İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/117 E. 2024/889 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/117
- Karar No
- 2024/889
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/117 Esas KARAR NO:2024/889 DAVA:Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/02/2016 KARAR TARİHİ:11/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "taraflar arasında 07/07/2014 tarihli bir eser sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında 180.000,00-TL değerinde Tente Kolu Toplama Makinası yapılması ve en geç 2014 Eylül ayı sonunda müvekkiline teslim edilmesi hususunda tarafların anlaştığını, makinenin bedelinin ise 11 Temmuz 2014 tarihinden itibaren termin süresi sonuna kadar haftalık 10.000,00-TL'nin havale yoluyla ödenmesinin, kalan kısmının da makinenin kurulmasından sonra havale yoluyla ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki bütün sorumluluklarını yerine getirdiğini, ancak davalının makineyi geç ve ayıplı olarak teslim ettiğini, makinedeki mevcut hata ve ayıpların tespiti için müvekkili tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş saydı dosyası ile tespit davası açıldığını, işbu davaya sunulan bilirkişi raporunda söz konusu makinenin ayıplarının tespit edildiğini, davalı tarafından müvekkiline teslim edilen makinenin ayıplı olması nedeni ile, müvekkilinin birçok siparişini yetiştiremediğini ve bu nedenle maddi olarak büyük kayıplar yaşadığını, müvekkilinin söz konusu makineyi kullanmasının mümkün olmaması nedeni ile davalıya, .... Noterliğinin 03/11/2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, işbu ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünün ve müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini ile makine için davalıya ödenen 180.000,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müvekkiline iadesinin gerektiğinin ihtar edildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını beyanla neticeten davalının BK/475.1 gereğince sözleşmeden dönme tüm bedelin ticari faizi ile müvekkiline iadesine karar verilmesini veya/ ve bunun bilirkişi raporlan sonucunda mümkün olmaması halinde ise BK 475/2 gereğince ayıp oranında bedelden indirime karar verilmesi, kalan bedelin müvekkiline iade edilmesine, müvekkilinin uğramış olduğu bu makinenin çalışmaması ve iş yapamaması sebebi ile başkalarına başkalarına iş yaptırmak zorunda kalınması sebebi ile oluşan her çeşit maddi zararın dava sonunda arttırılmak üzere şimdilik 1.000.TL sinin maddi tazmini ile müvekkilinin davalı As Makinaya ödemiş olduğu 180.000,00-TL nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, tespit dosyasına yapılan 652,90-TL yargılama giderinin müvekkiline iadesine karar verilmesine, davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesi." talebinde bulunduğu görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: "müvekkili tarafından davacıya iletilen 07/07/2014 tarihli teklif yazısındaki şartlar dahilinde taraflar arasında bir mutabakat sağlandığını, dava konusu iş için davacının en geç 2014 Ağustos ayı sonuna kadar sarf malzemelerinin tamamını sağlamasının gerektiğini, akabinde ise müvekkilinin en geç 2014 Eylül ayı sonunda makinenin imalatının tamamlamasının gerektiğini, ancak davacının yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşme konusu malın teslim tarihinin geciktiğini, bu gecikmede davacının kusurlu olduğunu, ayrıca davacının KOSGEB’den destek alabilmesi için ek imalat ve mutabakat dışı düzenlemeler talep ettiğini, davacının talebi üzerine davacıya ait fabrikada 03/11/2014 - 12/11/2014 tarihleri arasında dava konusu makinenin parçalarının davacıya teslim edildiğini, diğer işlemlerin ise davacının kabulü ve kontrolü altında gerçekleştirildiğini, ancak daha sonra müvekkiline gönderilen ihtarname ile davacının ayıplı ifa iddiası ile 500.000,00-TL lik fahiş bir tazminat talebinde bulunduğunu, akabinde ise müvekkilinin işbu ihtarnameye cevap verdiğini ve hiçbir sorumluluk kabul etmediklerini, ihtarnamelerin sonrasında yapılan şifahi görüşmeler sonucunda ise tekrar işbaşı yapıldığını ve mutabakat konusu makinenin Temmuz 2015 tarihi itibari ile eksiksiz ve çalışır olarak davacıya teslim edildiğini, ancak ihbar sürelerinin nihayete ermiş olmasına karşın davacının .... Noterliğinin 03/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunduğunu ve ödendiği iddia edilen 180.000,00-TL’nin iadesini istediğini, ayrıca makinenin tesliminden sonraki 10/09/2015 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 10/09/2015 tarih ve ... D. İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, tespit dosyası ile alınan bilirkişi raporunda makine üzerindeki ayıpların açık ayıp olarak kabul edildiğini, davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığını, davacının iddiasının aksine davacı tarafından müvekkiline 180.000,00-TL’lik ödeme yapılmadığını, yalnızca 105.000,00-TL’lik ödeme yapıldığını,diğer yandan davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan fatura suretlerininde sözleşme konusu makineye ait olmadığını beyanla neticeten HMK md.143/2 gereğince muhakemeyi basitleştirmek veya kısaltmak amacıyla davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığına yönelik itirazlarının incelenmesine karar verilmesine ve bu sebeple davanın reddine, haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesi." talebinde bulunulduğu görülmektedir. Mahkememizin... esas sayılı dosyasında, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırılarak aldırılan bilirkişi raporu uyap sureti dosyamız içerisine getirtilmiştir. Yine Mahkememizin... esas sayılı dosyasında alınan 11.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Taraflar arasındaki Fiyat Teklifi ile, dava konusu makinenin 180.000 TL + KDV olarak yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı, davacının davalıya toplamda 113.260-TL ödediği noktasında çekişme olmadığı, ancak bu tutarın 8.260.-TL lik kısmın dava konusu olmayan 1832 nolu 16/07/2014 tarihli faturaya mahsuben olduğu ve dava konusu makine için davacının net ödemesinin 105.000-TL olduğu, davacının ilk dava dilekçesindeki “söz konusu makinenin çalışmaması ve iş yapamaması sebebiyle ve başkalarına iş yaptırmak zorunda kalınması sebebiyle oluşan her çeşit zarar..” şeklindeki talebiyle ilgili olarak davanın gelinen bu aşamasına kadar herhangi bir somut veri ve açıklamanın dosyaya sunulmadığı, Davacının 11/01/2017 tarihli dilekçesindeki, söz konusu makine için yapılan tamir, yedek parça, bakım v.b. masrafların 302.374,17-TL olduğu ifade edilerek, liste ve eki belgelerin sunulduğu, bu listedeki söz konusu belgelerin davacı şirket adına düzenlenmiş olduğu ve 258 nolu Yapılmakta olan Yatırımlar Hesabına kaydedilmiş olduğu, davalının düzenlediği KDV hariç 47.750,-TL lik faturanın da bu listeye dahil edilmiş olduğu, ancak bu listedeki mevcut faturalardaki harcamaların, davacı yanın iddia ettiği üzere, dava konusu makine için yapılan tamir, yedek parça, bakım hizmetlerine ilişkin olup olmadığı ve/veya rakamların kadri maruf olup olmadığının mali yönden uzmanlık alanımıza girmediği, Yapılan teknik İnceleme neticesinde ise; makinanın özel bir amaca yönelik olarak imal edilmek istenen, ticari bir ürün muadili olmaktan ziyade bir tür ar-ge projesi niteliği gösteren, tente kol toplama makinası olduğu ve keşif günü itibariyle beklenen fonksiyonları yerine getiremez halde bulunduğu, dava dosyasında yer alan sözleşme bağlamında makinenin çalışır halde teslim edilememiş olması nedeniyle “açık ayıplı” olduğu, yapılan tüm açıklamalar ışığında dava konusu makinede olduğu gibi bir ar-ge süreci gerektiren, dolayısıyla “özel amaca yönelik” makineler için “mevcut haliyle iade” veya “fiyattan tenziline” ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu" kanaati ile raporunu sunmuştur. Mahkememizin... esas sayılı dosyasında alınan 02.07.2018 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Dava dilekçesinin somut içeriğine bakıldığında, davacının istemi, tazminat yönünden, yukarıda 5. ve 6. bentlerde yer alan hususlarda gündeme gelmiştir. Davacı, KOSGEB kredisi alamadığını ve ayıplı mala bağlı olarak üretim yapamaması sebebiyle üçüncü kişilerle ilişkilerinde zarara uğradığını vs. ileri sürmekte ise de, bunun/bunların tazminat hesabı zımnında net rakamsal değerini ortaya koyamamaktadır. TBK. md. 114/11 hükmünün yollaması ile ulaşılan TBK md. 50/1 dikkate alındıkta, davacının bu savını ispatlayamadığı değerlendirilebilir. Ancak sayın Mahkeme, yekdiğer seçenek olarak ve yine kendi takdiri içinde kalarak, bu hükmü değil de, TBK md. 50/11 ve 51/1 hükmünü dikkate alır ve ayrıca, davacının da, kısmen de olsa malzemeyi tam temin edememesine bağlı keyfiyeti ve davacının zararını azaltma yükümünü gözeterek TBK md. 52 anlamında tazminattan indirimde bulunmayı verinde görecek olursa, somut çekişmeye müteallik sektörel değerlendime ile genel hayat ve iş koşullarına göre, davacın 40.000,- TL tazminat istemesinin uygun görülebileceği değerlendirilebilir. Bu noktada, davacı, bu kalem zımnında şimdilik kaydı ile 1.000,- TL tazminat istemiş olup, davacı savları bu acıdan yüce Mahkemece verinde görülecek olursa, "Netice-i Talep İle Bağlılık İlkesi" muhterem Mahkemece gözetilecektir. Davacı, mezkur veçhile ve fakat muhterem Mahkemenin takdiri içinde kalmak kaydı ile, ayrıca davalıdan tespit masraflarını da (652,90 TL) talep edebilir." kanaati ile raporunu sunmuşlardır. Mahkememizin... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, "...Huzurdaki dava bir Tazminat davası olup davacı, taraflar arasında 07/07/2014 tarihli bir eser sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşme kapsamında 180.000,00-TL değerinde Tente Kolu Toplama Makinası yapılması ve en geç 2014 Eylül ayı sonunda taraflarına teslim edilmesi hususunda tarafların anlaştığı, taraflarının sözleşme kapsamındaki bütün sorumluluklarını yerine getirdiği, ancak davalının makineyi geç ve ayıplı olarak teslim ettiği, makinadaki mevcut hata ve ayıpların tespiti için taraflarınca ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası ile tespit davası açıldığı, işbu davaya sunulan bilirkişi raporunda söz konusu makinanın ayıplarının tespit edildiği, davalı tarafından teslim edilen makinanın ayıplı olması nedeni ile, taraflarının birçok siparişini yetiştiremediği ve bu nedenle maddi olarak büyük kayıplar yaşadığı, davalıya gönderilen .... Noterliğinin 03/11/2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflarının uğramış olduğu zararın tazmini ile makine için davalıya ödenen 180.000,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte taraflarına iadesinin gerektiğinin ihtar edildiği, ancak davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlatımındadır. Davalı ise, davacıya iletilen 07/07/2014 tarihli teklif yazısındaki şartlar dahilinde taraflar arasında bir mutabakat sağlandığı, davacının yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle sözleşme konusu malın teslim tarihinin geciktiği, bu gecikmede davacının kusurlu olduğu, ayrıca davacının KOSGEB’den destek alabilmesi için ek imalat ve mutabakat dışı düzenlemeler talep ettiği, davacının talebi üzerine davacıya ait fabrikada 03/11/2014 - 12/11/2014 tarihleri arasında dava konusu makinenin parçalarının davacıya teslim edildiği, diğer işlemlerin ise davacının kabulü ve kontrolü altında gerçekleştirildiği ancak daha sonra taraflarına gönderilen ihtarnamede davacının ayıplı ifa iddiası ile 500.000,00-TL’lik fahiş bir ise tazminat talebinde bulunduğu, ihtarnamelerin sonrasında yapılan şifahi görüşmeler sonucunda ise tekrar işbaşı yapıldığı ve mutabakat konusu makinenin Temmuz 2015 tarihi itibari ile eksiksiz ve çalışır olarak davacıya teslim edildiği, ancak ihbar sürelerinin nihayete ermiş olmasına karşın davacının .... Noterliğinin 03/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunduğu ve ödendiği iddia edilen 180.000,00-TL’nın iadesini istediğini, tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 10/09/2015 tarih ve ... D. İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığı, tespit dosyası ile alınan bilirkişi raporunda makine üzerindeki ayıpların açık ayıp olarak kabul edildiği, davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığı, davacının iddiasının aksine davacı tarafından taraflarına 180.000,00.