Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2252 E. 2023/5307 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2252
Karar No
2023/5307
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/27 E-2021/1145 K HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/66 E-2016/423 K

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.12.2019 gün, 2017/5148 E-2019/11811 K sayılı bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.09.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte gelen davalılar ... ve ... vekili Avukat ... geldi, davacı adına gelen olmadı. Davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 12.04.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Bakırköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2013/13130 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun bilinen adresinde yapılan 07.11.2013 tarihli haciz tutanağının İİK madde 105 kapsamında aciz vesikası hükmünde olduğunu , davalı borçlunun adına kayıtlı Bağcılar İlçesi, Kirazlı, 484 ada,19 parseldeki 1/4 hissesini davalı ...'a, Bağcılar ilçesi, Kirazlı mevkii, 2497 ada, 31 parseldeki 7 nolu dairedeki paynı davalı ...'a , 2497 ada,31 parseldeki zemin kat, 4 nolu dairedeki payını davalı ...'a, 2497 ada, 31 parselde zemin kat, 5 nolu dairedeki payını da davalı ...'e devredildiği tespit edilmiş olup, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; mirasçıların biraraya gelerek miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, aralarındaki taksim sözleşmesine istinaden tapuda işlem yapıldığını, borcun tasarruf tarihinden sonra doğduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; miras taksim sözleşmesine uygun olarak taşınmazların devredildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen duruşmalara iştirak etmediği, dosyaya da cevap vermediği anlaşılmıştır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.11.2016 tarihli ve 2014/66 E, 2016/423 K sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İstinaf ve Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarih, 2017/375 E, 2017/380 K sayılı kararı ile "....istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine" karar verilmiş söz konusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3. Yargıtay (Kapatılan)17.Hukuk Dairesi'nin 11.12.2019 tarih, 2017/5148 Esas ve 2019/11811 Karar sayılı ilamı ile; ".... borcun doğum tarihinin tasarruf tarihinden önce olduğunun kabulü, dava şartları yerinde bulunduğundan davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır..." gerekçesi ile hükmün BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2021 tarih, 2021/27 E, 2021/1145 K sayılı ile kararı ile ".... davalı ... ve ... vekili ile davalı ...'ın istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine..." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.06.2021 tarih, 2021/27 E- 2021/1145 K sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ...-... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ...-... vekili vekili temyiz dilekçesinde; borcun doğum tarihinin yanlış belirlendiğini, dava konusu gayrımenkullerden birinin cami yeri olduğu, Kazak mirası olduğu, bu hususa dikkat edilmeden karar verildiği, diğer 3 daire için de miras sözleşmesi gereği devredilen yerler olduğu, mal kaçırma kasdı bulunmadığı, dava konusu ve davalı ...'e devredilen yerin dava sırasında davalı borçlunun eşine yeniden devredildiği, belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

