Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7473 E. 2024/3118 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7473
- Karar No
- 2024/3118
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/370 E. 2020/310 K. MİRASÇILAR : 1. ... 2. ... 3. ... 4. ... DAVALILAR : 1.Ray Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2. ... 3. İsmali Kahraman DAVA TARİHİ : 28.03.2014 HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı mirasçılar ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalı Aslan Zozik'in sürücü, davalı ...'ın işleten ve diğer davalının ZMS sigortacısı olduğu araç arasında 19.09.2005 tarihinde meydana gelen kazada yaralandığını, yatağa bağımlı ... geldiğini, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 5.000,00 TL kazanç kaybı, 5.000,00 TL efor kaybının sigorta şirketi yönünden dava tarihi, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken tahsilini, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 10.000,00 TL maddi tazminat talebini 16.508,34 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili; kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, kaza ve maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, Adli Tıp Kurumundan maluliyetin tespitini talep ettiklerini, kaza nedeni ile davacının SGK'dan ödeme alıp almadığının belirlenmesini, temerrüte düşmediklerini, faiz ve vekalet ücreti taleplerini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2016 tarihli ve 2014/142 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararıyla; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya sigortalı araç arasında 19.09.2005 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının yaralanması nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, zamanaşımı def'inin kazanın oluş tarihi ve ceza davasına konu oluşu da dikkate alınarak reddine karar verildiği, Adli Tıp Kurumundan kazadaki kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla rapor alındığı, alternatifli verilen raporda ilk halde aracının frenlerinin patlaması üzerine aracını durdurmak için yaptığı manevra sonrası gelişen olayda sürücü Aslan Zozik'in kusurunun olmadığı, ikinci halde ise aracını karşı şeride geçirip bu yönden gelmekte olan diğer aracın önünü kapatarak şerit ihlali ile neden olduğu olayda asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, davalı sürücünün kazada asli ve tam kusurlu olduğunun kabul edildiği, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan raporda davacının %20 oranında malul kaldığı, 106 gün geçici iş göremezlik süresi olduğunun belirlendiği, hesap raporu ile toplam 16.508,34 TL tazminatın belirlendiği ve davacının taleplerini artırdığı, davacının manevi tazminat isteminde bulunduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu yerleşik Yargıtay kararları dikkate alınarak kısmen kabul kararı verildiği, gerekçesi ile maddi tazminat talebinin kabulüne, 16.508,34 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 10.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarihli 2016/965Esas, 2019/3688 Karar sayılı karar ilamı ile; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu trafik kazasına ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sürücü ... idaresindeki 29 AH 028 plakalı kamyonetin seyir esnasında freninin patlaması sonucu davalı sürücü Arslan'ın aracını durduramayarak karşı istikamette gelmekte olan sürücü Cevat Yılmaz idaresindeki 61 DL 203 plakalı araca çarptığı ve çarpmanın etkisiyle bu aracı geriye kaydırması sonucu 61 DL 203 plakalı aracın arkasında seyretmekte olan sürücü Necip Demir yönetimindeki 61 EC 860 plakalı kamyonete arka kasa ve tampon kısmı ile çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'in kural ihlali olduğu belirtilmiş olup tutanakta ayrıca kazaya etken araç aksamı "fren" olarak işaretlenmiştir. Ceza dosyasının incelenmesinde, davalı ... 19.09.2005 tarihli ifadesinde, kavşağa geldiğinde aracını durdurması gerektiğini, o esnada araçtan gümleme sesi geldiğini, frenleri kontrol ettiğinde boşta olduğunu anladığını, karşıda bir yolcu minibüsünün yolcu indirdiğini, bu araca çarpmamak için araçtan kaçtığını, yolun kenarındaki demirlere çarptırarak aracını durdurmak istediğini, ancak aracın durmadığını ve demirlerin tekrar kendisini yola attığını, aracın rampa aşağı olmasından dolayı hızlanmaya başladığını, önünde olayı fark edip duran ve geri kaçmaya çalışan Cevat Yılmaz'ın sevk ve idaresindeki araca çarptığını beyan etmiş, sürücü Cevat Yılmaz ise karşıdan gelen sürücü Arslan'ın kullandığı aracın frenlerinin patladığını tahmin ederek önce aracı durdurduğunu, ancak kamyonun duramayarak aracına çarptığını beyan etmiştir. Hükme esas alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 19.01.2015 tarihli raporunda iki ihtimalle kusur durumu belirlenmiş olup 1. durumda aracın freninin patladığı kabul edildiğinde davalı sürücü ... ve dava dışı sürücü Cevat Yılmaz'ın kusurunun olmadığı, fren patlamasının teknik arıza mahiyetinde görülen bir husus olduğu ve sonuç üzerinde % 100 oranında etkili olduğu, 2. durumda aracın freninin patlamadığının kabulü halinde davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonla