Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5489 E. 2026/4033 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5489
- Karar No
- 2026/4033
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI: 2020/... Esas - 2022/... Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; davalının avukat olup bir dönem kendisinin ve yetkilisi olduğu şirketin de avukatlığını yaptığını, davalının usulüne uygun olmayan işlemleri nedeniyle aralarında ihtilaf doğduğunu, sonrasında davalının gerçeği yansıtmayan şikayetleri doğrultusunda hakkında kamu davası açıldığını, ceza mahkemesinde beraat ettiğini, davalının şikayeti sonucunda dolandırıcılık suçundan hakkında kamu davası açılması nedeniyle ticari itibarının zedelendiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak arama özgürlüğü kapsamında müvekkilinin şikayet hakkını kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı asılın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asıl temyiz dilekçesinde; dosyada yer alan delillerin yeterince değerlendirilmediğini, davalının gerçek dışı beyan ve iftiralar ile suç duyurusunda bulunduğunu, davalının şahsi husumeti nedeniyle şikayetçi olduğunu, hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının harca ilişkin hüküm fıkrasının hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı asılın tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.