İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/319 E. 2024/794 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/319
- Karar No
- 2024/794
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/319 Esas KARAR NO : 2024/794 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/04/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait "Alsancak Mah.... Sk. No:... Konak/İZMİR" adresindeki "Volume Alsancak" isimli iş yerinin depo olarak kullanılan bodrum katını 16/06/2022 tarihinde su bastığını, bu su baskınının İZSU'nun olay günü ... sokakta çalışma yapmasının üzerine gerçekleştiğini, İzmir Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki şebeke ağının patlaması ile sokaktaki kanalların tıkalı olmasından kaynaklanan basınçla şebekedeki temiz su ve atık suyun birbirine karıştığını, işyerinin deposundaki eşyaların atık su taşkını sebebiyle zarar gördüğünü, olay öncesinde de; davalının müvekkiline ait iş yerinde çalışmalar yapmasına rağmen kanalizasyon sorununu çözemediklerini ve daha önce de su baskınları gerçekleştiğini, bu baskınların akabinde müvekkili şirketin, davalı İZSU'ya ihbarda bulunduğunu, davalı İzsu'nun da bu ihbarlar üzerine bir kaç kez müvekkiline ait iş yerinde kanal açma ve temizlik, tadilat/tamirat işlemleri yaptığını, ancak şifahen de olsa her işlem sonrasında yaptıkları onarım işleminin sağlıklı olmadığı bilgisini de verdiklerini, davaya konu gerçekleşen son su baskını neticesinde oluşan hasarın yine İzsu İdaresine ihbar edildiğini, ihbar üzerine görevli Fikret Sedir tarafından dilekçe ekinde sunulan 16/06/2022 tarihli hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, bu hasar tespit tutanağıyla da hasarın İZSU'dan kaynaklandığının tespit ve ikrar edildiğini, hasar gören malların, eksik ve hatalı olarak üstün körü tespit edildiğinden; İzmir Bornova... Noterliği'nin... Yevmiye numaralı ve 18/06/2022 tarihli hasar tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanak dayanak yapılarak; İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D. İş Sayılı dosyası ile 20/06/2022 tarihinde delil tespiti yapıldığını, Anılan bu dosyadan bilirkişi marifetiyle oluşan maddi zararın tespiti yapılırken, işletmede meydana gelen zararın tümünün belirlenmesinin an itibariyle mümkün olmadığı belirtilerek, kısmi zarar tespiti yapılabildiğini, olay günü meydana gelen su taşkını nedeniyle uğradıkları maddi kayıplarının çok daha fazla olduğunu, söz konusu su baskını nedeniyle; davacı şirketin ticari işletmesinde satarak kar elde etmek amacıyla depoladığı mallar artık kullanılamaz hale geliğini, ticari faaliyetini sürdürme zorunluluğu bulunan davacı şirketin, iş görmeyen bu malların yerine eski fiyatlarından fazla ödeme yapmak zorunda kalarak yenilerini ikame ettiğini, su baskını sonucunda depoda bulunan içecekler, yiyecekler, tüketim maddeleri, elektronik cihazlar, elektrik tesisatı ve bodrum katta zarar meydana geldiğini, depoda bulunan eşyalar zarar görmüş, patlamış, kırılmış ve gider suyu ile kirlenerek tüketilemez hale geldiğini, gelmiştir. ayrıca elektrik tesisatının da zarar gördüğünü, yine depo kısmının gider suyuyla kirlenmiş olması sebebiyle, atıkların kaldırılması, bölgenin boyanması ve temizlik masrafları da doğduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile olay nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu tüm zararın tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; ıslah taleplerinin kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava değerinin 139.300,00-TL artırımı ile; toplamda 149.300,00-TL'nin haksız fiil tarihi olan 16/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınıp müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafında belirttiği üzere meydana geldiği iddia edilen hasarın, işyeri deposunun yol kotunun altında kalmasından kaynaklandığını, ana şebeke ve bina branşman hatlarının alt kotunda kalan bu tür binalarda