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, her ne kadar davalı şirket nezdinde sigortalı olan aracın ticari araç olduğu iddia edilmişse de, sigortalı aracın ticari araç olmadığını, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığını, davalı şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, soruşturma dosyası dosya arasına alınarak taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın gerekli bilgi ve belgelerle davalı şirkete başvurduğu, her ne kadar davacılar tarafından veraset ilamı sunulmamış olsa da, sunulan aile nüfus kayıt tablosu ve kimlik fotokopilerinin ön başvuru için yeterli olduğu, davacının davalıya usulüne uygun olarak yaptığı müracaat tarihinden 15 gün geçmesinin ardından eldeki davayı açtığı, böylelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 inci maddesinde yer alan dava şartının sağlanmış olduğu, kusura ilişkin Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere ortada iki ayrı kaza bulunmayıp çok taraflı tek bir trafik kazasının mevcut olduğu, bu nedenle desteğin hangi kazada hayatını kaybettiği hususunun net olmadığına yönelik davalı vekili itirazının yerinde olmadığı, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihinde evli ve iki çocuklu olması dikkate alınarak aktif dönemi net asgari ücretin AGİ dahil tutarı, pasif dönemi ise net asgari ücretten AGİ tenzil edilmiş tutarı üzerinden hesaplandığı, söz konusu raporun gerekçeli, detaylı ve Yargıtay'ın prensip kararlarına uygun ve varılan sonuçlar itibariyle denetlenebilir olduğu, davalı ... tarafından düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sorumluluğu temin edilen aracın gerek kaza tespit tutanağından gerekse sigorta poliçesinden hususi otomobil olduğu ve ticari araç vasfını taşımadığının anlaşıldığı, bu nedenle davalı vekilinin faiz türüne yönelik itirazının yerinde olduğu ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin faiz türüne ilişkin itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında yer alan ''avans faizi'' ibaresi çıkartılarak yerine ''yasal faiz'' ibaresi eklenmek suretiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilmesine karar verilmiş; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91,97 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Davalı vekilinin davacılardan , , ve ’ya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar davacı yönünden 12.618,23 TL, yönünden 5.553,43 TL, yönünden 17.865,82 TL ve yönünden 6.356,56 TL olup her bir davacı yönünden kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. O halde İtiraz Hakem Heyeti kararının adı geçen davacılar yönünden temyiz kabiliyeti olmayıp temyiz dilekçesinin davacılar , , ve yönünden HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin davacılardan ... yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Davalı vekilinin ...'ya yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretinin altında kalacak şekilde vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacılardan , , ve ’ya yönelik temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşamazlık Hakem Heyeti kararının (3) nolu bendinde yer alan “15.506,82 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 21.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.