-TL’lik ödeme yapılmadığı, yalnızca 105.000,00.-TL’lik ödeme yapıldığı, diğer yandan davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan fatura surederininde sözleşme konusu makineye ait olmadığı anlatımındadır. Davalı vekili tarafından 29/12/2016 tarihli delil Listesinin 1. ekinde dosyaya sunulan ve davalı tarafından davacıya düzenlenen 07/07/2014 tarihli bir "Fiyat Teklifi” nin mevcut olduğu, işbu teklif belgesinde makine bedelinin 180.000,00-TL+KDV olarak belirlendiği görülmüştür. Davacı tarafından sunulan ticari defterlerin tetkikinde, Davacı tarafından davalıya toplamda 113.260,00.-TL olmak üzere çeşitli tarihlerde 10 adet ödeme yapıldığı, davalı tarafından ise davacıya toplamda 64.605,00.-TL olmak üzere çeşitli tarihlerde 2 adet fatura düzenlendiği, netice olarak ise bu hesabın 31/12/2014 tarihi itibari ile 48.655,00-TL BORÇ bakiyesi vermiş olduğu, Buna göre davacının kendi defterlerinde 31/12/2014 tarihi itibari ile davalıdan 48.655,00-TL alacaklı durumda olduğu tespit edilmiştir. Ancak huzurdaki davaya iş bu açık hesap bakiyesi konu edilmemiştir. Davalı tarafından herhangi bir ticari defter ve belge sunulmadığından, davalıya ait ticari defterlerin tarafımızca incelenmesi mümkün olmamıştır. Ancak davalı tarafından, davacının yaptığını iddia ettiği ödeme tutarına herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. ... Sulh Hukuk Mahkemesinden ... D. İş. dosyası talep edilmiş olup, ... Hukuk Mahkemesi tarafından 17/02/2016 Mahkemenizi gönderilen belgelerin tetkikinde, dava konusu makineye ilişkin olarak davacı tarafından ... Hukuk Mahkemesine tespit talebinde bulunulduğu, akabinde ise ... D. İş. dosyası kapsamında Makine Mühendisi ...’dan dava konusu makineye ilişkin 29/09/2015 havale tarihli bir Bilirkişi Raporu alındığı görülmüş olup, işbu raporun sonuç kısmında; Makinanın çalışır durumda olduğu, teklif yazısında belirtildiği şekilde tam otomatik çalışmadığı, şerit sıkma bölümünün çalıştırılamadığı ay, ay laması, ay burcu, yaylar ve halatın operatör tarafından montajlandığı, kurulmuş kola açılmaması için kol poşeti takıldığı, makine operatör yardımıyla çalıştırılmakla beraber istenilen verimin sağlanamadığı, Netice itibari ile huzurdaki davada davacının, “...davalı tarafından taraflarına teslim edilen makinenin geç ve ayıplı olarak teslim edildiği İddiası ile; BK/475.1 gereğince sözleşmeden dönme tüm bedelin ticari faizi ile taraflarına iadesini, ve/veya bunun bilirkişi raporları sonucunda mümkün olmaması halinde ise BK 475/2 gereğince ayıp oranında bedelden indirime karar verilmesini, kalan bedelin taraflarına ödenmesini, taraflarının uğradığı zararlar nedeni ile şimdilik 1.000.-TL’lik maddi tazminatın davalı tarafından ödenmesini, davalıya ödenen 180.000-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyasında yapılan 652.90-TL’lik yargılama giderinin taraflarına iadesini...” talep ettiği görülmektedir. Davalı tarafından davacıya düzenlenen Fiyat Teklifinde dava konusu edilen makinenin fiyatının KDV hariç 180.000,00.-TL olarak belirtildiği, davacı taralından sunulan ticari defterlerin ve dosya içerisinde mevcut dekontların tetkikinde, davacı tarafından davalıya çeşitli tarihlerde toplamda 113.260,00.-TL’lik bir ödeme yapıldığı, ancak davalının dava konusu makine için 105.000,00.-TL’lik ödeme yapıldığı iddiasında olduğu, taraflar arasındaki bu ihtilafın, davalının, davacı tarafından davalıya 20/08/2014 tarihinde yapılan 18.260,00.-TL’lik ödemenin, 10.000,00.-TL’sinin söz konusu makine için, bakiye 8.260,00.-TL’sinin ise davalı tarafından davacıya düzenlenen 16/07/2014 tarihli ve 8.260,00.