Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/7823 E. 2023/11127 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7823
Karar No
2023/11127
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/530 Değişik İş - 2021/535 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-21289 HÜKÜM/KARAR : Usulden ret/Davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması ve başvurunun kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/63917 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 28.08.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru sonucunda kısmi bir ödeme yapıldığını ancak ödemenin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 113.138,50 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödeme ile zararın giderildiğini ve bakiye tazminat talebinin yerinde olmadığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maluliyetine neden olan yaralanmanın niteliği ve olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik gereğince iyileşme süresi tamamlanmadan rapor düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu nedenle raporun yönetmeliğe aykırı olduğu, usulüne uygun rapor ile davalıya başvuru yapılmadığından başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; bir yıllık iyileşme süresinin yalnızca omurgaya bağlı arazlar ve alt ekstremiteye ait sorunlar için geçerli olduğunu, üst ekstremiteye ait sorunlarda iyileşme süresi düzenlenmediğini, müvekkilinin maluliyetinin sağ omuz hareket kısıtlılığından kaynaklandığını, bu nedenle raporun yönetmeliğe uygun olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça yetkilendirilen hastane tarafından düzenlendiği, yönetmelikte üst ekstremiteye bağlı sorunlarda 1 yıllık iyileşme süresinin bekleneceğine dair düzenleme mevcut olmadığı, bu nedenle raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, yapılan ödemenin zararı karşılamadığı gerekçesiyle davacının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 113.138,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından %5 maluliyet oranına göre ödeme yapıldığını, söz konusu raporun cevap dilekçesi ekinde sunulmasına rağmen davacı tarafından sunulan maluliyet raporu ile arasındaki çelişkinin giderilmediğini, iki rapor arasında fahiş fark mevcut olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde davacının muayenesi yapılarak ve Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen hastane tarafından düzenlenmesine, dosyada başkaca maluliyet raporu bulunmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusuruna ilişkin bilirkişi raporu alınmadığı, kaza tespit tutanağına göre davacının kusursuz, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 23.10.2023 gününde Başkan ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Davaya konu kazadaki tarafların kusur oranlarının kaza tespit tutanağındaki belirlemelere göre yapıldığı ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusuru üzerinden yapılan hesaplama esas alınıp tazminata karar verildiği, davalı vekilince kararın maluliyet raporu ile davacı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edildiği, sayın çoğunluk tarafından kusur konusunda bilirkişi raporu alınması için kararın re'sen bozulduğu görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında; "Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir" düzenlemesi yapılmış ve temyiz incelemesinin kapsamı belirlenmiştir. Anılan kanun hükmü gereği temyiz incelemesi kural olarak tarafların ileri sürdükleri sebeplerle sınırlı biçimde yapılabilecek, ancak kanunun açık hükmüne aykırı olan hususlar re'sen bozma sebebi yapılabilecektir. Hukuk yargılamasının en temel ilkelerinden olan taraflarca getirilme ilkesi ile taleple bağlılık ilkesi gereği de temyiz incelemesinin tarafların ileri sürdüğü sebeplerle sınırlı yapılması gerekeceği açıktır. Somut olayda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabulüyle verilen kararı temyiz eden davalı vekilinin esas alınan kusur oranına ilişkin bir temyiz itirazı yoktur. Bu itibarla; kamu düzenine aykırılık ya da açık kanun hükmüne aykırılık vasfı taşımayan yöne (kusura) ilişkin nedenle kararın bozulmasının doğru olmadığı ve davalının sadece vekalet ücreti temyizi yerinde olduğundan İtiraz Hakem Heyeti kararının bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/7823, K. 2023/11127, T. 23.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-7823-e-2023-11127-k-bec045099e5f