Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6142 E. 2024/8426 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6142
- Karar No
- 2024/8426
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1826 E., 2023/201 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/584 E., 2022/179 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen Davacı vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Davacı ve davalılar ... vekili ve ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 01.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ve eşi ...'a borç olarak 84.500,00 Euro nakit parayı borç olarak verdiğini ve karşılığında senet aldığını, senetlerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle borçlulara karşı icra takibi yapıldığını, haciz işlemlerinin sonuçsuz kaldığını ve alacaklarını tahsil edemediklerini, ancak mülkiyeti davalı ...'a ait dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak diğer davalı ...'ye devredildiğini, satın alan bu kişinin müvekkilinin ağabeyi olduğunu, evin gerçek değeri ile satış değeri arasındaki fahiş miktarın borçluların alacaklılarını zarara uğratmak kastı ile hileli biçimde sattıklarını gösterdiğini, ...'nin davalı ve borçluların içinde bulundukları maddi zorlukları bildiğini, bu nedenle muvazaalı bir satış işlemi ile dava konusu evin satış olarak gösterildiğini belirterek davalılar arasında yapılan satış ve devir işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesini, borç ödemeden aciz vesikasının mevcut olmadan bu davanın açılamayacağını, dava konusu taşınmazın müvekkilince bedeli ödenerek yatırım amaçlı olarak satın alınmış olduğunu, dolayısıyla ortada gerçek anlamda satışın söz konusu olduğunu, tapu devrini yapan malikle kira anlaşması yapıldığını ve akabinde de tahliye taahhüdü alındığını, müvekkilinin taşınmazı satın alma gücünün olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın ön koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin taşınmazı yatırım amaçlı satın aldığını, satışın gerçek bir satış olduğunu, muvazaa bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli 4. kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın ön koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin bahse konu gayrimenkulü ...'dan 17.08.2020 tarihinde 660.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını ve bu bedelin 450.000,00 TL'si için Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş 'den konut kredisi kullandığını, kalan miktarın ise ...'a banka havalesi yoluyla gönderildiğini, müvekkilinin taşınmazı aile konutu olarak kullanmak maksadıyla satın aldığını, müvekkilinin aynı binada 4-5 yıldır kiracı olarak oturduğunu ve emlakçı vasıtasıyla söz konusu taşınmazı satın aldığını, satın aldıktan sonra evde çeşitli tadilatlar yaptırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapuda gösterilen satış bedelleri ile rayiç değerler arasında önemli ölçüde fark bulunduğu, ayrıca yapılan ilk satış işleminin tarafları arasında yakın akrabalık bağı bulunup borçlunun durumunu bilebilecek durumda olan kişiler olduğu, son satış işleminin tarafı olan ..., taşınmazı yatırım amaçlı olarak aldığını ve kredi çektiğini, emlakçı aracılığıyla satın aldığını beyan etmiş ise de ve yine dosyaya kredi sözleşmesi ve satıcıya para gönderdiğine dair dekont sunmuş ise de, kendi beyanı ile evin satış bedeli 660.000,00 TL olmasına rağmen satıcı olan diğer davalı ...'a havale edilen paranın 97.500,00 TL olduğu, satış bedelinin tamamının banka havalesi ile gönderilme imkanı mevcut olmasına rağmen cüzi bir kısmının bankadan gönderilip kalanının elden ödenmesi ve ödemeye ilişkin başkaca bir delil de bildirilmemesi ve ayrıca yine kendi beyanıyla aynı binada daha önce uzun süre oturmasına rağmen borçluyu tanımaması ve yine satışın emlakçı aracılığıyla yapılması hususlarında beyanlarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu Kayseri ili Melikgazi ilçesi Köşkdağı mahallesi 5964 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 10 nolu bağımsız bölümün davalılar arasında gerçekleştirilen satış işlemlerinin davacı alacaklı yönünden ayrı ayrı iptali ile davacı alacaklıya Kayseri Genel İcra Dairesinin 2019/4709 esas sayılı icra takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... ile arasında herhangi bir akrabalık bağının bulunmadığını, bu kişileri birbirine bağlayan tek hususun borçlular ile müvekkilin eşinin aynı köylü olmalarından ibaret olduğunu, müvekkilinin, davalı zararına bilerek ve isteyerek hareket ettiğini gösterir tek bir emarenin bulunmadığını, iptali istenen tasarruf için müvekkilinin üstlendiği edimin 600.000,00 TL olmakla birlikte müvekkilinin tüm bu miktarı ifa ettiğini, müvekkili tarafından hem yazılı hem de sözlü olarak mahkemeye bildirilmesine rağmen tapu beyanındaki düzeltme işleminin dikkate alınmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı salt 152.439,01 TL'ye almış gibi bir durumun oluşturulduğunu, bu miktarın sadece akit tablosundaki emlak beyan miktarından ibaret olduğunu, müvekkilinin daha sonra gerçek bedel olan 600.000,00 TL üzerinden eksik harcı tamamladığını, müvekkilinin oğlu Mehmet'e hediye amaçlı dava konusu taşınmazı satın aldığını, oğlunun yurtdışında yaşadığından dava konusu evi istemediğini, bu sebepten dolayı taşınmazı tekrar elden çıkarmak durumunda kaldığını, müvekkilinin kredi borçlusu davalı ...'nın kalan taksitlerini üzerine aldığını, 2 taksitine eş değer miktarda ödeme yaptıktan sonra taşınmazı kalan kredi borcuyla davalı ...'a devrettiğini, davalı ...'ın da taşınmaz üzerinde durduğu sürece kredi ödemelerini yaptıktan sonra kalan taksitleri son malik Abdullah'a devrederek işbu kredi bedelini toplam satış bedelinden mahsup ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davaya dahil edilme yolunun usul hukukuna aykırı olup, müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin tarafı olduğu her iki satış akdinin de hem ödeme usulü hem de ifa miktarı açısından vakıaya uygun olup, iptale dayanak yeterli ve haklı bir gerekçe bulunmadığını, komşuluk bağı açısından dosyada yakınlık olgusunu destekleyen yan delillerin bulunmaması ve elden ödenen miktar bakımından yapılan tespitin vakıaya aykırı olması hasebiyle hükme konu edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'nun dahili davalı olup davaya konu evin iyi niyetli dördüncü sahibi olduğunu, delil dilekçesinde belirttikleri hiçbir hususun mahkemece dikkate alınmadığını, sunmuş oldukları tanıkların dinlenmediğini, evi satın aldıktan sonra evi tadilat ettiğine dair beyanlarda bulunduğu halde eve yeni bir keşif yapılmadığını, müvekkilinin evi Albaraka Türk Katılım Bankasından konut kredisi kullanarak satın aldığını, kredi sözleşmesi ve ipotek belgeleri ile sabit olmasına rağmen ilgili bankaya müzekkere dahi yazılmadığını, satın alınan evin emlakçısının dahi dinlenilmediğini, müvekkilinin davaya konu evi satın almak için satıcı ile emlakçı aracılığı ile görüşüp 660.000,00 TL bedelle tapu harç ve masrafları dahil olmak üzere anlaşarak evi satın aldığını, dekontlardan da görüleceği üzere evin satış bedelinin büyük kısmının banka aracılığı ile kalan cüzi miktar kısmının ise elden ödendiğini, müvekkilinin halen satın aldığı ev için kredi taksitlerini ödediğini, müvekkili ...'nun davalı ..., ... ve ...'