veya yerleşimlerde bodrum kat ve zeminlerde mutlaka su gideri yapılması gerektiğini, İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği’nin 54 ncü maddesinde yol kotunun altında kalan taşınmazlara su gideri yapılması gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle ana şebeke ve bina branşman hatlarının alt kotunda kalan bu tür binalarda veya yerleşimlerde bodrum kat ve zeminlerde mutlaka su gideri yapılması gerektiğini, İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği’nin 54 ncü maddesinde su gideri yapılması gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Yine bodrum katlarına ilişkin düzenlemeler de 55 nci maddede yer aldığını, zemin katından bodruma iniş çıkışlarda kullanılan merdiven boşluk zeminlerine yer gideri (sifonu) konulması gerektiğini, arızalar, yağmur, sel baskını gibi beklenmeyen durumlarda bodrumda biriken suyun deşarj edilmesi için su gideri yapıldığını, kot olarak kendiliğinden suyun deşarj edilemediği durumlarda su gideri bölümüne küçük bir logar ve pompa tesis edilerek biriken su dışarıya atılabilmesi gerektiğini, davaya konu işyerinin depo kısmının yol kotunun altında olması nedeniyle su basmalarına karşı önlem alınmış olması, mutlaka su gideri yaptırılmış olması ve açık ve işler halde bulundurulması gerekirken, herhangi bir önlemin alınmadığı ve mevcut durumun yaşandığı anlaşıldığını, du nedenle 3. kişi olan dava dışı işyeri maliki ve/veya bina yönetiminin kusuru nedeni ile hasar meydana geldiğinden, İdareleri ile meydana gelen hasar arasında illiyet bağının kaptığını, kimse kendi kusuru ile sebep olduğu zararı isteyemez ilkesi gereği davacının idarelerinden iddia ettiği hasarları talep etme hakkı bulunmadığını, dava dışı 3. kişi olan mülk sahibi ile kiracı davacı arasında olan kusur sorumluluğundan, 3. kişinin kusuru nedeni ile İdaremizin illiyet bağı koptuğundan, idarelerinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, bu bakımdan davaya konu işyerine ait yapı ruhsatı, işyerinin bulunduğu binanın yapı ruhsatı, imar durumunun, yapı kullanma izin belgesinin ve işyerinin mimari projede işyeri olarak gözüküp gözükmediği hususlarının ilgili Belediye Başkanlığı’na müzekkere yazılarak sorulması gerektiğini, bu itibarla işyeri malikinin kusurlu olduğu bir zarardan idarelerinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, işyeri malikinin kusurlu sorumluluğu nedeni ile İdarenin kusursuz sorumluluğunun ortadan kalktığını, davaya ilişkin olarak İdarenin kusursuz sorumluluğunun olmadığının açık olduğunu, bu nedenle davanın İdarelerine yöneltilmesinin hatalı olup husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek gerekir ise; davacı tarafından talep edilen tazminat taleplerin fahiş olduğunu, dava dilekçesi ile belirtilen 10.000,00-TL neye göre belirlenmiş, hasar gören ürünlerin tekrar kullanım durumları ve yıpranma payları bu bedel içerisinde değerlendirilmiş midir bilinmediğini, davacının dava dilekçesini açıklığa kavuşturması gerektiğini, zarar gördüğü iddia edilen malların hangisi için ne kadar istendiği hususunun somutlaştırılması gerektiğini, davacı yanca hasara uğradığı belirtilen ürün miktarının sayı olarak afaki olup bu hususun ispata muhtaç olduğunu, zira bahsi edilen kasa kasa ürün miktarının spor salonuna ancak sığacak miktarda olduğunu, zarara uğradığı iddia edilen ürün miktarının kesin ve net şekilde ispat yükünın davacı tarafta olduğunu, bu hususun beyana dayalı olarak ispatlanması hukuken mümkün olmadığını, öncelikle yargılama kolu bakımından görev yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise, sorumluluğun idarede olmaması bakımından davanın husumet yönünden reddine, tüm bu itirazlar yerinde görülmez ise dava dilekçesinde taleplerin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir, DELİLLER: İZSU görevlisi tarafından tutulan 16/06/2022 tarihli tutanak, Bornova ... Noterliğinin tespit tutanağı, Hasara ilişkin fotoğraf ve videolar, İzmir ... SHM'nin ... D.iş sayılı dosyası, İzsu'nun 10/06/2022-17/06/2022 tarihlerinde "...ğı çalışmalara dair tutanaklar, fatura suretleri, keşif, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 09/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...-Teknik olarak Davacı ve Davalının, olayın meydana gelmesinde, her ikisinin de kusurlu olduğu kanaatine varılmaktadır. -Hasar gören binada: 33.250,00TL miktarlı hasar giderim bedeli takdir edilmiştir. -Hasar gören elektrik/elektronik sistem ve cihazlarında da 65.400, 00 TL hasar giderim bedeli uygun bulunmaktadır. -Gıda maddeleri zarar miktarı da 151.406,41TL olarak belirlenmiş olup; İş bu görüş ve kanaatimizi içeren raporumuzu, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygıyla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 09/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;"...DEĞERLENDİRME: 1. ŞİRKETİN AMBALAJ VE TİCARİ MAL DEĞERLEMESİ: 1- 08.09.2023 tarihli Mahkeme heyeti olarak gerçekleştirilen keşif sırasında Tanık (...) ürünlerin pis su ile teması sonucu kullanılamadığını ve zarar gören ürünlerin güncel fiyattan temin edildiğini belirtmiştir. İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi... D.İş sayılı dosyası kapsamında yer alan 20.07.2022 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; keşif sırasında atık su basması sonucu zarar gördüğü ifade edilen ambalaj ve ticari mallar hesaplamada kullanılmıştır. Listelenen bu ürünlerin 16.06.2022 tarihli toplam değeri 94.950,64 TL ‘dır. Ülkemizde süregelen yüksek enflasyon nedeni ile Kamu İhale Kurumu Fiyat Güncelleme Tablosu çarpanları kullanılarak güncelleme yapıldığında bu değer Bilirkişi Raporunun hazırlandığı 5.11.2023 tarihi için ise 165.572,35TL olup, tarafımızca Euro baz alınarak hesaplanan değerin üzerindedir. 2- İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Su İsale ve Dağıtım Dairesi Başkanlığı personeli ... tarafından 17.06.2022 tarihinde düzenlenen ...Seri Numaralı İçme Suyu Kaynaklı Hasar Tespit Tutanağında yer alan zarar gören ürün listesi hesaplama yapmaya uygun detayı içermemekte ancak ürünler hakkında bir fikir vermekte olup davalı yanın belirttiği ürünlerden farklılık taşımamaktadır. 3- 08.09.2023 tarihli keşifte Tanık (...) ifadesinde; temiz suyun kirli su giderine karışıp oradan hattın taşınamamasından dolayı davacı şirketin işletmesine sızdığının anlaşıldığını, temiz su sızıntısının bulunduğu yerde çalışmaya başladıklarını, oradaki su sızıntısı önlendiğinde davacı işyerindeki su baskınında durduğunu, yeni gelen su durunca işyerinde bodrum katta bulunan 2 adet su pompasının gün içerisinde çalışarak suyu tahliye ettiğini, ancak öncesinde bu pompalar çalışmasına rağmen pompanın gönderdiği suyun yine pis su giderine verildiğinden yeniden dükkana döndüğünü, bu nedenle su baskınına engel olamadığını, aslında gece de bu pompaların çalıştığını, bu su baskınından dolayı bodrum katta depolanan satışını yaptıkları alkollü ve alkolsüz içecekler, çerez ürünleri, işletme sarf malzemeleri vb ürünlerin kirlendiğini ve kullanılamaz hale geldiğini ifade etmiştir. Pis su ile temas eden bir gıda maddesi ambalajlı da olsa tüketilemez. Tekrar kullanılabilir bir ambalaj maddesi ise (cam vb gibi) fabrika koşullarında temizlenip gıdaya uygun olarak steril hale getirilip kullanılabilir. Ancak kirli suyla temas eden bir gıda maddesinin tüketilmesi söz konusu değildir. Bu nedenle satışı da söz konusu olamayacağından, satıcı için zarar oluşturur. 