Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12864 E. 2026/7716 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12864
- Karar No
- 2026/7716
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2865 Esas, 2023/1719 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/3 02... /735 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan ve davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminat ile 70.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortalı araç sürücüsü ile uzlaştığını, bu nedenle müvekkili şirketten herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunca (ATK) tespiti gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin ise poliçe teminatı kapsamında olmadığını, faiz başlangıcının dava tarihi olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 19.02.2020 tarihli rapor ve ... ATK 2. İhtisas Kurulundan alınan 18.06.2021 tarihli rapor dikkate alınarak davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi raporlarına karşı sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, davacıya %0 oranında maluliyet verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğunu, kaza sonrasında davacının pnömotoraks olduğunu ve göğüs tüpü takıldığını, akciğerinde yer alan hasar nedeniyle halen sorunlarının devam ettiğini, olay anında tutulan kaza tespit tutanağında davalı tarafın kusuru belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece alınan raporda kusursuz olarak belirtilmiş olduğunu, bunun hakkaniyete aykırı olduğunu, bu hususta yeni rapor alınması taleplerinin reddedilmesinin yerinde olmadığını, kazayı gören tanıkların beyanlarının da kararın esasında değerlendirilmemiş olduğunu, müvekkilinin bu kaza sebebiyle maddi ve manevi olarak ciddi sıkıntılar çekmiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası neticesi yaralanan ve malul kalan davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporu arasındaki çelişkinin aynı istemlerle araç malikine karşı Dörtyol 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış dosyadan ... Genel Müdürlüğü Trafik Güvenlik Daire Başkanlığından seçilen 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporla giderilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.