ı tanımadığını, müvekkilinin evi aile konutu olarak kullanmak maksadıyla satın aldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu bağımsız bölümün borçlu tarafından davalı ...'e yapılan davaya konu ilk satış olan 21.05.2019 tarihindeki değeri 709.617,02 TL olup; tapuda gösterilen satış bedeli ise 152.439,01 TL olmakla misli fark bulunduğu, ayrıca davalı ...'in, borçlu ... ile aralarında önceye dayalı tanışıklık olduğu, zira davalı ...'in davacının kardeşi olmakla kardeşinin borçludan alacaklı olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, buna göre davalı ...'in İİK'nun 280/1. maddesine göre borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bilen veya bilmesi lazım gelen şahıslardan olduğu, davalı ... tarafından sunulan belgeler ve savunmalar dikkate alındığında tapudaki resmi senette yazılı miktarın davalı ...'e ödendiği, davalı ...'ın, davalı ...'in damadı olan Erhan'ın kardeşi olmakla borçlu ile önceye dayalı tanışıklığı ve kötü niyeti de ispat edilemediğinden anılan davalı yönünden verilen kabul kararının doğru olmadığı, davalı ...'ın, taşınmazın bulunduğu binada 5 yıldır kiracı olduğu, evi satın alırken konut kredisi kulladığı, 450.000,00 TL konut kredisinin satıcı davalı ...'ın hesabına 18.08.2020 tarihinde aktarıldığı, buna dair kredi evrakları ile dekontların sunulduğu, taşınmazın bulunduğu apartmanda 56 daire bulunduğu, bu nedenle borçluyu tanımadığı ve borçlu olduğunu bilmediği, taşınmazı aile konutu olarak satın aldığı ve içine tadilat yaptırdığı, Kayseri ilinde 56 dairelik bir apartmanda mevcut komşuluk ilişkileri ve anılan davalı tarafından sunulan deliller nazara alındığında davalı ...'ın İİK 280 kapsamında borçlunun ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunu söylemenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/584 Esas 2022/179 Karar sayılı kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Köşkdağı Mahallesi, 5964 ada 1 parsel 4. Kat 10 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'ye devrine ilişkin 21/05/2019 tarih 19316 yevmiye numaralı tasarrufun iptaline, tasarrufa konu taşınmazın 3. kişi davalı ...'nin elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri olan 709.617,02 TL'nin tazminat olarak, davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün 2019/4709 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere, davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar ... ve ... yönüyle olan fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... ile Ayhan arasında akrabalık ve hısımlık olduğunu, Ayhan'ın Mehmet'in damadının kardeşi olduğunu, bu nedenle borçlunun içinde bulunduğu ekonomik zorluğu ve mal kaçırma kastını bilebileceğini, bu nedenle davalı ...'in de taşınmazı muvazaalı bir şekilde davalı ...'a devrettiğini, davalının istinaf aşamasında savunmasını değiştirerek yeni deliller sunduğunu, davalı ...'ın da davadaki diğer tarafları tanıdığını, diğer davalılarla aynı binada uzun süredir ikamet ettiğini, diğer kişileri tanımamasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını, bu kişinin de ızrar kastıyla mal kaçırmak amacıyla taşınmazı devraldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tapu beyanındaki düzeltme işleminin ısrarla dikkate alınmadığını, bu duruma gerekçeli kararda ayrıca değinilmediğini ve müvekkilin dava konusu taşınmazı salt 152.439,01-TL'ye almış gibi bir durum oluşturulduğunu, müvekkilinin sonradan etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak gerçek değer olan 600.000,00 TL üzerinden eksik harcı tamamladığını, müvekkili ile davalı ... arasında önceye dayanan bir tanışıklık olduğu belirtilmişse de anılı şahıslar arasındaki samimiyetin boyutunun tespit ve tahlil edilmeksizin tanışıklık halinin bir iptal sebebi olarak kabul edilemeyeceğini, anılı kişileri birbirine bağlayan tek hususun borçlu ... ile müvekkilin eşinin aynı köylü olmalarından ibaret olup, bu durumun da borçluluk halini bilmek yahut zarar kastını ispat etmek adına bir delil yahut emare olarak atfedilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'a verilmesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... ve ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.