2. İNŞAAT KALEMLERİNİN: -DAVALI İDARE İTİRAZI BAKIMINDAN: Önceki raporumuzda her ne kadar, "rögar içinde görülen bina çıkış borusuna bir geri tepme (çek valf) konulmuş olsa idi, binaya gidemeyen pis su, rögardan dışarıya doğru yükselerek, yola çıkmış olacaktır. Teknik olarak eksik olan, bina çıkış borusuna bir çek valfin konulmamış olmasıdır." Şeklindeki görüşümüz, Davalı İZSU’YUN, ana hat pis su borusundaki temizleme çalışmasının da, hatasız olduğu söylenemeyeceği, zira gerek bu sokak ve gerekse diğer sokaklar ve branşmanlar aynı durumdadır. Geri tepme valfinin konulma zorunluluğunun getirilmesi takibinden sorumluluğunun bulunabileceği, çünkü bu bölgedeki bütün binalar ve pis su çıkışları aynı durumdadır. İZSU’YUN, teknik yönlendirmesi zarureti bulunabileceği görüş ve kanaatlerine varılmaktadır. Hulasa, sorumluluk açısından, önceki raporumuzdaki görüşümüz gibi; -Teknik olarak Davacı ve Davalının, olayın meydana gelmesinde, her ikisinin de kusurlu olduğu kanaatine varılmaktadır. Demirbaş olarak geçen 4 adet ürünün toplam hasar bedeli 33.250,00TL olarak belirlendiği, burada belirlenen ahşap kapı, bistro masa, lavabo taşının zaman içerisinde kullanmadan kaynaklı yıpranma bedeli ve 2. El satış bedelleri tespit edilen bedelden düşülmediği, raporun tespit dosyasından alınan kısımda; İnşaat mühendisliği kapsamında yapılan tespitler 33.250,00TL olarak değerlendirilmesinin, uyuşmadığından bahisle; Piyasa araştırmasının somutlaştırılmadığı, zarar gördüğü iddia olan bu dört kalem ürünün yıpranma ve kullanımdan kaynaklanan aşınma bedellerinin düşülmediği belirtilmiş ve incelemede: Hasar Tespit Raporunda; Mecura atık su basmasından kaynaklı zararın giderilmesi için: İNŞAAT KALEMİ HASAR TESPİTİ: BİRİM MİKTAR BİRİM FİYATI TUTARI (TL) 1 AHŞAP KAPI HASARINDAN DOLAYI AD 7 1.750,00 12.250,00 2 BİSTRO MASA HASARINDAN DOLAYI AD 3 1.000,00 3.000,00 3 LAVABO TAŞI YENİLEMESİ İÇİN AD 1 500,00 500,00 4 SET YENİLEMESİ İÇİN M2 50 150,00 7.500,00 5 GENEL TEMİZLİK İÇİN FİX 1 10.000,00 10.000,00 TOPLAM HASAR GİDERİMİ 33.250,00 Toplam: 33.250,00TL kadar bir hasar giderim tespitinin yapıldığı görülmüş ve zarar gören yapının, sabit/demirbaş olan ve 4 kalem halindeki hasar, yerinde görülmüş ve takdir edilen bu bedelin günün rayiçlerine uygun olduğu görüşüne iştirak edilmiş olup, Burada; Bu dört kalem ürünün yıpranma ve kullanımdan kaynaklanan aşınma bedelleri, düşülerek: Bu defa; İnşai kalemden dolayı hasar bedel:26.275,00TL olarak değerlendirilmiştir. -DAVACI İTİRAZI BAKIMINDAN: Yönetmeliğe uygun bir tesisat bulunduğu, kusurun davalıdan kaynaklandığı açıkça ortaya konulduğu, buna karşın, sonradan ortaya çıkan bu durumla ilgili tanık ...N bu konu ile ilgili tekrar dinlenmesi istendiği, Tarafların bu durumda her ikisinin de kusurlu olduğu görüşü, kabul etmedikleri, eski Rum evi olup, Kentsel sit alanı olarak yer aldığı, su tesisatını açarak müdahale etmesinin mümkün olmadığı, müdahalelerin bu zamana kadar sadece İZSU tarafından yapıldığı, İşyerinde çek valfin takılı olduğu, ancak İZSU tarafından bu çek valfin söküldüğü, yenisi takılırsa sorunların tekrarlanacağı, bu nedenle de takılmadığının belirtildiği, Davalı İZSU tarafından 23.05.2019 tarihindeki arıza takip formunda "bina kolu çökmüş" şeklinde tespitte bulunulduğu, sonrasında; 20 Haziran 2019 başlama tarihli "bina kolu tıkanıklığı" tanımlı takip formu olduğu, İZSU personelleri tarafından işyerine gelinerek çek valfin olduğu yer açılmış, "sorunun çek valften kaynaklı olduğu söylenilerek mevcut bulunan çek valf, İZSU çalışanları tarafından söküldüğü, bu şekilde yağmur suyundan kaynaklı taşmaların bina içerisine girmeyeceği" bilgisinin verildiği; Olaydan sonra 21 Haziran 2022 tarihinde; yine davalı İZSU yetkilileri tarafından müvekkil şirkete gelinerek çek valf takıldığı sıradaki Fotoğrafların bulunduğu Davalı İZSU tarafından 25.06.2022 tarihinde "bina kolu tamiri yapıldı." şeklinde tespitte bulunulduğu, Davacı şirkete ait işyerinde bulunan çek valf, davalı İZSU personelleri tarafından sökülerek çıkartıldığından, şayet; bir kusur izafe edilecekse, çek valf sistemini söken davalı İZSU'ya kusur izafi gerektiği itiraz ve beyanları hususu, her iki tarafın kusurlu olduğu yönündeki görüşlerimizin, Sayın Mahkemenizce değerlendirilebileceği görüşündeyiz. şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, davacı şirkete ait işyerinde su baskını meydana gelmesi nedeniyle oluşan zararın tazmini talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirkete ait işyerinin depo olarak kullanılan bodrum katında 16.06.2022 tarihinde su baskını yaşandığı, su baskını yaşanan gün işyerinin bulunduğu ... sokakta davalı su idaresinin çalışmasının bulunduğu, temiz su hattının patlamasıyla temiz su ve atık suların birbirine karışarak su taşkını yaşandığı, su basması sonrasında depoda bulunan eşyaların kullanılamaz hale geldiğini, dava konusu vakıa öncesinde de benzer su baskınları yaşandığı ve davalı tarafça kanal açma işlemlerinin yapıldığı ancak bunların sağlıklı sonuçlar vermediğinin belirtildiği, su baskını sonrası davalı idare tarafından 16/06/2022 tarihli hasar tespit tutanağının düzenlendiği ve bununla birlikte hasarın davalı su idaresinden kaynaklandığının ikrar edildiği, İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile 20/06/2022 tarihinde delil tespiti ile zararın kısmen belirlediğini, kesin zarar miktarının yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu ile belirleneceğini, davacı şirketin zarar gören ürünlerin temini aşamasında ürün satışı yapamamış olması nedeniyle müspet zararının oluştuğunu, su baskını nedeniyle depoda yer alan eşyaların, elektrik tesisatının ve yiyecek-içecek ürünlerinin ve diğer tüketim maddelerinin zarar gördüğü ileri sürülerek zararın karşılanması talep edilmiştir. 3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın idari yargı yolunda görülmesi gerektiği, zararın binanın yapısından kaynaklandığı ve davalının eylemleri ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı, zararın yol kotu altında bulunan katta su gideri bulunmamasından dolayı oluştuğu, davalının hasarın meydana geldiği adreste periyodik olarak temizlik ve bakım çalışmalarını yerine getirdiği, davacının zararını ispat edemediği savunularak davanın reddi talep edilmiştir. 4-Davalı şirket özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet gösteren kamu tüzel kişiliğine sahip idare olup, 2560 Sayılı İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun Ek-5. Maddesi uyarınca kurulmuş, görev alanı bu kanun içerisinde yer alan düzenlemeler ile çizilmiştir. Davalı şirketin özel hukuk hükümlerine göre faaliyetlerini sürdürmekte olduğu gözetildiğinde, uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği değerlendirildiğinden davalı vekilinin görev yönünden itirazları yerinde görülmemiştir. 5-Davacının zarar iddiasının dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlıklı ikinci ayrımında yer alan 49/1. maddesi düzenlemesidir. "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları; -Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 6-2560 sayılı İski kuruluş kanununda yer alan düzenlemelerden; -Madde 1- "İstanbul Büyük Şehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur" -Madde 2- "d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak," Düzenlemeleri ile su ve kanalizasyonların yapım ve düzenlemesi işi büyükşehir belediyesi bulunan şehirlerde İski kanunu uyarınca kurulan özel bütçeli idareler tarafından yürütülmektedir. Davalı İZSU, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet alanı içerisinde yer alan yerlerde su ve kanalizasyon hatlarının oluşturulması, bakımı ve onarımı konusunda görevli kılınmış olup, hizmet kusurundan kaynaklanan zararlardan dolayı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumluluğu bulunmaktadır. 7-Mahkememizce öncelikle zarara sebebiyet veren su baskınının davalının hizmet kusurundan dolayı meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi için inşaat mühendisi ve mimar bilirkişi eşliğinde keşif yapılmış, keşif mahallinde su ve kanalizasyon hatları ile davacı şirketin faaliyet gösterdiği yapı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen 08/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu su baskınının davalı su idaresinin kontrolsüz pis su şebekesinin kanal temizliğini kanal temizliği yapılması sırasında verilen yüksek basınç nedeniyle pis suyun şebekeden ve bina braşmanından bina rögarında ulaştığı ve çekvalfi olmayan davacıya ait işyerine dolduğu, bu nedenle davalı idarenin kusurunun bulunduğu, davacı yönünden ise rögar içerisine pis su çıkış borusuna çekvalf konulmamış olmasından dolayı kusurlu olduğu, neticeten her iki tarafın da kusuruyla zararın meydana geldiği yönünde görüş bildirilmiştir. Yerleşik yargısal uygulamaya göre bilirkişi incelemesi teknik ve uzmanlık gerektiren hususlarda o konuyla ilgili teknik bilgisi bulunan kimselerin görüşlerinin dosyaya sunulması olup, kusur tayini münhasıran hakimin yetki ve görevindedir. Somut uyuşmazlıkta bilirkişi heyeti tarafından zararın meydana gelmesinde her iki tarafın da kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, dava konusu zararın meydana gelmesindeki esas kusurlu davranışın su baskınına neden olabilecek düzeyde hatların temiz tutulmamasından dolayı davalı idarede olduğu, atık suyun geriye dönmemesi için çekvalf takılmamış olması her ne kadar zararın oluşmasında etken ise de bu hususun ancak müterafik kusur olarak değerlendirilebileceği değerlendirilmiştir.(Benzer bir değerlendirme için Bkz: "Somut olayda atık suyun geri tepmesini engelleyecek şekilde klape veya çekvalf takılması zorunlu olmasına rağmen bu önlemlerin alınmaması yada atık su kanal bağlantısının gayri fenni olarak bağlanması zararın oluşmasında ve artmasında etken ise de, İSKİ'nin kusursuz sorumluğunun tespiti karşısında, bu hususlar ancak müterafik kusurun değerlendirilmesinde dikkate alınabilir." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi..Hukuk Dairesi... Karar sayılı 10/05/2023 tarihli ilamı) Açıklanan nedenlerle, dava konusu kazanın davalı su idaresinin hizmet kusurundan meydana geldiği kabul edilmiş, ancak davacı şirket tarafından bina rögarında suyun geri tepmesini engelleyecek çekvalf sistemi bulundurulmaması nedeniyle zararın arttığı gözetilerek, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulaması doğrultusunda zarardan %20 oranda müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. 8-Davacı tarafça su baskını nedeniyle davacı şirkete ait depoda bulunan eşyaların, yiyecek ve içecek maddelerinin, elektrik tesisatının ve elektronik cihazların zarar gördüğü ileri sürülmüştür. Dosyaya sunulan 17/06/2022 tarihli "İçme Suyu Kaynaklı Hasar Tespit Tutanağı" başlıklı tutanak içeriğinde depoda su baskınından etkilenen eşyalara ilişkin tespit yapıldığı görülmüş, mahkememizce bu tespit dikkate alınarak zararın hasar tarihindeki değerinin tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyaya sunulan 09/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre deponun 33.250,00-TL bedel ile hasarının giderilerek eski haline döndürülebileceği, hasar gören elektrik sistemi ve elektronik cihazların 65.400,00-TL bedel ile hasarının giderilebileceği, gıda maddeleri yönünden ise 151.406,41-TL zarar oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı taraflarca sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, depoda yapılan keşif sonucu elde edilen tespitlere göre depoda yer alan kapı, masa ve diğer sabit eşyaların temizlik ve yenilenmeleri için takdir edilen 33.250,00-TL'nin zarar gören alanın büyüklüğüne ve piyasa rayiçlerine göre uygun bir bedel olduğu, ancak yenilenen eşyaların hasar tarihinde belirli bir ölçüde kullanılmış olması nedeniyle uygun bir miktar indirim uygulanması gerektiği, bu hususta 30/04/2024 tarihli ek raporda eşya bedellerine %30 oranında yıpranma indirimi uygulanması suretiyle elde edilen 26.275,00-TL onarım bedelinin dosya kapsamına uygun olduğu gözetilerek onarım bedeli olarak 26.275,00-TL hükme esas alınmış, yine elektrik sistemi ve elektronik cihazların da su baskını sonrasında yenilenmesi gerektiği, elektrik sistemi ve elektronik cihazlar yönünden sunulan bilirkişi görüşüne karşı da yeniden rapor alınmasını gerektirir bir hata veya eksiklik gösterilmediği dikkate alınarak bu miktar yönünden 65.400,00-TL hükme esas alınmıştır. Su baskını sonucu zarar gören gıda maddeleri yönünden kök rapor ve ek raporda belirtildiği üzere gıda maddelerinin kanalizasyon suyuyla temas etmiş olması nedeniyle tüketime uygunluğunu kaybettiği ve tamamen zarara uğradığı yönündeki görüşe iştirak edilmiştir. Ancak kök raporda belirtilen 151.406,41-TL zararın hesaplama yöntemi itibariyle hasar tarihindeki zarar miktarının tespitine elverişli olmadığı gözetilerek yeniden rapor alınmış, dosyaya sunulan 30/04/2024 tarihli ek raporda hasar tarihindeki gıda maddesi zararının toplam değerinin 94.950,64-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiş olup, belirtilen zarar miktarının delil tespiti dosyası ve dosyada bulunan alış faturalarında gösterilen fiyatlarla uyumlu olduğu da dikkate alınarak davacının zarar gören yiyecek ve alkollü-alkolsüz ürünler nedeniyle 94.950,64-TL zarara uğradığı kabul edilmiştir. Buna göre davacının toplam zararının 26.275,00-TL onarım bedeli, 65.400,00-TL elektrik-elektronik cihaz zararı ve 94.950,64-TL gıda maddesi zararı olmak üzere toplam 186.625,64-TL olarak tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından 16/07/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 149.300,00-TL'ye yükseltilmiştir. Davacı vekili tarafından ıslah dilekçesinde müterafik kusur indirimi uygulanması suretiyle dava değeri belirlenmiş ise de mahkememizce hüküm kurulması sırasında sehven ıslah edilen dava değeri üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmış olup bu husustaki hatanın kanun yolu incelemesi aşamasında giderilebileceği değerlendirilmiştir. 9-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, davacıya ait işyerinin deposunda, davalı su idaresinin hizmet kusuru nedeniyle su baskını gerçekleştiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, depoda yer alan sabit eşyaların, elektrik tesisatının ve bir kısım elektronik cihazlar ile gıda maddelerinin zarara uğradığının hasar tespit tutanağı ile sabit olduğu, meydana gelen hasar bedelinin hasar tarihi itibariyle değerlerinin zarar gören emtia ve eşyaların niteliğine göre alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından belirlendiği, tespit edilen zarar miktarlarının İzmir..Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...D.İş sayılı dosyasından alınan delil tespiti raporunda belirlenen zarar miktarlarıyla uyumlu olduğu ve mahkememizce dosya kapsamı ve piyasa rayiçlerine uygun bulunan bilirkişi rapor ve ek raporları doğrultusunda zararın ispat edildiği dikkate alınarak, tespit edilen zarar miktarına müterafik kusur indirimi uygulanması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, reddedilen dava değerinin müterafik kusur indirimden kaynaklanmış olması nedeniyle davalı lehine yargılama giderine takdir edilmemiş olup, davacı tarafın sarf ettiği yargılama giderlerinin tamamı davalı üzerine yükletilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 119.440,00-TL maddi tazminatın 16/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair kısmın müterafik kusur indirimi nedeniyle reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.158,94-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL ve tamamlama harcı olarak alınan 2.378,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.600,14-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 19.110,40-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 2.378,90-TL toplamı 2.558,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı, 1.912,35-TL keşif harcı, 750,00-TL keşif araç ücreti, 155,00-TL posta ve tebligat ücreti, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 9.997,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır