Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9013 E. 2023/13713 K. – Haksız Fiilden
Konu: Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9013
- Karar No
- 2023/13713
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/188 E., 2022/185 K. DAVALILAR : 1-Borusan Lojistik Dağıtım Depolama Taşımacılık ve Ticaret A.Ş. 2-... vekili Avukat ... 3-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.10.2015 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul / Esastan ret Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2012 tarihinde davalılardan ...'ye ait antrepoda müvekkilinin sevk ve idaresindeki kamyona forklift ile parke yüklendiği sırada forkliftte yüklü olan parkelerin müvekkilinin üzerine düştüğünü, davalılardan ...'ın forklift operatörü, davalılardan ...'ın ise ...'nin antrepo işletme sorumlusu olduğunu, meydana gelen olaya ilişkin Mersin 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/530 Esas sayılı dosyasında davalıların kusurlu olduğunun belirlendiği, davalıların kusurlu eylemi nedeniyle müvekkilinin sol ayağında hayati fonksiyonlarına ağır derece etki eden kırık oluşacak şekilde yaralandığını, birkaç kez ameliyat olmasına rağmen ayağının halen aksadığını, tam olarak iyileşemediğinden iş göremez durumda olduğunu, beden gücündeki eksilme nedeniyle yaşam boyu sıkıntı çekeceğini, ayağının sakat kalması nedeniyle özgüveninin zedelendiğini, bu nedenlerle manevi zararı da doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 10.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 141.568,10 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkiline karşı açtığı davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ceza dosyasının halen kesinleşmediğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, kaza sonrasında davacının çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin işçi olduğunu, iş sahasında yoğun çalıştığını ve kullandığı aletin oldukça büyük olduğunu, ceza dosyasında görüleceği üzere davacının yeterli dikkati göstermediğini, müvekkili dışında kazaya sebebiyet veren başkaca hususlar da olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve Borusan Loj. Dağ. Depo. Taş. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirkette çalışan işçi olmadığından meydana gelen olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, şayet kaza iş kazası olarak kabul edilirse bu durumda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, müvekkillerinin hangi vasıfla sorumlu olduğunun belirtilmediğini, forklift operatörü olan diğer davalının müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, yüklenici firmanın elemanı olarak çalıştığını, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkillerinin herhangi bir kusuru olmadığını, müvekkillerinin iş yerinde olması gereken tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldığını, ceza dosyasındaki kusur tespitinin soyut ve yoruma dayalı olduğunu, davacının aracının yüklenilmesine müteakip tehlike bölgesini hemen terk etmesi ve şahsi güvenliğine azami dikkat göstermesi gerekirken aksine hareketle ve umursamaz tavırlarıyla fiile razı olduğunu, bu nedenle hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkete ait olup davalı ...'ın depo sorumlusu olduğu antrepoda davalı ... tarafından yükleme yapıldığı sırada forkliftte bulunan yükün bir kısmının davacının üzerine düşmesi sonucunda davacının yaralandığı, konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan kusur raporunda davalı şirketin %50, davalı ...'ın %25, davalı ...'ın %15 ve davacının %10 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan maluliyet raporunda davacının %17 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının zararının belirlendiği, tarafların kusur durumu ile sosyal ve ekonomik durumları ve olayın özellikleri gözetildiğinde uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 141.568,10 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalılar ... ve Borusan Loj. Dağ. Depo. Taş. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ... ve Borusan Loj. Dağ. Depo. Taş. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın yanlış nitelendirildiğini, davacının somut olayın iş kazası olduğunu iddia ettiğini, mahkemece hem iş kazası olduğunun kabul edildiğini, hem de görevli mahkeme olarak yargılamaya devam edildiğini, bu durumun da kanuna açıkça aykırı olduğunu, dava konusu olayın iş kazası olmadığını, müvekkili şirkete izafe edilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin alması gereken tüm önlemleri aldığını, gerekli eğitimleri verdiğini, uyarılarda bulunduğunu ve denetim görevini yerine getirdiğini, diğer davalı forklift operatörünün de tüm eğitimleri aldığını, forkliftin tüm bakımlarının zamanında yapıldığını, bu durumda müvekkili şirkete gerekli eğitimleri ve tedbirleri almadığından bahisle izafe edilen kusurun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ...'ın çalışma sahasında her türlü önlem ve tedbiri aldığını, raporda belirlenen kusur oranının farazi ve varsayıma dayalı olduğunu, hesap raporunun hatalı olduğunu, davacının iyileşme süresinin belirlenerek tazminat hesabı yapılması gerektiğini, davalılar için kusur oranları dahilinde ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiğini, somut olayda müvekkillerinin kusuru olmadığını, sürekli uyarılmasına rağmen oturmayan ve araç etrafında lüzumsuz gezinen davacının kusurlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline atfedilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu kazanın davacının kendisinden kaynaklanan olumsuz davranışları, iş makinelerinin manevra alanlarında dolaşması, uyarılara aldırış etmemesi nedeniyle gerçekleştiğini, müvekkilinin gerekli tüm eğitimleri aldığını ve forkliftin tüm periyodik bakımlarının yapıldığını, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, davacının iyileşme süresinin belirlenerek tazminat hesabı yapılması gerektiğini, somut olayda müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı şirkette hizmet akdi ile çalışmaması nedeniyle mahkemenin görevli olduğu, hükme esas alınan kusur raporunun olayın gerçekleşme biçimi, ceza dosyasında belirlenen maddi olgular ile iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun olarak düzenlendiği, maluliyet raporunun rapor vermeye yetkili kurum tarafından ve olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlendiği, davacının zararının TRH Yaşam Tablosu esas alınarak belirlenmesi gerektiği, ancak bu tabloda yaşam süreleri daha uzun olduğundan davalıların aleyhine olacağı, bu nedenle kaldırma sebebi yapılmadığı, yine hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının iyileşme süresinin belirlenmediği, bu nedenle hesap raporunda olay tarihinden itibaren %17 maluliyet oranına göre hesaplama yapıldığı, iyileşme süresince davacının %100 maluliyeti olduğu kabul edileceğinden davalıların aleyhine olmaması için bu hususun da kaldırma nedeni yapılmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalılar ... ve Borusan Loj. Dağ. Depo. Taş. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirkete ait olup davalı ...'ın depo sorumlusu olduğu antrepoda, davalı ... tarafından idare edilen forkliftteki yükün davacının üzerine düşmesi sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 54 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan kusur raporunun ve davacının zararının belirlenmesine yönelik hesap raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olmasına, davacının kusuru yönünden ceza dosyasında alınan kusur raporu ile uyumlu olmasına, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarında isabetsizlik olmaması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar Borusan Lojistik Dağıtım Depolama Taşımacılık ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar Borusan Lojistik Dağıtım Depolama Taşımacılık ve Ticaret A.Ş. ve ... vekili ile davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davalılar: 11.720,00 TL 0.H. 10.200,00 TL P.H. 1.520,00 TL Kalan