İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/211 E. 2024/804 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/211
Karar No
2024/804
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2020/211 Esas KARAR NO:2024/804 DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:27/03/2020 KARAR TARİHİ:22/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 15.02.2015 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... ilçesi ... Caddesi üzeri istikametine doğru köprü üzerinde seyir halinde iken, cadde üzerinde karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkiline çarpması neticesinde, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili kaza meydana geldiğinde yaya konumunda olduğunu, kazanın oluşumu ile ilgili yazılan uzman mütalaası, bilirkişi raporu ile kollukta alınan ifade tutanaklarında ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik Kanunu gereği sürücülerin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, trafik durumunun gerektirdiği şartlara gerektirdiği şartlara uydurma zorunluluğuna ve dikkat ve özen yükümlülüğüne yerine, tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanmak şeklinde eylemleri sebebiyle kazada kusurlu olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin kaza sebebiyle ağır yaralandığını, epidural kanama, travmatik subdural kanama, ensefalopati tanılarıyla yoğun bakımda tedavi gördüğünü, müvekkilinin ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan 22.02.2019 tarihli muayenesinde dizartrik konuşma, motor sol üst spastik, sol alt 1/5 motor gücü, kendi işlerini görebilmek için yardıma ihtiyaç duyma, motor mental sekel gelişmesi, kognitif fonsiyonda orta derece bozulma olduğu sol hemiplej teşhisleri ile sürekli yardıma muhtaç olduğu belirtildiğini, müvekkili meydana gelen kaza neticesinde beyin ameliyatı geçirmiş, ... Tıp Fakültesi ... Tıp Merkezi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı adli kurul raporuna göre kendisinde kaza sonrası hemiplej (inme), algı bozukluğu ve parezi hastalığı teşhisleri konulduğunu, belirtilen sebepler veçhile kendisine vasi atanma zorunluluğu hasıl olduğunu, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Sayılı kararı ile müvekkili kardeşi ... vasi olarak atandığını, müvekkili kaza sebebiyle oldukça güç bir duruma düştüğünü, başkalarının bakım ve gözetimine muhtaç hale geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç, davalı ... Şirketi'nin ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı ... Şirketi'nden karşılanması amacıyla; doğrudan doğruya davalı ... Şirketi'ne 18.07.2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, ödeme yapılması için tüm evraklar davalı şirkete teslim edildiğini, davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtaren bildirildiğini, davalı ... Şirketi tarafından tazminat talebinin değerlendirilmesi için sağlık kurulu raporunun tarafımızca temin edildiğini, müvekkilinin maluliyet durumunu bildirir ... Tıp Fakültesi ... Tıp Merkezi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan 13.11.2019 tarihli rapor temin edilerek, sigorta şirketine iletildiğini, davalı sigorta şirketi başvuruya süresi içerisinde taleplerini karşılar nitelikte cevap vermediğini, iş bu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, davaya konu kaza sebebiyle davacı müvekkilimizin maluliyet ve iş göremezlik tazminat talepleri, ticari tazminat talebi kapsamında olup, Türk Ticaret Kanunu madde 5/A'nın "Kanunun 4üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü uyarınca, işbu dava tanzim edilmeden önce, 03.01.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurduklarını, arabuluculuk kanun yolu sürecinde davalı tarafla aramızda uzlaşma sağlanamadığını, işbu davayı ikame etme zarureti doğduğunu, müvekkili kaza tarihi itibari ile 39 yaşında olduğunu, müvekkilinin 2918 sayılı yasadan kaynaklanan söz konusu kaza dolayısı ile işgücü kaybından doğan daimi sakatlık tazminatını alabilmesi için işbu davayı açma zarureti doğduğunu, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 5.500,00 TL daimi maluliyet (sakatlık) olmak üzere toplam 5.500,00 TL tazminatının ve davalıya başvuru tarihi olan 18.07.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın ... no.lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davanın araç sigorta ettirenine, araç sürücüsüne ve SGK'ya ihbarının gerektiğini, davacı taraf herhangi bir ödeme almışsa, aynı ödemeyi mükerrer şekilde tarafımızdan tazmin ettiği takdirde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davacı tarafın ibraz ettiği deliller ve özellikle kaza tespit tutanağı taraflarına tebliğ edilmediğini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlamasının gerektiğini, davacı tarafça ZMMS Genel Şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmuyor ise dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğrar. İş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın tespiti halinde davanın reddi gerektiğini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, soruşturma ya da ceza davasında uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat eski halin iadesi veya diğer bir tazminat davası açılamayacağını, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayıldığını, davacı yanın soruşturma veya ceza davasında uzlaşma yaptığının tespiti durumunda uzlaşma ile tüm hak ve alacaklarını aldığını, bu davanın reddedilmesinin gerektiğini, davada alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğini, reddinin gerektiğini, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmesi sonucunda kalıcı işgöremezlik tazminatı içerisinde değerlendirilmeyen giderler, yani geçici iş göremezliğe ilişkin talepler gideri kapsamında bulunduğunu, bu giderlerden davalı müvekkilin sorumluluğu olmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, söz konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesinin gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzilinin gerektiğini, müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesinin gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96.madde gereğince teminatın paylaştırılması gerekli olduğunu, bu durumda Karayolları Trafik Kanunu' nun 96. maddesi uyarınca "bir teminat için birden fazla zarar görenin olması durumunda, teminatın zarar görenler arasında hasarları oranında paylaştırılması gerekir" hükmü uyarınca "proporsiyon" yapılarak teminatın paylaştırılması gerekli olduğunu, bu hususa özel dikkat edilmesinin gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında sigortacının sorumlu olmadığı hususlar tek tek sayıldığını, huzurdaki davada bu bent de sayılan durumlardan birinin varlığının tespiti halinde davanın reddinin gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin ZMMS teminatı dışında olduğunu, manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, davanın ihbarını, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 15.02.2015 tarihli meydana gelen trafik kazasında kusur oran ve durumunun ne olduğu, davacının sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan tazminat talebinde ilişkindir. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 27/03/2020 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu 17/05/2021-8763 karar sayılı ATK raporunda: mevcut belgelere göre; ... oğlu 1981 doğumlu, ...’nin 15/02/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1I (12c……….65) A%100 E cetveline göre %100(yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.Mevcut belgelere göre; ... oğlu 1981 doğumlu, ...’nin 15/02/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 I(12c……….65) A%100 E cetveline göre %100(yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu oy birliği ile mütalaa olunur" şeklinde rapor düzenlenmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 11/04/2022 tarihli maluliyet raporunda: "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; 15/02/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının: 03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle meslek grup numarası 1 kabul olunarak; Gr 1 I(12c…………65)A %100, E cetveline göre %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu oy birliği ile mütalaa olunur" ... Kurumu tarafından 11/03/2024 tarihli raporda: " Mevcut bulgulara göre; Sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan araç ile gece vakti seyri sırasında, kaza mahalli demir bariyerlerle yayaların geçişinin engellendiği yol bölümüne geldiği esnada, demir bariyerlerden atlayarak taşıt yoluna giren ve kısa mesafeden karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya çarpması sonucu gerçekleşen kazada, olayın oluş şekli ve mahal özellikleri dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. Yaya ... kaza mahalli demir bariyerlerle yaya geçişinin engellendiği yol bölümünde, seyirle gelmekte olan ve kısa mesafede bulunduğu anlaşılan araca rağmen, nizamlara aykırı şekilde demir bariyerleri aşarak, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde karşıdan karşıya geçmek istediği sırada gerçekleşen kazada kusurludur. Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, yaya ...'nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekili 01/03/2022 tarihli dilekçesinde: müvekkili ...'nin dava açıldıktan sonra vefat ettiğini, davaya mirasçıları ... ve ... yönünden devam edilmesi gerektiğini, buna dair ölüm belgesi ve mirasçılık belgesini dosyaya sunmuştur. Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir. Somut olayda dosya kapsamında alınan kusur raporunda davacı müteveffanın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun, karşı tarafın herhangi bir kusurunun olmadığının belirtildiği anlaşılmış olup davacının kendi kusuru ile sebep olduğu kaza sebebiyle davalıdan tazminat talebinde bulunamayacağından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar harcı 427,60 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile eksik 373,20 TL harcın davacı mirasçılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı ve davacı mirasçıları tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacı mirasçılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı mirasçılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 7-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı mirasçıların gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/211, K. 2024/804, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-211-e-2024-804-k-060d980b048e