Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1054 E. 2023/9567 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1054
- Karar No
- 2023/9567
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2651 E. 2022/2281 K. HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine/ davanın usulden reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/488 Esas 2022/1060 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.05.2019 tarihinde davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın sebebiyet verdiği kazada davacının yaralandığını, kazaya sigortalı araç sürücücüsünün tam kusuruyla sebebiyet verdiğini, davacının araçta yolcu konumunda olduğunu, 27.04.2020 tarihinde Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2020/252 Esas 2020/523 Karar sayılı dava açıldığını, tazminat taleplerine ilişkin bu davanın, kısmi dava olarak açıldığını, ilerleyen aşamada, davalı şirketçe ödeme yapılması sebebiyle davanın feragat ile sonuçlandığını, düzenlenen ibraname ile müvekkilinin bir takım zararlarının karşılandığını, ibraname ile davacıya yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olduğunu, henüz karşılanmamış tazminat haklarının saklı olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik oranının göz önüne alındığında, ömür boyu sürekli bakıcı ihtiyacı olduğunu, iş göremezlik zarar durumunun devam ettiğini belirterek açılan belirsiz alacak davasında 10,00 TL bakiye sürekli işgöremezlik ve 10,00 TL bakiye geçici bakıcı gideri ile 10,00 TL bakiye sürekli bakıcı gideri tazminatının olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketçe başvuru üzerine hasar dosyası oluşturulduğunu, hasar dosyası kapsamında 365.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının poliçeden kaynaklı tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalı ile davacı şirketin sulh olduklarını ve karşılıklı olarak dava konusu olay nedeniyle birbirleri ve sigortalı sürücüyü ibra ettiklerini, ödeme ya da ibranın bir borcu sona erdiren işlemler olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman taraflarca ileri sürülebilir olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça 27.04.2020 tarihinde Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/252 Esas sayılı dosyası ile aynı kazadan kaynaklı olarak aynı davalıya karşı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talepleri ile dava ikame edildiği, davacı vekili tarafından sunulan 25.06.2020 tarihli feragat dilekçesine istinaden Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/252 Esas, 2020/523 Karar ve 08.09.2020 tarihli kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, kararın 11.12.2021 tarihininde taraf vekillerine tebliğ edildiği, tarafların süresi içinde istinaf konun yoluna başvurmadıklarından hükmün 28.12.2021 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasında aynı taleple ilgili olarak kesin hüküm bulunduğu gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın kesin hüküm sebebiyle usulden reddinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ibraname ile davacının birtakım zararlarının karşılandığını, yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olup davacının henüz karşılanmamış tazminat haklarının saklı olduğunu, davacının kaza sebebiyle sürekli olarak bakıcıya ihtiyacı duyduğunu, anılan ibraname ve davacıya yapılan kısmi ödeme nedeniyle bakiye zararını talep etme hakkının ortadan kalkmayacağını ileri sürerek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının daha önce tarafları aynı olan Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığı, davacı vekili tarafından sunulan 25.06.2020 tarihli feragat dilekçesine istinaden Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/252 Esas, 2020/523 Karar ve 08.09.2020 tarihli kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, hükmün 28.12.2021 tarihinde kesinleştiği, talep konuları aynı olduğundan eldeki dava ile kesin hüküm oluşturduğu, gelişen durumun ispatı halinde ise kesin hükümden sözedilemeyeceği ancak bunun için de Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyasından sonra ortaya çıkan yeni gelişen durumun da ispatı gerektiği, ancak davacı tarafın iddialarının incelenmesinde gelişen durumların varlığı veya maluliyetin arttığına ilişkin iddia da bulunulmadığı, taraflar arasında imzalanan ibranamenin bakıcı giderini de kapsadığı anlaşılmakla artık Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının eldeki dava için kesin hüküm oluşturduğu göz önüne alınarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fakrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 15.05.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakiye geçici ve sürekli bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88 89 ve 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davacının aynı kaza ve anyı maluliyete ilişkin açmış olduğu davanın ödeme alması sonucu feragat ile sonuçlandığı, bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.