İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/593 E. 2024/1075 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/593
- Karar No
- 2024/1075
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2021/593 Esas KARAR NO : 2024/1075 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2021 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesinde; Mülkiyeti müvekkiline ait... plakalı ... aracı ile 30.12.2020 tarihinde seyir halinde iken... plakalı araç sürücüsü ...’ın tam kusurlu olarak çarptığını, ... plakalı aracın hasar aldığını, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen şirket olduğunu, oluşan değer kaybından poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, davalı sigortanın 02.06.2021 tarihinde 4.000,00-TL değer kaybı bedeli ödediğini, araçta oluşan değer kaybının daha yüksek olduğunu belirterek açıklanan gerekçelerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50-TL bakiye değer kaybı bedelinin sigortadan temerrüt tarihinden, diğer davalılardan dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesini, 50-TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden davalı ...’dan tahsilini talep ettiği" görülmüştür. CEVAP : Davalı ... vekilinin davaya cevap dilekçesinde; Davayı reddettiklerini, zamanaşımı itirazları olduğunu, davanın belirsiz dava olarak açılamayacağını, davacı tarafın araçtan kaç gün mahrum kaldığının bilinmediğini, kaza tespit tutanağındaki tespitleri ve kusuru kabul etmediklerini, kazanın gerçekte oluş şeklinin ifade edilmediğini, kaza sonrası sürücü değişikliği olduğunu, mobesaların incelenmesi gerektiğini, aracın kaza tarihinde 125.000 km’de olduğunu, km değerinin yüksek olduğunu, aracın SBM kayıtlarında çok sayıda kazaya karışmış olduğunu, aracın kiralık olarak farklı işlerde belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : 1).Dava; haksız fiil nedeniyle oluşan Değer Kaybı ve Araçtan Mahrum Kalma Tazmini istemine ilişkin HMK md. 107 uyarınca açılmış olan belirsiz alacak davasıdır. 2) Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. 3) Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde sunulan başvuru dilekçesinin davacı tarafça davalı sigorta şirketinin adresine kasko yoluyla gönderildiği ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür. 4) Davaya konu trafik kazasının 30.12.2020 tarihinde, İzmir ili Foça yolunda gerçekleştiği, ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın ...nın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araca çarpması ile kazanın vuku bulduğu dosyada mevcut Kaza Tespit Tutanağından anlaşılmaktadır. 5) Zarar gören... plaka sayılı aracın kaza tarihinde Davacı ...adına tescilli olduğu; Zarar veren ... plaka sayılı aracın ise davalı... adına tescilli olduğu trafik tescil kayıtları ve ruhsat suretleri ile sabittir. 6) Zarar veren ... plaka sayılı aracın 30.11.2020 - 30.11.2021 tarihlerini kapsar şekilde ... Sigorta AŞ.'de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) yani zorunlu trafik sigortası ile sigortalanmış olduğu celp olunan hasar dosyası içinde yer alan... no'lu poliçe sureti ile anlaşılmaktadır. Davaya konu trafik kazasının tarihi poliçede belirtilen risk periyodu içinde yer almaktadır. 7) Trafik kazaları sonucu uğranan zararlardan sorumluluk da haksız fiil sorumluluğu kapsamında yer almaktadır. Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Haksız fiil sorumluluğu; "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK md. 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." TBK md. 50; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmünü içermektedir. 8) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu; 91/1. Maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (MMS) yaptırmaları zorunludur"; 85/1. Maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3 maddesinde; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 9) Zarar veren ... plaka sayılı aracın 30.11.2020 - 30.11.2021 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile Davalı...Sigorta AŞ.'de sigortalıdır. Kaza 30.12.2020 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden sigorta şirketi sorumludur. Ancak sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlı olarak dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranındadır. Bu nedenle aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. 10) Kaza tespit tutanağının polis marifetiyle tanzim edilmemiş olması nedeniyle tutanakta kusur tespitinin bulunmadığı görülmektedir. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacının bilirkişi deliline dayanmış olması nedeniyle mahkememizce bilirkişiden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. 11) Mahkememizce alınan 06/12/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda; "Kazada tarafların kusur ve ihlallerinin tespiti bakımından dosyanın 2022 yılı Adli Trafik Bilirkişi listesinde bulunan bir bilirkişiye tevdi edilmesi, Kaza ile hasarın uyumlu olduğu, Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihi itibarıyla, onarım sonrası rayicinin 148.000 TL ile 152.000 TL olduğu, ortalama değerinin 150.000 TL olduğu, tespit edilmiştir. Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (170.000 TL) onarım sonrası rayici (150.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 20.000,00 TL olduğu, Davalı tarafın 02.06.2021 tarihinde yaptığı 4.000,00 TL değer kaybı bedeli ödemesi düşülmesi durumunda kalan bakiye değer kaybı bedelinin (20.000 TL-4.000 TL) 16.000,00 TL olacağı, Davacı tarafın; davaya konu aracın makul onarım süresi ile araçtan mahrum kaldığı süre zarfındaki zararına ilişkin olarak bir bilgi ve belge/delil, dosyaya sunmamış olduğu, davaya konu aracın makul onarım süresinin 10 gün olduğu, davaya konu aracın aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yerine ikame araç olarak kullanılması durumunda, aynı, özellik, segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL/gün, (10 gün x 200 TL) toplamda 2.000,00 TL olduğu, hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren Raporumu, taktiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizce alınan 15/11/2023 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda; İtirazda bulunan sayın Davalı vekillerinin; hiçbir somut rakam belirtmeden, kök raporda tarafımızca tespit edilen rayiç ve değer kaybı bedelini çürütecek, hatalı olduğunu kanıtlayacak, gerçek rayici olmadığını kanıtlayacak hiçbir somut delil veri sunmadan itiraz ettikleri, Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihi itibarıyla, onarım sonrası rayicinin 148.000 TL ile 152.000 TL olduğu, ortalama değerinin 150.000 TL olduğu, tespit edilmiştir. Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (170.000 TL) onarım sonrası rayici (150.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 20.000,00 TL olduğu, İkame araç bedeli ile ilgili tespitlerimizde bir değişiklik olmadığı, OLMADIĞI, KÖK RAPORDAKİ TESPİTLERİMİZİN GEÇERLİ OLDUĞU, hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren Raporumu, taktiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımla arz ederim " şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Mahkememizce aldırılan 22/07/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda; Davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 30.11.2020/2021 tarihleri arasında ... sayılı ZMMS (trafik) poliçesiyle davalı... ... plakalı 2011 model ... marka otomobil sürücüsü davalı ...’ın kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın 47/C ile sürücü asli kusurlarından 84/B hükümlerini ihlal ettiği Davacı ...adına kayıtlı ... plakalı 2016 model... marka otomobil sürücüsü ...’nın kazanın oluşumuna katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü görülmediği, başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı hususlarındaki görüş, tespit ve kanaatimi içeren raporumu, hukuki değerlendirmesi ve nihai kararı sayın mahkemenize ait olmak üzere arz ederim." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. 12) Mahkememizce Kusura İlişkin yapılan değerlendirmede; Davalı ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile olay günü saat 17:20 sıralarında, Sanayi caddesini (İzmir- Foça yolunu) takiben seyrederken ... Benzin istasyonu karşısına geldiğinde, yolun bir yönündeki trafiğin diğer yönüne geçmesini yasaklayan zemindeki yan yana birbirine paralel orta ayırıcı çift düz çizgiye rağmen sol tarafa Benzinlik istikametine kontrolsüz dönüşle karşı yol bölümüne girerek, karşı yol bölümünden düz doğrultuda gelip benzinlik önünden geçmekte olan davacı sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı araca, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış faktörleriyle çarparak kazaya sebebiyet verdiği, 2918 sayılı KTK.nın 47/C (Karayolundan faydalananlar, Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar) ile sürücü asli kusurlarından 84/B (Taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girme,) hükümlerini ihlal ettiğinin kabulü gerekmiştir. 13) Mahkememizce Tazminat Kalemlerine İlişkin yapılan değerlendirmede; 06/12/2022 tarihli Bilirkişi Raporuna ilişkin rapor içeriğinde hesap yönteminin usule ve kaza tarihindeki rayice uygun olduğu, değer kaybı için kanaat edilen 20.000-TL'lik rakamın o dönemin gerçekleri ile örtüştüğü, dava öncesi 4.000-TL tutarındaki ödeme düşüldüğünde bakiye değer kaybının 16.000-TL olduğu ve de onarım süresinin 10 gün olarak belirlenmiş olmasının teknik anlamda ve sanayi sitelerindeki yoğunluk bağlamında daha gerçekçi olduğu kanaatiyle ve de denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirmesiyle 06/12/2022 tarihli Kök Rapor ve 15.11.2023 tarihli Ek Rapor Mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır. 14) Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda talebini arttırmış, harcını karşılamıştır. 15) Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde Avans Faizi talep etmiş ise de; davacının tacir olmaması ve aracın ruhsatında kullanım amacının "HUSUSİ" olduğunun belirtildiği görülmekle davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine; Diğer davalılar yönünden ise zarar veren aracı sevk ve idare eden kişi olması nedeniyle sorumluluğunun haksız fiile dayanmakta olması ve failin haksız fiil ile birlikte temerrüte düşmüş olması nedeniyle faizin haksız fiil tarihi itibariyle işletilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; a) 16.000,00-TL Bakiye Değer Kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Tazminata davalılar ... yönünden Haksız Fiil tarihi olan 30/12/2020 tarihinden itibaren, Davalı Sigorta yönünden ise Temerrüt Tarihi olan 30/04/2021'den itibaren Yasal Faiz işletilmesine, b) 2.000,00-TL İkame Araç Zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalılar...dan alınarak davacıya verilmesine, Tazminat miktarına Haksız Fiil tarihi olan 30/12/2020 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine, . 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.229,58-TL harçtan peşin olarak alınan 59,30-TL ve tamamlama harcı olarak alınan 310,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 860,28-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 18.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun 16.000,00-TL ile sınırlı tutulmasına, 4- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 127,10-TL harç ile 310,00-TL tamamlama harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacı tarafça sarf edilen 59,30-TL başvuru harcı ile 379,85-TL posta ve tebligat ücreti, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 2.839,15-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin sorumluluğunun 2.523,68-TL ile sınırlı tutulmasına, 6- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7- Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, sigorta şirketinin sorumluluğunun 1.208,88-TL ile sınırlı tutulmasına, Dair; davacı ve davalı... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı ... sigorta vekilinin yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/11/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza