Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/458 E. 2026/3558 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/458
Karar No
2026/3558
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2983 E., 2025/1855 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/338 E., 2023/301 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 10.09.1986 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranması gerektiğini gerçek çalışma olgusunun, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı kanıtlanmasının gerektiğini, bildirge üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm araştırmalara rağmen dava konusu hakkında bilgi ve görgü sahibi olabilecek bordrolu tanık, kamu tanığı veya komşu iş yeri tanığına ulaşılamadığından ve imzanın davacının el ürünü olmadığı yönünde bilirkişi raporunda yapılan tespit nedeniyle davanın ispatlanamadığı kanaatine varılmakla, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde sundukları davacıya ait sigorta giriş kartı ve işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarında yer alan yazılı deliller olduğunu, işe giriş bildirgesinin aslının Mahkeme tarafından davalı Kurumdan istenildiğini davalı Kurumun eylemleri/eylemsizliği ile davacının Anayasal bir hak olan sigorta hakkının tesisini yerine getirmediğini ve özensiz davranışları ile hakkın tesisinin önüne engeller çıkardığını, işe giriş bildirgesi aslı ile davacıya ait imzanın teknik anlamda yeterli inceleme içermeyen bilirkişi raporuna dayanarak ve rapora ilişkin itirazları göz ardı edilip değerlendirilmeden verilen kararın haksız olduğunu, aradan geçen yaklaşık 35 yılın, davacının ilkokul mezunu oluşunun, imzaların yazı karakterlerinin zamanla farklılık gösterebileceğinin inceleme yapılırken dikkate alınması gerektiğini, daha gelişmiş teknik cihazlar ile inceleme yapılması için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmadığı kabul edilse dahi bu durum davanın reddine gerekçe oluşturamayacağını, bildirgedeki imzanın bir an için davacıya ait olmadığı düşünülse dahi dahi hayatın olağan akışında bu tür belgelerdeki imzaların işverene veya muhasebecisine ait olmasının çokça rastlanılan bir durum olduğunu, tanık ... ...'e ait sigorta sicil kartında yer alan sigorta sicil numarası ve verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/458, K. 2026/3558, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-458-e-2026-3558-k-2ed7837a507a