Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20338 E. 2026/3551 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/20338
- Karar No
- 2026/3551
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/828 E., 2025/2740 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/120 E., 2023/430 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının ünvesite öğrenimini gördüğü ... Üniversitesi Tıp Fakültesinde resmi stajını yaptığı, resme staj bitimi ve mezuniyet günü olan 16.07.1999 tarihinde ... Üniversitesi Erişkin Acil Laboratuvarında işe başladığı, işveren ... Üniversitesi tarafından test tanı cihazı olan .. Pazarlama isimli firma tarafından sigorta başlangıcının bildirildiğini ancak bildiriminin 05.10.1999 tarihinde yapıldığını, kesintisiz çalışmasına rağmen işten giriş ve çıkışlarının yapıldığını, 2001 tarihinde istifa ederek 4/c kapsamında çalışmaya başladığını ileri sürerek davacının sigorta başlangıç tarihinin 16.07.1999 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üniversitenin çalışanı olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının üniversite de stajlarının bitimi ile mezun olduğunu, diğer davalı şirket ile üniversite arasında 2000-2001 arasında sözleşme imzalandığını, davacının çalışması olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Pazarlama cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının şirket nezdinde çalıştığına dair bilgi ve belgeye ulaşılamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davalı işveren tarafından 05.10.1999-02.01.2001 tarihleri arasında davacı adına hizmet bildirimi yapıldığı, davacının tespitini talep ettiği ve uyuşmazlık konusunu oluşturan 16.07.1999 tarihine ilişkin sigorta başlangıcına ilişkin davalı işverence bildirim yapılmadığı, bildirim öncesi çalışma süresi bakımından sonradan bildirim yapılan çalışma döneminin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiği ancak eldeki davanın 01.05.2023 tarihinde açıldığı gözetildiğinde uyuşmazlık konusu 16.07.1999 tarihine ilişkin bildirim öncesi çalışma dönem yönünden 2001 yılının sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle, davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz dilekçesinde, red kararının hatalı olduğunu belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.