Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4844 E. 2023/9561 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4844
- Karar No
- 2023/9561
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/202 Değişik İş, 2022/200 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/7988 HÜKÜM/KARAR : Davalının İtirazının Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/174305 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Dava dilekçesinde; motosiklet sürücüsü müvekkili ile davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün 18.06.2020 tarihinde yaptıkları kaza neticesinde davacının %20 oranında malul kaldığını, 180 gün geçici iş göremezlik süresi ve 90 gün bakıcı ihtiyacı olduğunu belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 41.800,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 45.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 10.11.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatını 99.276,96 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 9.467,55 TL, geçici bakıcı giderini 6.621,75 TL, 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 118.366,26 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Cevap dilekçesinde; davacıya %15 maluliyet oranı ve %50 kusur oranı üzerinden 55.884,66 TL ödeme yapıldığını sorumluluklarının kalmadığını, ibraz edilen maluliyet raporuna itiraz ettiklerini, aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinden sorumlu olmadıklarını, yapılacak hesaplamanın %50 kusur oranı üzerinden yapılması gerektiğini, faiz ve yargılama gideri taleplerinin reddini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen miktarın 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde başvuranın yaralanması nedeni ile bakiye tazminatların talep edildiği, dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağına göre başvuranın kazada %25 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca başvuranın bizzat muayenesi yapılarak, kaza ve maluliyet arasında illiyet bağı kurulmak suretiyle hazırlanan raporun yerinde olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemince hazırlanan hesap raporunda geçici iş göremezlik tazminatının 9.467,55 TL, bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 99.276,96 TL, brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan geçici bakıcı giderinin ise 6.621,75 TL olarak belirlendiği, davacının taleplerini ıslah ettiği, davalının 24.06.2021 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçeleri ile taleplerin kabulüne, 99.276,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.467,55 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 6.621,75 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 118.366,26 TL tazminatın 24.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; hesaplama yönteminin hatalı olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiği, maluliyet raporunu kabul etmedikleri, tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıkları, geçici bakıcı giderinin brüt ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğu, kusur oranını kabul etmedikleri, koruyucu tertibat kullanılmadığı, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği, vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin hesaplama yöntemine itiraz ettiğini, ancak Yargıtay içtihatları gereği hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasının içtihat edildiği, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre, kaza ile illiyet bağı kurmak suretiyle hazırlandığı, davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusuru bulunduğu, maluliyetin kafa bölgesinde olmaması ve kask takılmadığına ilişkin delil olmaması nedeni ile müterafık kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, davacı lehine nispi tam oranda vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 18.06.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; progresif rant yönetimine göre hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına, yaralanma bölgeleri dikkate alındığında kask takılmaması nedeni ile müterafık kusur indirimi yapılmamasının yerinde olmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, fatura edilmeyen tedavi giderlerinden sorumlu olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 18.6.2020 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı dikkate alınmak suretiyle davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş, alınan hesap raporunda da bu oranlar esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.