Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14660 E. 2026/3709 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14660
- Karar No
- 2026/3709
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1705 E., 2025/1386 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gönen(Balıkesir) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/1035 E., 2024/234 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya, annesi ..'dan dolayı bağlanan ölüm aylığının; boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle kesildiğini ve ödenen aylıklar ile ... ikramiyelerinin de geri istendiğini, davacının boşandığı eşiyle, boşandıkları tarih ile yeniden evlendikleri 22.02.2021 tarihi arasında birlikte yaşamadığını sadece müşterek çocukları için görüştüğünü ileri sürerek Kurum tarafından davacıya gönderilen borç bildirim belgelerinin iptali ile davacının ödenen aylıklar ve ... ikramiyeleri nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yersiz olduğunu savunarak reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğinden; davacı ile eşi ..'nun Gaziosmanpaşa 4. Aile Mahkemesinin 15.10.2019 tarih ve 2019/569 E. 2019/585 K. sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, tahsis talebinde bulunan davacıya, 15.04.2016 tarihinde ölen annesi ...'dan ötürü ölüm aylığı bağlandığı, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 14.09.2021 tarihli ve 2021/421080/072 sayılı araştırma ve inceleme raporunda özetle, "davacı ile boşandığı eşinin, boşanmalarına karşın fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerinin tespit edildiğinin" belirtilmesi üzerine ölüm aylığının kesildiği ve Ekim/2020-22.02.2021 tarihleri arasında ödenmiş olan aylıklar ile ... ikramiyelerinin geri istenildiği, davacı ile boşandığı eşinin 22.02.2021 tarihinde yeniden evlendikleri anlaşılmakta olup somut olayda; davacının 26.08.2021 tarihinde Kurum denetmenine verdiği ifadesinde; "boşandığı eşiyle 2020 yılının Ekim ayından itibaren, eşinin ikamet adresi olan ".. Mah. .. Sok. No:../.. .. - .." adresinde birlikte yaşadığını açıkça beyan etmesi, gerek davacının kendi beyanından gerekse komşu tanık beyanlarından; davacının 21.06.2021 tarihinde taşındığını belirttiği ".. Mah., .. Sok., .. Sitesi, .. Blok ..-..-.. .. / .." adresinde hiç yaşamadığının anlaşılması, davacının boşandığı eşinin 21.07.2020 tarihinden sonra yaşadığı ".. Mah. .. Sok. No:../.. .. - .." adresindeki komşusu ve aynı zamanda ev sahibi olan ... ile ...'ın beyanlarında "davacı ile eşinin çocukları ile birlikte 2020 yılından sonra anılan adreste birlikte yaşadıklarını" açıkça beyan etmeleri, davacı adına abonelik kaydı olmaması, davacının MERNİS kayıtlarına göre İstanbul ilinde ikamet ettiği dönemlere ilişkin ../..'de bulunan sağlık kuruluşlarından hizmet aldığını gösteren MERNİS kayıtları, boşanma tarihinden sonra davacı ile eşinin birlikte çekilen ve sosyal medyada yayınlanan fotoğrafları, aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan Kurum denetmen raporunun içeriği ve yapılan tespitler ile bunların aksinin davacı tarafından somut, yeterli ve inandırıcı deliller ile kanıtlanamaması hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile boşandığı eşinin, boşanmış olmalarına rağmen, boşandıkları tarih ile yeniden evlendikleri tarih arasında da fiilen birlikte yaşamaya devam ettikleri anlaşıldığından ve dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle, boşandıkları tarih ile yeniden evlendikleri tarih arasında birlikte yaşamadığını ve tanık beyanları ile de bu hususun sabit olduğunu, beyanına başvurulan tanıklar ... ve ...'ın ile davacı arasında husumet bulunduğundan bunların beyanlarına itibar edilemeyeceğini, mernis kayıtlarında görüleceği üzere davacının, boşandıktan sonra İstanbul ilinde ikamet ettiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık davacının boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam edip etmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.