İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/121 E. 2024/795 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/121
- Karar No
- 2024/795
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/121 Esas KARAR NO : 2024/795 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/02/2024 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile;... gorta A.Ş. nezdinde... numaralı Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunan ... plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği gibi 15.09.2023 günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili...adına kayıtlı ... plakalı araç hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi sigortalısı... plakalı araç %100 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin, meydana gelen kaza ile ilgili olarak sigorta şirketine kazayı ihbar ettiğini, sigorta şirketi hasar dosyasını açarak eksper görevlendirdiğini, sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda müvekkili aracında toplam 27.890,70-TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, lakin düzenlenen bu eksper raporunun müvekkili aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, eksperin adeta davalı sigorta şirketinin temsilcisi gibi davrandığını, atanan eksper tarafından hazırlanan ekli rapordan da anlaşılacağı şekilde müvekkiline ait araçta 55.824,00-TL hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, yaşanan trafik kazasından dolayı müvekkiline ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde bir kayba sebep olduğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 750,00-TL ücretin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine 27.10.2023 tarihinde başvuruda bulunmuş olmalarına rağmen davalı sigorta şirketinin taleplerini zımni olarak reddettiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00 TL maddi hasar alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, 10,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesine, ekspere ödenen 750,00-TL eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; 10,00 TL maddi hasara ilişkin alacaklarını 13.394,00-TL arttırarak 13.404,00-TL (Davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilmiştir), 10,00 TL değer kaybına ilişkin alacaklarını 994,00 TL artırarak 1.004,00-TL (Davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilmiştir) toplamda 14.408,00 TL maddi zararın davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınrak müvekkiline ödenmesine, müvekkili aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen 750,00 TL eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Konu kaza sebebi ile kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araçlarının kusurlu olması sebebi ile müvekkili şirketin kaza tarihi olan 15.09.2023 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından yılbaşından itibaren geçerli olacak şekilde belirlenmiş olan 120.000,00-TL'lik poliçe limitine sahip olduğunu, davacı yanın taleplerinin karşılandığını, hasar kapsamında müvekkil şirket tarafından hasar ödemesi 10/11/2023 tarihinde 27.890,70-TL olarak davacı ...a ödendiğini, değer kaybı ödemesi 03/11/2023 tarihinde 8.995,42-TL olarak davacı vekili Av. ... ödendiğini, Kaza tarihindeki poliçe limiti olan 120.000,00-TL'den hasar dosyasındaki davacıya yapılan ödemeler mahsup edildiğinde müvekkili şirketin ZMMS poliçe limitinin 83.113,88-TL ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusuru bulunmadığını, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının hukuka aykırı olduğunu, faturaların katma değer vergisinden şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlere davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 09/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sn. Mahkemenin ...E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz hususlarla; Trafik kural ihlalleri yönünden: 1. Davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 09.03.2023/2024 tarihleri arasında ... numaralı ZMS (trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı 1991 model ... marka otomobilin maliki ve sürücüsü olan ...’nun kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nın diğer sürücü kusurlarından 57/C-2 ile sürücü asli kusurlarından 84/H hükümlerini ihlal ettiği, 2.... plakalı 1994 model... SLX marka A aracının maliki ve sürücüsü olan davacı ...’ın kazanın oluşumuna katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü görülmediği, 3. Başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Hasar onarım bedeli yönünden: ... plaka sayılı...SLX 1994 model otomobilde meydana gelen gerçek zarar 17.09.2023 riziko tarihi itibarıyla KDV dahil 41.295,72 TL. olarak hesaplanmıştır. Değer kaybı bedeli yönünden: ... plaka sayılı ... SLX 1994 model otomobilin 17.09.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 10.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın ... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup,... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında), sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında gerçek zarar olarak hesaplanan 41.295,72 TL. hasar onarım bedelinden ve Yargıtay içtihatlarına göre 10.000,00 TL. olarak belirlenen değer kaybı bedelinden ve sigortalısının kusuru oranında poliçe limitiyle sorumlu ve ödemekle yükümlüdür. Ancak davalı Sigorta Şirketi tarafından davacı asile, 10.11.2023 tarihinde 27.890,70 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapılmış olmakla 13.405,02 TL. olarak hesaplanan bakiye hasar onarım bedelinden, davacı Vekiline 03.11.2023 tarihinde 8.995,42 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapılmış olmakla, 1.004,80 TL. olarak belirlenen bakiye değer kaybı bedelinden sigortalısının kusuru oranında poliçe limitiyle sorumlu ve ödemekle yükümlüdür. Davalı Vekili tarafından...Sigorta A.Ş. nin ....tr elektronik posta adresine 27.10.2023 tarihinde hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedeli ihbarı yapıldığı, ihbarın 30.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin 13.11.2023 tarihi itibarıyla -ödenmeyen zarar miktarı yönünden- temerrüde düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar zararo ve değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dava konusu uyuşmazlık davacıya ait ...plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında meydana gelen 15/09/2023 tarihli trafik kazasında kusur dağılımı ve davacıya ait araçta kaza sonrasında oluşan hasar onarım bedeli miktarı ve değer kaybı zararının miktarı noktalarında toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalı taraf zarar verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir. Somut olayda, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 09/03/2023-09/03/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi 15/09/2023 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 120.000,00-TL olduğu görülmüştür. 4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. 5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı ...'nun 918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/c-2 ve 84/H maddelerine yönelik kural ihlalinden dolayı meydana geldiği, kazaya karışan davacı araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, kaza tespit tutanağı ve kaza sonrasına ilişkin olay yeri fotoğraflarına göre davalının sigortalısı araç sürücüsünün, kavşaktan geçiş önceliği bulunan davacıya ait araca yol geçiş hakkı tanımaksızın kavşağa giriş yapması nedeniyle kazanın gerçekleştiği, kendi şeridinde seyreden davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı dikkate alınarak davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı ...'nun kazanın oluşumuna asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği değerlendirildiğinden davalının sigortalısı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 6-Davacının kaza sonucu oluşan hasarın onarım bedelinin ve değer kaybı zararının tespiti hususunda otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 08/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasarın onarılmasının ekonomik olduğu, onarım bedelinin KDV dahil 41.295,72-TL olacağı, aracın onarımının ekonomik olacağı ve kaza öncesine göre kaza nedeniyle gerçekleştirilen onarımlardan dolayı 10.000,00-TL değer kaybı oluşacağı, davalının dava öncesi yaptığı 27.890,70-TL onarım bedeli ödemesi sonrasında 13.405,02-TL bakiye hasar bedeli zararı bulunduğu, davacıya dva öncesinde 8.995,42-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, ödemenin mahsubu ile bakiye 1.004,80-TL bakiye değer kaybı zararının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de, hasar bedeli belirlenmesine esas parçaların ve işçiliklerin sigorta şirketince alınan ekspertiz raporu ile uyumlu olduğu, parça ve işçilik fiyatlarının iskontosuz ve KDV dahil olarak belirlenmesinin yerinde olduğu gözetilerek hasar bedeli yönünden yapılan itirazlar yerinde görülmemiş, değer kaybı zararı açısından onarım gören parçalar ve toplam hasar bedeli miktarına göre 10.000,00-TL değer kaybı zararının dosya kapsamına ve piyasa şartlarına uygun olduğu gözetilerek yeniden rapor alınmamış, bilirkişi raporu ile belirlenen zarar ve bakiye zarar miktarları hükme esas alınmıştır. 7-Dava öncesinde davalı sigorta şirketinin 10/11/2023 tarihinde 27.890,70-TL hasar bedeli ödemesi yaptığı ve bakiye hasar bedeli zararının 13.405,02-TL olduğu, davacı vekilinin değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 13.405,02-TL'ye yükseltildiği gözetilerek hasar bedeli zararı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, sigorta şirketine 27/10/2023 tarihinde e-posta yoluyla yazılı başvuru yapıldığı dikkate alınarak temerrüt tarihi 09/11/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Davacı tarafça faiz türü olarak avans faizi talep edilmiş ise de zarar veren sigortalı aracın ruhsat kaydının hususi olduğu dikkate alınarak faiz türü yasal faiz olarak belirlenmiştir. Değer kaybı zararı yönünden davalı sigorta şirketinin 03/11/2023 tarihinde 8.995,42-TL değer kaybı zararı ödemesi yaptığı ve bakiye zarar miktarının 1.004,80-TL olduğu, davacı vekilinin değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 1.004,80-TL'ye yükseltildiği gözetilerek değer kaybı zararı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, sigorta şirketine 27/10/2023 tarihinde e-posta yoluyla yazılı başvuru yapıldığı ancak davalı şirket tarafından yasal ödeme süresinden önce 03/11/2023 tarihinde kısmi ödeme yapıldığı ve kısmi ödemenin temerrüt oluşturduğu dikkate alınarak temerrüt tarihi 03/11/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Davacı tarafça faiz türü olarak avans faizi talep edilmiş ise de zarar veren sigortalı aracın ruhsat kaydının hususi olduğu dikkate alınarak faiz türü yasal faiz olarak belirlenmiştir. Davalı şirket tarafından dava öncesinde yapılan ödemelerle poliçe limitinde ne ölçüde azalma olduğu hususunun incelenmesinde, davalı şirketin 10/11/2023 tarihinde 27.890,70-TL hasar bedeli ve 03/11/2023 tarihinde 8.995,42-TL değer kaybı zararı ödemesi yapıldığı, toplam ödeme miktarının 36.886,12-TL olduğu ve 120.000,00-TL poliçe limitinden bakiye 83.113,88-TL kaldığı, bu miktarın dava konusu talebi karşılamaya yeterli olduğu görülmüştür. 8-Davacı tarafça dava öncesinde zararın tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırılmış ve bu bedelin de davalıdan tahsili talep edilmiştir. Ekspertiz ücreti veya uzman görüşü alınması davacının dava öncesinde haklılığının tespitine yönelik yaptırabileceği dava hazırlık aşamasına dair giderlerden olup yerleşik yargısal uygulamada yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilebileceği kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dava öncesinde 750,00-TL ekspertiz ücreti ödemesi yapıldığı dosyaya sunulan 25/11/2023 tarihli 750,00-TL bedelli faturadan anlaşılmakta olup bu ödemenin piyasa koşullarına uygun miktarda olduğu gözetilerek yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir. 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, A-13.404,00-TL bakiye hasar bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe sorumluluk limiti 83.113,88-TL aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 09/11/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, B-1.004,00-TL bakiye değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe sorumluluk limiti 83.113,88-TL aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 03/11/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 984,21-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 255,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 301,61-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 14.408,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 255,00-TL toplam 682,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 54,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, yargılama gideri kapsamına alınan 750,00-TL eksper ücreti toplamı 6.731,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır