Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9236 E. 2024/2899 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9236
- Karar No
- 2024/2899
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/272 D.İş, 2021/272 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-9071 DAVA TARİHİ : 11.09.2020 HÜKÜM/KARAR : Red/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/11289 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıca Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin 07.12.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddinin gerektiğini, zira davacının eksik evrakla başvurduğunu, poliçe limitinin 268.000,00 TL olduğunu, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelip gelmediğinin şüpheli olduğunu, zira araç sürücüsü olarak kayıtlara geçen kişinin o tarih itibarıyla aynı şehirde olmadığını dile getirdiğini, aksi durumda davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerinden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe kapsamında olmadığını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının hatır için taşındığını bu nedenle de davacı lehine hesaplanacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...sürücü olduğu iddia edilen kişinin kazayı ve araç sürücüsü olduğunu inkar ettiği, tanık bulunmadığı, polis tarafından kazanın meydana geldiği iddia edilen yerde yapılan incelemede kazaya ilişkin herhangi bir işaret bulunmadığı, sigortalı aracın hasarlandığına dair dosyada delil bulunmadığı..." gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kazanın sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde olduğunu, heyetin dosyadan el çekmesi gerektiğini, aynı araçta yolcu olan tanıkların bulunduğunu, sürücünün aracın başkasına ait olması sebebiyle korkarak gerçekleri anlatmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...Batman Cumhuriyet Savcılığı ve Emniyet Müdürlüğü evrakında, olayda sürücü olduğu iddia edilen...ın ifadesinde, olay günü Diyarbakır'da düğünde olduğunu, olayla bir alakası olmadığını, adının neden sürücü olarak verildiğini bilmediğini beyan ettiği, kolluk kuvvetlerinin, olayın meydana geldiği iddia edilen yerde yaptıkları incelemelerde kazaya ilişkin hiçbir ize rastlamadıklarının yazılı olduğu, davacının şikayetçi olmamasına bağlı olarak savcılık dosyasının kapandığı anlaşılmakla Uyuşmazlık Hakem Heyetince mevcut delillerle davanın esastan reddedilmiş olmasında bir hata bulunmadığı" gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri yineleyerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu konumunda olduğu ve davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı iddia olunan trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) Dava, trafik kazası sonucu oluştuğu iddia olunan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve davacının yolcusu olduğu aracın tek taraflı trafik kazası yaptığı ve davacının yaralanıp malul kaldığı iddiasıyla davalıdan tazminat talep edilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından kazanın varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiş, davacının itirazları İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiş ve sayın çoğunluk tarafından karar onanmıştır. Davacının, yolcu olduğu davalıya trafik sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması ile yaralandığını ve araçta yolcu olan başka kişilerin (tanıkların) kazayı doğrulayabileceğini iddia ederek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz edip tazminat talep ettiği görülmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesinin 1 inci fıkrasında "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme gereği, bir haksız fiil sonucu zarar gördüğünü iddia eden davacı tarafın zararı (somut olayda kazanın gerçekleşmesiyle yaralandığını) ve zarar verenin kusurlu eylemini ispat yükü altında olduğu açıktır. Kanun gereği ispat yükü altında olan tarafa bu ispat yükünü yerine getirmesi için gerekli imkanların sağlanması ise, Anayasal koruma altında olan hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkının gereğidir. Açıklanan nedenlerle; somut olayda kazanın gerçekleştiğine ilişkin belirsizlik hali bulunduğundan, ispat yükü üzerinde olan davacıya kazanın gerçekleştiğini ispata yarar delillerini sunma (tanıklarını dinletme vs) ve ispat hakkı tanınmadan dosya üzerinden verilecek kararın, adil yargılanma hakkına aykırı olacağı da gözetilmek suretiyle, belirtilen tüm bu işlemlerin genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilebilmesini teminen, dosyadan el çekilmesine karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.