Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9209 E. 2026/7380 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9209
- Karar No
- 2026/7380
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/20 72... /1326 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1 95... /160 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.10.2017 tarihinde davacıların oğulları ...'ın sevk ve idaresinde olan motosiklet ile karayoluna taşkın olarak yapılmış olan üst geçidin çelik ayağının destek betonuna çarptığını, bu trafik kazası neticesi vefat ettiğini, kazaya üst geçidin mimari tasarıma aykırı olarak yapılmış olan ve karayoluna taşan beton çıkıntısının neden olduğunu, beton çıkıntının uzak ve yakın mesafeden fark edilemediğini, ışıklı ve ışıksız uyarıcı bir işaret olmadığını, meydana gelen ölümlü trafik kazasında davacıların oğullarını kaybettiklerini ve desteğinden yoksun kaldıklarını ve yıllarca sürecek derin bir acı yaşadıklarını ileri sürerek her bir davacı için 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 150.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağı ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmada dava konusu yapılan trafik kazasında davalı belediyenin herhangi bir kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, davaya konu kazanın tamamen müteveffa ...’ın trafik kurallarını aykırı hareketi sebebiyle meydana geldiğini, destekten yoksun kalma tazminatı şartlarının oluşabilmesi için zarar, hukuka aykırı eylem, uygun illiyet bağının yanı sıra müteveffanın davacılara destek olduğunun kanıtlanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatı da kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olup adeta davacıları zenginleştirme amacı taşıdığını, dava açılmadan önce davacılar tarafından davalı belediyeye herhangi bir başvuru yapılmadığını faiz talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kusursuz olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; plana aykırı olarak üst geçit yapıldığını, yapılan üst geçidin ayak kısmının yere sabitlendiği beton kısmın yola taştığının yapılan keşif ile de ortaya çıktığını, belediyenin bu çıkıntıyı dava sürerken kaldırdığını, bu çıkıntıyı zamanında kaldırmayan ve önlem almayan belediyenin zarardan sorumlu olduğunu, illiyet yönünden yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, müteveffanın çıkıntıya çarpması sonucu savrulması ile kazanın oluştuğunu, çıkıntı olmasa idi kazanın yaralanma ile atlatılabileceğini, bilirkişinin bu hususa yönelik tespitlerinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası neticesi maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli olmasına ve kaza tespit tutanağı ve mahkemece alınan diğer kusur raporu ile uyumlu bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.