Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/767 E. 2024/5924 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/767
- Karar No
- 2024/5924
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/92 E., 2023/191 K. DAVA TARİHİ : 26.11.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :...2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/312 E., 2020/274 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ada numarası 915 olan taşınmazın batısında yer alan taşınmazın 07.07.2005 tarih 98 sayı ile "otopark" olarak belirlenip bunun üzerine İmar Kanunu uyarınca müvekkili tarafından...Belediyesi'ne bedelsiz olarak terk edildiğini, taşınmaza yapılan 07.03.2011 tarihli 35 sayılı...2. Etap Çevre Yolu İlave Uygulama İmar Planı ile 78 pafta, 358 ada 1684 No.lu parselin oluşturulduğunu, kamu yararı adına müvekkil tarafından bedelsiz olarak ilgili idareye terk edildiğini, fakat terk edilme amacına aykırı olarak parselasyon işlemi yapıldığını, taşınmazın kooperatife bağlı işyerlerinin otoparkı olarak kullanıldığını, terk edilen bu taşınmaza parsel numarası verilmesi nedeniyle ileride otopark olarak kullanılmayacağını, belediyenin terk amacına uygun olarak işlem yapmadığını, 385 ada 1684 parsel sayılı taşınmazın bedelsiz olarak müvekkili adına tesciline karar verilmesini dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının belirttiğinin aksine yalnızca davaya konu taşınmazı ilgilendiren bir plan değişikliği yapılmadığını, herhangi bir tasarrufta bulunulmadığını, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı kooperatifin herhangi bir şart karşılığında veya özel amaçla dava konusu taşınmazı terkin ettirmediği, yapılan terkin işleminin bedelsiz ve koşulsuz olduğu, davacı tarafından bedelsiz terk edilen dava konusu taşınmazın davacıya iadesi mümkün olmadığından tapu iptali ve tescil talebinin dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının herhangi bir şart karşılığında veya özel amaçla dava konusu taşınmazı terkin ettirmediği, birleştirme ve ifraz talebinde bulunduğu, yola terk edilen kısımla ilgili koşullu bir bağışı bulunmadığı, belediyenin değişen şartları gözeterek "yol" için ayırdığı alanı özel mülke konu etmesinin belediye çalışması kapsamında tasarruf işlemi olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kamu gücü tarafından davacının bedelsiz terke zorlandığı, müvekkilinin bağıştaki amacının belirtilen taşınmazda otopark alanı olarak kullanılması olduğu, özel mülke çevrilmesi nedeniyle artık otopark olarak kullanılamayacağı, davalının önce kamu yararı adına otopark haline getirdiği arsayı aradan yıllar geçtikten sonra arsa spekülasyonu amacı ile niteliğini değiştirerek özel mülkiyete uygun hale getirmesinin, kooperatifin ekonomik bütünlüğüne ağır ve haksız bir saldırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.