-TL bedelli fatura için yapıldığım iddia etmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Makina üzerinde Keşif günü teknik bilirkişi aracılığı ile davacıya ait işletmede kurulu dava konusu makine ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde Dava konusu makinenin; “özel amaca yönelik” düşünülmüş ve taraflarca “otomatik tente kol toplama makinası” olarak tanımlanan, konvansiyonel tekstil makinalan dışında kalan bir makine olduğu görülmüştür. Keşif sırasında ilgili taraflarla yapılan görüşmeler, dosya iletinden inceleme ve teknik literatür değerlendirmesi neticesinde; bu makinanın hedeflenen nispeten yenilikçi fonksiyonları itibariyle bir tür ar-ge projesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir. Makinanın özel bir amaça yönelik olarak imal edilmek istenen, ticari bir ürün muadili olmaktan ziyade bir tür ar-ge projesi niteliği gösteren, tente kol toplama makinesi olduğu ve keşif günü itibariyle beklenen fonksiyonları yerine getiremez halde bulunduğu görülmüştür. Bu noktadan hareketle, dava dosyasında yer alan sözleşme bağlamında makinenin çalışır halde teslim edilememiş olması nedeniyle “açık ayıplı” olduğu kanaatine varılmış olmakla birlikte; yukarıda verilen tüm açıklamalar ışığında dava konusu makinede olduğu gibi bir ar-ge süreci gerektiren, dolayısıyla “özel amaca yönelik” makinanın “mevcut haliyle iade” veya “fiyattan tenziline” ilişkin takdir Mahkemenindir kanati belirlenmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporlarının alınmasından sonra davasını 105.000.-Tl nin ticari faizi ile birlikte geri ödenmesine ve makinanın süreç içinde yapılmamış olması nedeniyle 40.000.-Tl tazminata hükmedilmesi isteminde bulunmuşkur. Tüm bu açıklamalardan belirlendiği üzere taraflar arasındaki Fiyat Teklifi ile, dava konusu makinenin 180.000 TL + KDV olarak yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı, davacının davalıya toplamda 113.260.-TL ödediği noktasında çekişme olmadığı, ancak bu tutarın 8.260.-TL.lik kısmın dava konusu olmayan 1832 nolu 16/07/2014 tarihli faturaya mahsuben olduğu ve dava konusu makine için davacının net ödemesinin 105.000.-TL olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının ilk dava dilekçesindeki “söz konusu makinanın çalışmaması ve iş yapamaması sebebiyle ve başkalarına iş yaptırnıak zorunda kalınması sebebiyle oluşan her çeşit zarar..” şeklindeki talebini kanıtlayamadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Yapılan teknik İnceleme neticesinde ise; makinanın özel bir amaça yönelik olarak imal edilmek istenen, ticari bir ürün muadili olmaktan ziyade bir tür ar-ge projesi niteliği gösteren, tente kol toplama makinası olduğu ve keşif günü itibariyle beklenen fonksiyonları yerine getiremez halde bulunduğu, dava dosyasında yer alan sözleşme bağlamında makinenin çalışır halde teslim edilememiş olması nedeniyle “açık ayıplı” olduğu belirlenmiştir..." gerekçesiyle 12/12/2018 tarihinde 2018/1141 karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosyanın istinaf incelemesi için İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesine gönderildiği görülmüştür. İstanbul BAM 15. HD 19/01/2022 tarih 2019/552 esas 2022/93 karar sayılı kararında; "...Taraflar arasında 07/07/2014 tarihli teklif yazısı ile 180.000 TL+ KDV bedel karşılığında Tente Kolu Toplama Makinası yapılması ve en geç 2014 Eylül ayı sonunda teslimi konusunda eser sözleşmesi yapıldığı, söz konusu makinenin Temmuz 2015 tarihinde teslim edildiği, davacının bedele ilişkin olarak 105.000 TL ödediği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, sözleşme kapsamında davacı tarafa teslim edilen makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıp nedeniyle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanıp kullanamayacağı ile ayıp nedeniyle davacının zararı olup olmadığı noktasında çıkmaktadır. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Aksi halde, yani iş sahibi süresinde bir ayıp ihbarında bulunmadığı takdirde, eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağından TBK'nın 475. Maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını (ayıp nedeniyle yükleniciye karşı ileri sürebileceği haklar) kullanamaz. Ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Mahkemece, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkin deliller toplanılmadan ve davalının bu yöndeki itirazı değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı konusunda gerekmesi halinde davacı tanıkları da dinlenilmek suretiyle araştırma yapılarak ve bu husus değerlendirilip gerekçesi belirtilmek suretiyle oluşacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine..." karar verilerek Mahkememizin... esas 2018/1141 karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği görüldü. İstanbul BAM 15. HD 19/01/2022 tarih 2019/552 esas 2022/93 karar sayılı kaldırma ilamı üzerine dosya Mahkememizin 2022/117 esas sırasına kaydedilmiştir. BAM kaldırma ilamı doğrultusunda, davacı vekilinin hazır ettiği tanıkları 02/11/2022 tarihli celse dinlenmiştir. Davacı tanığı ... beyanında; "Ben 20 yılı aşkın süredir davacı şirkette usta olarak çalışmaktayım, davalıyı tanımıyorum, taraflar arasında bildiğim kadarıyla 2014 tarihinde tente kolu toplama makinası yapılacaktı, benim bildiğim bu makina tarafların anlaştıkları tarihten çok daha sonra parça parça getirildi, makinayı montaj ettiler ancak makina çalışmadı, bu makinanın tüm parçaları davalı şirketten alınarak davacı şirkete teslim edilmişti, ayrıca tüm bedellerde davalıya ödenmişti, makina amacına uygun çalışmıyordu, yani makina ayıplıydı, herhangi bir ürün vermiyordu, bunu patronlarımızı bildirdik, patronlarımız da makinanın çalışmadığını ve kullanamadığımıza dair davalıyla irtibata geçtiler makinanın çalışmadığını ve ayıplı olduğunu bildirdiler, ancak davalı taraftan herhangi bir olumlu dönüş olmadığ, bildiğim kadarı ile patronlarımız da durumu yargıya intikal ettirdi, makina uzun süre davacı şirkette kaldı, herhangi bir şekilde kullanılamadığından bu makina davacı şirketçe hurdaya verildi, makinanın çalışmaması ve iş yapmaması nedeni ile davacı şirketin siparişleri yetişmedi ve maddi zarara uğradı" demiştir. Davacı tanığı MUHARREM DEMİRSOY beyanında; "8 yıldır davacı şirkette makina bakım içinde işçi olarak çalışmaktayım, taraflar arasında sözleşmenin yapıldığı 2014 yılında bende şirkette çalışıyordum, makine taraflar arasında teslimatın yapılacağı belirtilen tarihten çok sonra davacı şirkete getirildi, makinanın sarf malzemelerini davacı şirket alarak davalıya teslim etmişti, makinanın tüm bedeli de davacı şirket tarafından davalıya ödenmişti, bu makine tenta kolu toplama makinasıydı, makina geldiğinde çalışmıyordu, davalı tarafça teslimat aşamasında ve teslim edildikten sonra bir çok kez geldiler ancak makineyi çalıştıramadılar, şirketin o dönem genel müdürü Bülent bey ve diğer yetkilileri Yunus bey davalı tarafı arayarak bu makine çalışmıyor bize ayıplı bir şekilde teslim yaptınız gelin bu makinayı düzeltin yoksa biz olayı yargıya taşıyacağız diyorlardı, ancak ne makineyi alan ne de herhangi bir şekilde gelen giden olmadı, makine bize teslim edildiğinde hem çalışmıyordu ve fonksiyonlarını da yerine getirmiyordu, makine çok büyük yer kaplıyordu orada çalışan işçiler makinenin ebatı nedeni ile kendi işlerini yapamaz hale gelmişleridi, bende patronun talimatı ile makineyi söktüm, makinanın elekronik aksanları halen duruyor ancak demir aksanlarını hurdaya verdik, davalı taraf makine teslim edilmeden önce sarf malzemelerini kendisi alıyordu bu malzemelerin ödemesini bizden istiyordu bizde ödemeyi yapıyorduk, makinenın ayıplı olduğunu anladığımızda ve her çalışmadığında davacı şirket yetkililiri davalıyı arayarak gelin bu makinayı tamir edin usulüne uygun teslim edin diyorlardı, ancak herhangi bir şekilde gelen giden olmadı" demiştir. Makine mühendisi ... ve Borçlar Hukuku Alanında Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...'tan oluşan bilirkişi heyeti 17/10/2024 tarihli raporunda özetle; Dosya muhteviyatındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Dava konusu makinenin “açık ayıplı” olduğu, Dava konusu makinenin tamir, yedek parça, bakım vs. bedeli olarak harcandığı beyan edilen 