Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6649 E. 2024/6536 K. – Haksız Fiilden
Konu: Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6649
- Karar No
- 2024/6536
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2218 Esas, 2023/1177 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Davacıların istinaf talebinin kısmen kabulü /davalı istinaf talebinin reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/362 Esas, 2021/249 Karar Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vasisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun esastan reddine, davacıların başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli kararı ile kararın kesin olması nedeni ile temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerinin kesinlik sınırının alında olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ek kararına ilişkindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli kararı ile davacı ... lehine maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 127.000,00 TL maddi tazminat ve 75.000,00 TL manevi tazminata, davacı ...'un maddi tazminat talebinin reddine, 40.000,00 TL hastane masraflarına ilişkin talebin reddine, 40.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davacıları fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat talebinde bulunmuşlar, davacı ... yönünden kısmen kabul kararı verilirken, davacı ... için maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla reddedilen maddi tazminat miktarı (tedavi gideri talebinin reddi karşısında) belli olmadığından kararın da kesin olmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin miktardan reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nin oğlu, davacı ...'ın kardeşi olan ...'un davalı tarafından 26.08.2012 tarihinde bıçaklanarak öldürüldüğünü, davalının Silivri Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak ceza aldığını, ancak ceza yargılaması sırasında hiçbir pişmanlık göstermediğini, davacıların ölüm nedeni ile çok acı çektiklerini, davacı ... ve ölen kardeşinin hayvancılık işi ile uğraştıklarını ancak Rıfat'ın ölümü ile davacının tek başına işi yapamaz ... geldiği ve maddi anlamda zor duruma düştüklerini beyanla davacı ...'nin oğlunun vefatı nedeni ile 200.000,00 TL, davacı ...'ın ise kardeşinin vefatı nedeni ile 150.000,00 TL manevi tazminat, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile destekten yoksun kalma, maddi zarar ve cenaze gideri için şimdilik 10.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili 02.03.2021 tarihli dilekçesiyle talebini 169.242,64 TL destek tazminatı ve 07.01.2021 tarihli duruşmada kabul edilen 40.000,00 TL hastane masrafı diğer giderler olmak üzere toplam 209.242,64 TL'ye ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'un müteveffanın bakımına ihtiyacı olmadığını, kendi geçimini sağlayacak yaş ve sağlığa sahip olduğundan bu davacı açısından maddi ve manevi tazminat isteme hakkı bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranlarının dikkate alınmasını, müteveffanın hayatta iken yaptığı iş ve kazancının belirlenmesi gerektiğini bilindiği kadarı ile müteveffanın işinin olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, olay tarihinden itibaren faiz talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile davacı ...'nin oğlu ve diğer davacının kardeşinin 26.08.2012 tarihinde kasten öldürüldüğü, davacıların maddi ve manevi tazminat isteminde bulundukları, Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/60 Esas, 2014/19 Karar sayılı ilamı ile davalı ... hakkında verilen cezanın kesinleştiği, ceza mahkemesinde kesinleşen maddi olguların hukuk hâkimini bağladığı, tarafların maddi tazminat taleplerinin hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, davacı ... için 169.242,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının belirlendiği, davacı ...'ın maddi tazminat talep hakkı olmadığının beyan edildiği, kesinleşen ceza mahkemesi hükmünün incelenmesinde sanık hakkında 1/4 oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı, davacıların çektiği acı, paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiği, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 127.000,00 TL maddi tazminatın 10.000 TL'lik kısmına dava tarihi olan 22.09.2017 tarihinden itibaren, 117.000,00 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 01.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'un maddi tazminat talebinin reddine, davacının 40.000,00 TL hastane masrafı talebinin daha sonra dava açma hakkı saklı kalmak üzere usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 22.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vasisi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... için destek yoksun kalma tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, müteveffa ile ...'ın birbirine yardım ederek çiftçilik ve hayvancılık yaptıklarının tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, ...'ın kardeşinin ölümü sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatını talep hakkı olduğunu, bilirkişi raporunda asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığını, ancak müteveffanın hayvancılık ve çiftçilik yaptığını, asgari ücrete göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, haksız fiile dayalı tazminat davasında, olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihi ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, hastane masraflarının hüküm altına alınması gerektiğini, tazminattan 1/4 indirim yapılmasının hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vasisi istinaf dilekçesinde; müteveffanın, davacıların geçimini sağladığına dair tanık beyanı dışında bilgi ve belge olmadığını, bu hususun ispat edilemediğini, maddi tazminat miktarının fahiş hesaplandığını ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, haksız tahrik indiriminin daha fazla yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde, kural olarak kardeşlerin birbirine karşı bakım ödevi olmadığı, ancak bu yardımın eylemli ve düzenli olması gerektiği, 29 yaşında vefat eden Rıfat'ın davacı kardeşine eylemli ve düzenli olarak destek olduğuna dair delil olmadığı, bu nedenle davacı ... bakımından verilen ret kararının yerinde olduğu, müteveffanın hayvancılık ve çiftçilik yaptığı dikkate alınarak emsal ücret araştırması yapılarak ücret belirlemesi yapıldığı ve bilirkişi raporunun bu gelire göre hesaplandığı, bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerektiği, dava dilekçesinde harçlandırılmak suretiyle talep edilmeyen hastane masraflarının ıslah ile dava konusu haline getirilemeyeceğinden bu taleple ilgili ret kararı verilmesinin yerinde olduğu, ceza mahkemesinde haksız tahrik indirimi uygulandığı, bu nedenle tazminattan haksız tahrik nedeni ile indirim yapılmasının yerinde olduğu, hükmedilen tazminat miktarlarına olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davalının istinaf taleplerinin değerlendirilmesinde ise, davacı annenin destek tazminatı talebinde bulunabileceği, olayın gelişimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olay tarihi, davalının eylemi, müteveffaya karşı gerçekleştirilen eylemin haksız tahrik altında gerçekleşmesi nedenlerinin birlikte değerlendirilmesinde hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesi ile davalının istinaf taleplerinin esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ... için 127.000,00 TL maddi tazminatın 26.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'un maddi tazminat talebinin reddine, davacıların 40.000 TL hastane masrafı talebinin daha sonra dava açma hakkı saklı kalmak üzere usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın 26.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kasten öldürme eylemine dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,50, 51, 52, 53 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yeterli olmasına, emsal ücret araştırması ile belirlenen ücretin dikkate alınmasının yerinde olmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak destekten yoksun kalma tazminatı, maddi zarar ve cenaze gideri için 10.000,00 TL talebinde bulunmuş, ıslah dilekçesi ile destek tazminatı yanında 40.000,00 TL hastane masrafı talep etmiştir. Mahkeme tarafından tedavi gideri yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacıların kararı istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde tedavi gideri ile ilgili usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulmuştur. Dosyanın incelenmesinde olayın 26.08.2012 tarihinde gerçekleştiği, olaydan sonra ...'un hastaneye kaldırıldığı ve tedavi görmekte iken 18.09.2012 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır. Müteveffanın kısa bir süre hastanede kaldığı sabit olmakla, dava dilekçesinde de maddi zarar başlığı altında destek için yapılan tedavi gideri isteminde de bulunulduğu kabul edilmelidir. O halde mahkeme tarafından, olay tarihinden desteğin ölüm tarihine kadarki süre içinde tedavi giderinin belirlenmesi amacıyla bu hususta belge olmasa dahi doktor bilirkiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi; bilirkişi raporu ile tedavi gideri miktarının belirlenememesi halinde ise TBK'nın 50. maddesinde düzenlenen hakimin takdir yetkisini kullanarak, desteğin yaralanma derecesi ve tedavi gördüğü süre gözetilerek uygun bir tazminat miktarı belirlemesi gerekirken, yapıldığı gerekçeyle tedavi gideri ile ilgili usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine kararı verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.