seyri sırasında aracını karşı şeride geçirip bu yönden gelmekte olan diğer aracın önünü kapatarak şerit ihlali ile neden olduğu olayda asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar mahkemece 2. duruma göre kusur durumu kabul edilmiş ve buna göre karar verilmişse de yapılan araştırma inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, olay yerinde keşif yapılıp kaza tespit tutanağını düzenleyen kolluk görevlileri keşif mahalinde dinlenip, davalı sürücü ...'in yol kenarında yer alan bariyere çarptığını beyan etmesine göre bu hususun da keşif mahalinde tespit edilmesi ve sorumluluk bölgesine göre ilgili kuruluştan bu konuda bir zarar tespiti yapılıp yapılmadığının sorulmasından sonra tüm dosya kapsamı ile olayın oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur durumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve K.T.T.'indeki açıklamalarda gözönüne alınarak meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." şeklinde bozma kararı verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile davalıya sigortalı araç arasında 19.09.2005 tarihinde meydana gelen kazada yaralanması nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, 03.03.2016 tarihli mahkeme kararı ile maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekili ve davalı ... AŞ vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarihli 2016/965 Esas, 2019/3688 Kararı ile keşif yapılarak kusur raporu alınması yönünden bozma kararı verildiği, yargılama sırasında 19.02.2018 tarihinde davacının vefat ettiği, UYAP üzerinden davacının nüfus kayıt örneğinin alındığı, müteveffanın geride ..., ..., ..., ... isimli 4 evladının kaldığı, vefat tarihi ve duruşma tarihi arasındaki zaman dikkate alınınca mirasın reddi süresinin dolduğunun anlaşıldığı, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçıların, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerektiği, ... ve ...nin davacı vekili tarafından temsil edildiği, mirasçı ...iye yurt dışı tebligatı yapıldığı, davadan haberdar olduğu, ancak davaya devam etme yönünde irade göstermediği, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan ve birlikte davaya devam etmek zorunda olan mirasçılardan birisi davaya devam etmeyerek tüm mirasçıların davaya birlikte devam etme imkanının ortadan kalktığı, adresi tespit edilemeyen son mirasçı ...'ye davanın tebliğ edilmediği, mirasçı ... davaya devam etmek istese dahi yurt dışındaki mirasçı ... davaya devam etmediği için tüm mirasçıların birlikte davayı takip etmesinin mümkün olmadığı, bu nedenlerden dolayı davada davacı taraf yönünden taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... , ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... , ... vekili temyiz dilekçesinde; tüm mirasçıların davayı takip yönünde irade göstermemesinin davanın reddini gerektirmeyeceği, miras şirketine temsilci atamak ve yargılamaya devam etmek gerekirken ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık;davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 19.09.2005 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 55, 59, 60 'ıncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları gereği usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (HMK m.114/1-d). Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen kişinin veya kural olarak vekilinin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından (dava konusunun ölenin malvarlığına ilişkin olması ve dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi durumunda) davaya devam edilebilir. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir. Muris ... yargılama sırasında (19.02.2018 tarihinde) vefat etmiştir. Mahkemece nüfus kayıt örneğine göre murisin ..., ..., ... , ... olmak üzere dört mirasçısının bulunduğu, bunlardan ... ve...nin vekil aracılığı ile temsil edildiği, ...inin yurt dışında olduğu ve yurt dışı tebligatı yapılarak davadan haberdar edilmesine rağmen davaya katılım sağlamadığı, diğer mirasç...nin ise adresinin tespit edilemediği bu nedenle tebligat yapılamadığı, tebligat yapılsa dahi aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunan mirasçılardan ...'nin davaya katılmaması nedeni birlikte davayı takip edemeyeceklerinden davacı taraf yönünden dava ehliyetinin bulunmaması nedeni ile dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi, gelmedikleri ya da davayı takip etmek istemedikleri takdirde bir karar verilmesi gerekirken, mirasçı ...'ye hiç tebligat yapılmadan karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenle ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda olduğu bildirilen mirasçı ...'ye vasi tayin edilip edilmediği, edilmemiş ise vasi tayin edilmesi ile vasiye, ceza evinden tahliye edilmiş olması halinde bizzat kendisine tebligat yapılarak davaya dahil edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. O halde, davacının vefatından sonra yargılamaya devam edilebilmesi için mahkemece taraf teşkilinin sağlanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı ..., ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ... ve ...'ye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.