Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12469 E. 2024/7753 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12469
Karar No
2024/7753
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2349 E., 2023/1257 K. DAVA TARİHİ : 03.10.2019 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/277 E., 2021/585 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.04.2018 tarihinde Mitad Babacan'ın maliki olduğu ve Nihat Babacan'ın sevk ve idaresindeki araç ile müvekkili ...'in sevk ve idaresinde olan motosiklete çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkili ...'in vücudunda sakatlık oluşacak şekilde yaralanmalar meydana geldiğini, müvekkilinin vücudunda meydana gelen kalıcı iş gücü kaybı oranının tespiti amaçlı açılan Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/215 D.İş sayılı dosyasında alınan 31.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili ...'in “Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %45 olduğu, tıbbi iyileşme süreci dikkate alındığında 12 ay süre ile geçiçi iş göremezliğinin olduğu, iyileşme dönemi içerisinde 1.5 ay tam gün bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiğini belirterek 300,00 TL bakıcı ve tedavi masrafı gideri, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 4.500,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın başvuru şartının yerine getirilmediğini, dosyaya sunulan usulüne uygun alınmış sağlık raporu olmadığını belirterek Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu aldırılması, maluliyete ilişkin sağlık kurulu raporu ve tazminat hesabına ilişkin hesap raporu aldırılması gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının maluliyet oranının %45 olarak tespit edildiği, davacı vekilince 25.08.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini 171.105,52 TL 'ye arttırıldığı, 20.05.2021 dilekçe ile ise dava değerinin 243.260,73 TL'ye arttırıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 243.260,73 TL'nin 03.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde;mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 nci maddesine aykırı olduğunu, HMK'nın 176 ncı maddesinde yer alan düzenlemeye aykırı bir şekilde karar vererek ikinci kez yapılan ıslah işlemine göre hüküm tesis ettiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97 nci maddesinde yer alan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, hüküm vermeye ve denetime elverişli kusur raporu alınmaksızın hüküm kurulmuş olduğunu, davacının kalıcı maluliyet oranının hüküm tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerekirken hüküm tarihinde yürürlükten kalkmış olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş maluliyet raporunun hükme esas alındığını, raporun bu yönetmelik hükümlerine de uygun olmadığını, tazminat hesaplamasının kaza tarihinde yürürlükte bulunan genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerekirken yasal düzenlemeler dışına çıkılarak hesaplama yapıldığını, faizin maluliyet raporunun tebliğ edildiği tarihten itibaren işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, TBK'nın 52 nci maddesi gereği müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yerel mahkemece herhangi bir indirim uygulanmadığını, ayrıca davacı ... sevk ve idaresindeki motosikleti ehliyetsiz kullandığı esnada meydana geldiği bu durum zararın oluşmasında ve artmasında müterafik kusur olarak değerlendirileceğinden tespit edilecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, tedavi giderleri, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve diğer tüm giderlerin tedavi teminatı kapsamında olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; karar gerekçesinde kusur, maluliyet, tedavi giderlerine ilişkin rapor ve aktüer bilirkişi raporlarına atıf yaptığı, kusur raporunun kaza tespit tutanağına ve olayın oluş şekli ile uyumlu olduğu, tedavi giderlerine ilişkin alınan raporun denetime elverişli, yerinde olduğu, faiz başlangıcı olarak maluliyet raporunun tebliğ tarihinin alınması gerektiği yönündeki itirazın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddesi gereği yerinde olmadığı, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, davacı için hesap edilen geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin de hüküm altına alınmasının doğru olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde "zararın tamamının belirlenmesi yargılama neticesinde ortaya çıkacağından şimdilik" şeklinde dava açmış olmakla eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının anlaşıldığı, hukuki nitelemenin hakim tarafından yapılacağı ve davacı tarafça sunulan 25.08.2020 tarihli dilekçenin değer artırım dilekçesi olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu ve davalı vekilinin ikinci kez ıslah yapılamayacağı itirazının doğru olmadığı, kaza tarihinde (24.04.2018) yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda davacıya ait tedavi evrakları incelenerek ve fiziken muayenesinin yapılarak uzman heyet tarafından maluliyet raporu tanzim edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle başvurunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri, geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 incı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bedel artırımının yasaya uygun gerçekleşmesine, kusur raporunun kazanın oluş şekline uygun düzenlemesine, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmesine ve Daire içtihatlarına uygun şekilde tazminat hesabının progresif rant yöntemi uyarınca yapılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekili, davacının motosiklette sürücü olarak seyri sırasında gerçekleşen kazada kask, dizlik gibi koruyucu giysileri giymemesi nedeni ile zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. ncı maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Somut olayda davacının maluliyetine neden olan arazlar içinde beyin hasarı olduğu, orta derecede travmatik beyin hasarı sebebiyle posttravmatik epilepsi tespit edildiği yazılıdır. Kaza tutanağına göre davacının kask kullanıp kullanmadığı hususu belirsizdir. Ancak yaralanmanın meydana geldiği yer kafa bölgesi olduğundan davacının kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre tazminata karar verilirken Karayolları Trafik Kanunu (KTK), Karayolları Trafik Yönetmelik hükümleri ve aracın özelliğine göre davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğu, buna göre Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nin 52 nci maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. KARAR: 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12469, K. 2024/7753, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12469-e-2024-7753-k-603b853a0f12