302.374,17 TL'nin, fatura içerikleri incelendiğinde kadri marufunda olduğu, ancak bu bedellerin dava konu makine için harcanıp harcanmadığına ilişkin dosyada somut veriye rastlanmadığı, Davacının makinenin çalışmaması ve başkalarına iş yaptırması sebebiyle uğradığı zarara ilişkin dosyada bu zararın miktarını tespit edebilecek somut veri bulunmadığı, Dosyaya sunulu beyanlardan davalının üstlendiği edimin eser sözleşmesinin esaslı unsurlarını ihtiva ettiğinin düşünüldüğü, Malzemelerin davacı iş sahibi tarafından tedarik edildiğinin sözleşmede yer aldığı, tarafların da bu durumun kabulünde olduğu, dosya kapsamında yer alan ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş nolu dosyada “farklı model kol, yön ve uzunluklar için otomatik ayar yapılamadığı, imalatta kullanılan sarf malzemelerinin bir kısmının, standartlarında olmadığı bu durumun üretimin aksamasına neden olduğu” şeklinde tespitlerde bulunulduğu ancak Malzemedeki ayıbın davalı yükleniciye bildirildiğine dair bir vesaike rastlanmadığı; Malzemede bir ayıp söz konusu ise davalı yüklenici, buna yönelik bildirimde bulunduğuna dair bilgi yahut belgeyi dosyaya sunmadıkça çıkan sonuçtan sorumlu olabileceği, 03.11.2015 tarihli bildirimin “uygun sürede” yapılıp yapılmadığı noktasında değerlendirme yapılamadığı, açık ayıplara yönelik davacı tarafça TBK m. 474 hükmünde ifade edilen (...) uygun bir süre (...) lafzına uygun bir bildirimde bulunulduğu kanaatine ulaşılırsa ayıp koşullarının oluştuğunun ifade edilebileceği, Davacının 03.11.2015 tarihli ihtarnamesi ve dava dilekçesiyle sözleşmeden dönme iradesinde bulunduğunun görüldüğü, davacının dönme beyanında bulunduğuna dair usulüne uygun bir beyana rastlanılmakla beraber TTK m. 18/3 hükmünün geçerlilik değil ispat koşulu olduğu; zira davacının dava ikamesi yoluyla da dönme iradesinde bulunduğu, Sayın Mahkeme, eserdeki ayıbın dönmeye yeter derecede olduğu kanaatindeyse, edimlerin iadesi suretiyle sözleşme ilişkisinin tasfiyesinin mümkün olduğu; Mahkemece, sözleşmeden dönme yerine TBK m.475/b.2 uyarınca bedelde indirim yapma veya b.3 uyarınca ücretsiz onarımının daha uygun olacağı sonucuna varılır ise ilgili hükümler doğrultusunda bedelde indirim yahut ücretsiz onarımın uygulanmasına gidilebileceği tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasında akdedilen 07/07/2014 tarihli eser sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede, makine için gerekli tüm sarf malzemelerinin 2014 Ağustos ayı sonuna kadar alınacağı, makinenin 2014 Eylül ayı sonuna kadar teslim edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı taraf iddiasında davalının makineyi sözleşmede belirtilen tarihten çok sonra teslim edildiğini belirtmiş, dava dilekçesi incelendiğinde dava dilekçesinin içeriğinde makinenin teslim edildiği tarihin açık olarak belirtilmediği hatta dava dilekçesinin 3. Sayfasında "sonuç olarak taraflar arasındaki sözleşmeye konu olan kol toplama makinesi ... Tarihinde geç olarak müvekkile teslim edilmiştir" denilmek suretiyle teslim tarihi kısmının (...) şeklinde boş bırakıldığı görülmüş, dava dilekçesinde değinilen ve dilekçe ekinde sunulan, davacı tarafından davalıya keşide edilen ihtarnameler incelendiğinde ihtarname içeriğinde de teslim tarihinin belirtilmediği görülmüştür. Yine dava dilekçesi ekinde sunulan davacının davalıya yaptığı banka ödemelerine ilişkin dekontlardan anlaşıldığı üzere son ödemenin 17/09/2014 tarihinde yapıldığı görülmüştür. Davalı taraf ise savunmasında, taraflar arasındaki mutabakat metnine göre dava konusu işin sarf malzemelerinin davacı tarafça Ağustos 2014 tarihine kadar tamamlanacağının, makine imalatının tamamlanmasının ise Eylül 2014 tarihine kadar davalı tarafça yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak davacının malzeme temin yükümlülüğüne aykırı davrandığını, işin tesliminin bu nedenle geciktiğini, 03/11/2014-12/11/2014 tarihleri arasında dava konusu makinenin parçalarının teslim edildiği ve montajının yapıldığı, taraflar arasında bu hususta şifahi ve