Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1192 E. 2026/3561 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1192
Karar No
2026/3561
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/502 E., 2025/632 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, .. .. .. Meyve Sanayi ve ... A.Ş. iş yerinden verilen işe giriş bildirgesi dayanak alınmak suretiyle, bildirge içeriğindeki işe alınma tarihi olan 01.11.1988 tarihinin, sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davada hak düşürücü sürenin dolduğunu, işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; davacının, bildirgede belirtilen tarihteki eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.11.1988 tarihli işe giriş bildirgesi ile 144382.35 sicil numaralı .. .. Sebze Meyve San. A.Ş. unvanlı iş yerinde 1 gün süre ile çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.11.1988 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 06.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"... Mahkemece, yöntemince emniyet, vergi, ..., belediye aracılığıyla komşu işyeri ve kayıtlara geçmiş bordrolu çalışanları tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacı tanığı ..'nun ise hizmet döküm cetveli celbedilerek ayrıca dava dışı iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgesi olup olmadığı da sorulmak suretiyle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Tüm dosya kapsamı ve gelen yazı cevapları doğrultusunda, davacının davaya konu dönemde çalıştığına ilişkin şüpheden uzak somut beyan olmadığı, gelen yazı cevaplarında da komşu iş yeri sahipleri ve çalışanlarının tespit edilemediğinin bildirildiği, komşu iş yeri sahipleri ve çalışanlarına ilişkin çalışma olgusunu bilebilecek olanların davacı tarafça da bildirilmediği, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulamadığı dolayısıyla talebin reddinin gerektiği gözetilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur .." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, tanık beyanları ile fiili çalışmanın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Deerece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/1192, K. 2026/3561, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-1192-e-2026-3561-k-db34ed3ed26f