3. Değerlendirme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi; "hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." 353/1-b maddesi "1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir." 356. maddesi; "(1) 353. maddede belirtilen hâller dışında inceleme, duruşmalı olarak yapılır. Bu durumda duruşma günü taraflara tebliğ edilir. (2) (Ek:22/7/2020-7251/36 md.) Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları verir."; 359. maddesi " (1) Karar aşağıdaki hususları içerir: a) Kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi ile başkan, üyeler ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları, sicil numaraları. b) Tarafların ve davaya ilk derece mahkemesinde müdahil olarak katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özeti. ç) İlk derece mahkemesi kararının özeti. d) İleri sürülen istinaf sebepleri. e) Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep. f) Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi. g) Kararın verildiği tarih, başkan ve üyeler ile zabıt kâtibinin imzaları. ğ) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir."; 360. maddesi; "(1) Bu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır."; 373. maddesi; "(1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğere bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Bölge adliye mahkemesi, 344. madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. ...." şeklinde düzenleme içermektedir. Tüm bu düzenlemeler ışığında, öncelikle hemen belirtilmelidir ki, 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik HMK'nın 356/2 madde ve fıkrasındaki hükümden bölge adliye mahkemelerinin her aşamada değil ancak ilk derece mahkemesinin kararına karşı ilk kez istinafa başvurulması üzerine duruşma açılarak yapılacak yargılama sonucunda verilecek kararların anlaşılması gerekir. Yani, değişiklikle eklenen fıkranın, bölge adliye mahkemelerinin ilk inceleme sonucunda HMK 353/1-b,2 veya 353/1-b,3 madde ve bentleri uyarınca duruşma açmadan yahut 356/1 maddesi uyarınca duruşma açtıktan sonra ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında kurdukları hükümlerin Yargıtay'ca bozulması üzerine yaptıkları yargılama sonucunda verecekleri kararlar yönünden uygulama olanağı bulunmamaktadır. Aksi halin kabulü kaldırma, yeniden hüküm kurma, bozma gibi pek çok aşamadan sonra ilk derece mahkemesi kararının yeniden diriltilmesi gibi bir sonucu ortaya çıkaracaktır ki, bu durum da hem hükmün esası yönünden, hem de yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti gibi ferileri yönünden icra ve infazda karmaşaya sebep olacaktır. Oysa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere; yasa'nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olması gerekliliği vardır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. İkinci olarak, HMK 353/1-b,1 madde alt bendindeki düzenleme sadece duruşma yapılmadan incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumuyla sınırlı olarak başvurunun esastan reddine cevaz veren bir madde olup, duruşma açılması sonucu istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğinin anlaşılması halinde anılan madde alt bendi uyarınca uygulama yapılması mümkün değildir. Yani somut olayda bölge adliye mahkemesince HMK 373/3 madde uyarınca bozma kararı üzerine duruşma açıldıktan sonra HMK 353/1-b,1 madde alt bendine dayanılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Son olarak, HMK'nın 373. maddesinin hem lafzi, hem de sistematik yorumundan Yargıtay'ca bozulan kararın ilk derece mahkemesine ait olması durumunda yargılamanın kesinleşene kadar ilk derece mahkemesince sürdürülüp sonuçlandırılmasının, bölge adliye mahkemesine ait olması durumunda ise bölge adliye mahkemesince sürdürülüp sonuçlandırılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim bunun için "bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine, bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilir." şeklinde açık düzenleme yapıldığı görülmektedir. Buna göre, Yargıtay özel dairesinin bozma kararının bölge adliye mahkemesinin düzelterek yeniden esas hakkında verdiği karara ilişkin olduğu durumlarda karar kesinleşinceye kadar yargılamanın bölge adliye mahkemesince sürdürülmesi zorunlu bulunduğundan bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi şeklinde karar vermesi anılan madde düzenlemesine aykırılık teşkil edecektir. Çünkü bölge adliye mahkemesinin bozma sonrası vereceği istinaf başvurusunun esastan reddi kararının da bozulması durumunda tabiri caizse dosya ortada kalacaktır. İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı olduğu için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderileceği düşünülse HMK 373/2 ve 373/3 madde fıkralarına aykırı olacaktır. Bozulan kararın bölge adliye mahkemesinin kararı olduğu, bu sebeple bölge adliye mahkemesine gönderilmesi gerekeceği düşünülse bu sefer de istinaf başvurusunun esastan reddi halinde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderileceğine ilişkin HMK 373/1 madde fıkrasına muhalefet edilmiş olacaktır.

Şu halde; bölge adliye mahkemesinin Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin bozması öncesinde vermiş olduğu kararı ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılmış olduğundan bozma ilamı sonrası bölge adliye mahkemesince 6100 sayılı HMK' nın 356, 359, 360 ve 373. maddeleri de gözetilmek suretiyle esas hakkında yeniden hüküm kurularak bir karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan HMK'nın 353/1-b,1 madde alt bendi ve 356. maddenin değişiklikle eklenen 2. fıkrası uyarınca karar verilmesi doğru olmamış, aynı zamanda kamu düzenine de aykırı olan bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.

3. Bozma neden ve şekline göre davalı ...-... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULMASINA, 2. Bozma neden ve şekline göre davalı ...-... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ...'a verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek davalılar ... ve ...'a iadesine,12.04.2023 tarihinde oybirlliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2252, K. 2023/5307, T. 12.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2252-e-2023-5307-k-0f8a8ea58f1d