Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10627 E. 2023/13304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10627
Karar No
2023/13304
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/531 E., 2021/557 K. DAVA TARİHİ : 06.01.2021 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın kabulü ile başvurunun usulden reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi gereğince 5.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 12.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 56.035,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 4.718,86 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 60.754,11 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun mevzuata aykırı olması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile sigortalı araç sürücüsünün ceza soruşturması sırasında uzlaştığını, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin on dokuzuncu fıkrası gereğince davacının tazminat talebinde bulunamayacağını, müvekkili tarafından yapılan medikal inceleme sonucunda davacının maluliyeti olmadığının tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru olmadığını, geçici bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, davacı kaza sırasında kask takmadığından müterafik kusurlu olduğunu, avans faizi talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak davacının zararını belirleyen bilirkişi raporuna itibar edilerek başvurunun kabulüne, 60.754,11 TL'nin 08.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı ile sigortalı araç sürücüsünün ceza soruşturması sırasında uzlaştığını, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin on dokuzuncu fıkrası gereğince davacının tazminat talebinde bulunamayacağından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak talep edilenden daha yüksek orandaki maluliyet oranının esas alınarak hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda bakiye ömür süresinin esas alınmadığını, aktif dönem hesabında mükerrer hesaplama yapıldığını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatı dışında olduğunu, somut olayda davacının müterafik kusurunun sabit olmasına rağmen tazminattan indirim yapılmadığını, uyuşmazlık aynı zamanda iş kazası olduğundan davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı tarafından davacı ile sigortalı araç sürücüsünün ceza soruşturması sırasında uzlaşmaları nedeniyle sorumlulukları kalmadığının iddia edildiği, ancak dosyada uzlaşma tutanağının eksik olduğu, uzlaşma tutanağının sunulması için davacıya 7 günlük süre verilmesine rağmen tutanağın sunulmadığı, bu nedenle dosya kapsamının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, tahkim yargılamasında adli birimlerden müzekkere ile delil toplanmasının mümkün olmadığı, eksik belge ile başvuru yapılması nedeniyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uzlaşmanın ceza yargılamasında sorumluluğu ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu, maddi ve manevi tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, uzlaşma iddiasını ispat yükünün davalıda olduğunu, tutanağın davalıdan talep edilmesi, sunulmaması halinde ise mevcut belgelere göre karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 60.754,11 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince uzlaşma tutanağının sunulmaması nedeniyle eksik belge ile başvuru yapıldığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı kararı ile 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, yukarıda açıklanan iptal hükmü uyarınca işin esasının incelenmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10627, K. 2023/13304, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10627-e-2023-13304-k-4b2897742d4d