fiili mutabakata rağmen davacı tarafından ... Noterliği 15/12/2014 tarihli ihtarnamesi ile eksik ve ayıplı ifanın giderilmesi ve tazminat talebinde bilinildiği bulunulduğu, cevap olarak davalı tarafından davacıya keşide edilen .... Noterliği 29/12/2014 tarihli ihtarnamede gecikmenin davacının sarf malzemelerinin geç teslim etmesinden kaynaklanarak sorumluluk kabul etmediğini belirtmiş, bunun sonrasında tarafların sulh olarak makinenin çalışır şekilde Temmuz 2015 tarihinde teslim ettiğini, teslimden sonra davacının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 10/09/2015 tarihli ... D.iş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı, ayıp ihbarının ise 03/11/2015 tarihinde yapıldığı ve süresinde olmadığı belirtmiştir. Davalı vekilinin sunduğu delil dilekçesinde davalının davacı adına düzenlediği 1840 numaralı 03/11/2014 fiili sevk tarihli sarf malzemesine ilişkin 28/11/2014 tarihli, teslim eden olarak davalı tarafın imzasını içeren teslim alan imzasının bulunmadığı fatura olduğu görülmüştür. 07/07/2014 tarihli mutabakat metninde (taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi olarak da ifade edilebilir), davalı tarafça davacıya teslim edilecek makinenin özellikleri belirtilmiş, devamında makinenin yazılım hariç sarf malzemelerinin davacı adına fatura edileceğinin ve bedelinin makine için anlaşılan bedelden hariç tutulacağının, sarf malzemelerinin satın alımının davacı tarafa ait olacağının ve tüm sarf malzemelerinin 2014 ağustos ayı sonuna kadar alınacağının ve makinenin ise 2014 Eylül ayına kadar teslim edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında akdedilen 07/07/2014 tarihli sözleşme, anılan 03/11/2014 fiili sevk tarihli sarf malzemesine ilişkin fatura dikkate alındığında, taralar arasında akdedilen 07/07/2014 tarihli sözleşmeye göre makine için gerekli tüm sarf malzemelerinin 2014 Ağustos ayı sonuna kadar alınacağı hususuna davacı tarafça riayet edilmediği gibi makinenin 2014 Eylül ayı sonuna kadar davalı tarafça teslim edileceğine ilişkin hususuna da riayet edilmeyerek her iki tarafın da kararlaştırılan sürede yükümlülüklerini yerine getirmediği ve teslimin geç yapıldığı hususu açıkça ortaya konulmuştur. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında alınan raporda makinenin çalışır vaziyette olduğu ancak teklif yazısında belirtildiği şekilde tam otomatik oyarak çalışmadığı, istenen verimin sağlanmadığı ve makinen açık ayıplı olduğu belirlenmiştir. Yukarıda izah edildiği üzere makinenin tesliminin taraflar arasındaki sözleşmeye göre kararlaştırılan tarihte yapılamadığı ve teslimin geç olduğu anlaşılmakla, gerek dosya tarauların iddia ve savunmaları, gerek dosyaya sunulan delillerden makinenin hangi tarihte teslim edildiği hususu belirlenememiş olup, Mahkememizce dinlenen tanıkların beyanları incelendiğinde, makinenin teslim edildiği tarihin de belirlenemediği, tanıkların bu hususta net beyanlarının olmadığı görülmüş, ayrıca yine tanık beyanlarında da ayıp bildiriminin yapıldığı tarihlere ilişkin net beyanlarının bulunmadığı görülmüştür. Bu hali ile teslimin ne zamanı yapıldığı ve ayıp ihbarının ne zaman yapıldığı belli olmadığından, ayrıca gerek ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş dosyasında alınan gerek Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi nedeniyle bildiriminin 2 gün içerisinde yapılması gerektiği ancak gerek teslim tarihi, gerek ayıp ihbarının yapıldığı tarih net olarak belirlenemediğinden, dosyada bu hususlarda somut delil bulunmadığı gibi BAM kararında tanıkla da ispat edileceği belirtildiği ve dinlenen tanık beyanlarından da bu hususun açıklığa kavuşmadığı görüldüğünden ayıp ihbarının süresinde yapıldığı hususu davacı tarafça ispatlanamadığından ayıp ihbarının süresinde olmaması nedeniyle davacının açık ayıp nedeniyle talepte bulunamayacağı kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 3.091,03-TL ve 666,05-TL ıslah harcından mahsubu ile fazla 3.329,48-TL harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır