Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9935 E. 2026/7736 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9935
- Karar No
- 2026/7736
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1035 Esas, 2023/633 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaldıran Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/376 Esas, 2022/536 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta (ZMMS) poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü Aytaç Akyol'un, davacıların oğlu ...'a çarpması sonucu meydana gelen 05.07.2021 tarihli trafik kazasında, davacıların oğlu olan ...'ın vefat ettiğini, davacıların çocuklarını kaybederek onun desteğinden yoksun kaldıklarını, davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, kazanın meydana geldiği yerin kamunun faydalanmasına ait açık alan olmadığını, özel mülk olduğunu ve bu sebeple 2918 sayılı kanun kapsamı dolayısıyla tazminat talebinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber kusur incelemesinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince yapılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı uygulanarak yapılması gerektiğini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile soruşturma dosyası içindeki olay anına dair CD izlendiğinde, ATK raporunda da anlatıldığı şekilde, kazanın yayanın aracın istikametine göre yolun sağından aniden yola çıkması sonucu gerçekleştiği, tanık İbrahim'in beyanından da müteveffanın oyun oynamak maksadıyla yola koştuğunun anlaşıldığı, hem soruşturma aşamasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen hem de mahkemece alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporlarda araç sürücüsüne kusur verilmediği, araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusuru bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesi ve istinaf dilekçesinde keşif deliline dayanıldığını ancak olay mahallinde keşif yapılmaksızın karar verildiğini, yalnızca olay yeri kaza tespit tutanağı üzerinden yargılama yapılmasının hatalı olduğunu, eksik incelemeye dayalı olduğunu, tutulan kaza tespit tutanağının taraflı ve gerçeğe aykırı olduğunu, kazanın gerçekleştiği yer, hava koşulları, aracın özellikleri, aracın sürati, yolun genişliği ve yapısı vs. trafik akışını etkileyen hususlar göz önünde bulundurulmayarak hazırlanan tutanak doğrultusunda karar verilmesinin hak kaybı yarattığını, mahkemenin tarafsız ve gerçeğe uygun kaza tespit tutanağı için keşif talebini kabul edip, olay yerinde inceleme yapması gerektiğini, bu nedenle kararın bozulması gerektiğini, davacılar desteği ...'a, aracın sağ ön kaportasının çarpması ile 19 metre boyunca araçla birlikte sürüklenmesi sonucu ölmesi suretiyle tek taraflı ölümlü trafik kazası gerçekleştiğini, kamera kayıtlarından da görüleceği üzere aracın ani fren yaparak durmadığını, müteveffaya ait kan bulgusunun 19 metre uzaklıkta tespit edildiğini, aracın 19 metre boyunca çocuğu sürüklediğini, araç hızının tespit edilememiş olmasının bilinçli bir ihmal olduğunu, her ne kadar gerekçeli kararda fren izinin olmadığı, araç hızının düşük olduğu belirtilmiş ise de aracın çarptığı gibi durmuş olması durumunda fren izinin oluşacağını, aracın çarptıktan sonra hızını yavaşlattığı esnada az çok fren izi oluşma ihtimalinin olduğunu, bu durumun dahi kasıtlı olarak tutanağa geçirilmediğini, netice itibariyle trafik kazası sonucu çocuk yaşta hayatını kaybetmiş olan müteveffanın geride kalan anne ve babasına yönelik verilmesi gereken maddi destek söz konusu olduğunu beyanla ve resen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karışmış olduğu 05.07.2021 tarihli trafik kazasında ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.