Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10314 E. 2023/13445 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10314
- Karar No
- 2023/13445
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/408 - 2021/398 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kısman kabulüne
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.04.2020 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında yolcu olan davacının desteği ’nun vefat ettiğini, eksik ödeme yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla belirsiz alacak olarak destekten yoksun kalan davacı annesi ... için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 100,00 TL defin ve cenaze giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 13.01.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile toplam taleplerini 70.669,59 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartlarının gerçekleşmediğini, kusur tespiti yapılmasını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun esas alınmasını, cenaze giderlerinin ispatlanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) alınan ödemelerin tenzil edilmesini, avans faizi istenemeyeceğini, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kabulü ile 66.020,19 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 4.649,40 TL defin/cenaze gideri olmak üzere toplam 70.669,59 TL’nin, 07.10.2020 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigortacıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz emiştir.
B. İtiraz Sebepleri Davalı itiraz dilekçesinde; davacıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, ölüm belgesi, veraset ilamı, maaş bordrosu/SGK dökümü, defin ruhsatı ve açık rıza formu istenmesine rağmen ibraz edilmediğini, başvurucu lehine cenaze ve defin masrafına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur incelemesi yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, PMF Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, pay dağılımının hatalı olduğunu, kişinin evli olmaması evlenme ihtimalini ortadan kaldırmadığı için bilirkişi raporunda evlilik ve çocuk ihtimallerinin göz önünde bulundurulmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, desteğin seyahat ettiği motosiklette istiap haddinin aşıldığını, kask kullanmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin ve türünün hatalı tayin edildiğini, başvurucu lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının kısmen reddine, kısmen kabulüne, bu doğrultuda;" (1) İtiraza konu kararın “5. KARAR” başlığı altındaki “bentte yer alan “avans” ibaresinin çıkarılarak, “yasal” ibaresinin eklenmesi sureti ile düzeltilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1- Müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 2- Cenaze ve defin masrafına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 3- Kusur incelemesi yapılmamasının hatalı olduğunu, 4- Tazminat hesaplamasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant sistemi, PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, 5- Hükme esas alınan aktüerya hesap raporunda hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, başvurucu anneye 1/3 pay verildiğini, ilgili yaş için annenin payının 1/7 (2 Müteveffa, 2 muhtemel eş, 1 muhtemel çocuk, 1 muhtemel çocuk, 1 anne payı şeklinde toplam 7 pay) olması gerektiğini, kişinin olay tarihinde evli olmaması evlenme ihtimalini ortadan kaldırmadığı için bilirkişi raporunda evlilik ve çocuk ihtimallerinin de göz önünde bulundurulmadığını, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun 2020 tarihli olmasına rağmen, raporlardaki hesaplamaların 2021 asgari ücreti esas alınarak düzenlendiğini, 6- Desteğin vefatı dolayısıyla SGK tarafından başvuruculara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının da araştırılması gerektiğini, 7- Motosiklette istiap haddinin aşıldığını, 8- Kask kullanmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 9- Faiz başlangıç tarihinin hatalı tayin edildiğini, 10- Davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek arz edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 17.04.2020 tarihli trafik kazası sonucu araçta yolcu olan oğlunun ölümü nedeniyle, ölenin desteğinden yoksun kalan annesinin açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere özellikle davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. a. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.
Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; araç tescil belgesine göre davalıya sigortalı motosikletin azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 2 kişi olmasına rağmen araçta 3 kişi bulunduğu hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabittir. Kazanın davalıya sigortalı aracın arkadan çarpması nedeniyle asli ve tam kusurlu olarak meydana geldiği, desteğin yolcusu olduğu motosiklet sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre; desteğin yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
b. Destekten yoksun kalma tazminatına esas zararın tespitinde, destekten yoksun kalanlara, ölenin sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazası sonucu destek ölmeseydi en az iki çocuğunun olacağı gelirinin bir kısmını eşine, bir kısmını ana ve babasına ve doğmuş ve doğacak iki çocuğuna da ayıracağı varsayılır.
Somut olayda karara esas alınan bilirkişi raporunda, bekar olarak vefat eden desteğe, annesine, muhtemel eşine ve muhtemel tek çocuğuna pay ayrılarak hesaplama yapılmış, anılan rapor karara esas alınarak karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacının desteği öldüğü tarihte 31 yaşındadır. Tazminat hesabında sadece desteğin muhtemel tek çocuğuna pay ayrılmış, muhtemel 2 nci çocuğuna pay ayrılmamıştır. Desteğin yaşı dikkate alındığında birinciden iki yıl sonra 2 nci bir çocuk sahibi daha olacağının kabulü hayatın olağan akışına uygun düşmektedir.
Buna göre hakem heyetince, desteğin yaşasaydı iki yıl sonra 2 nci çocuğunun olacağı ve ona da bir pay ayırmak suretiyle destek olacağı varsayılarak hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
c. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2.a, b, ve c) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
( Karşı Oy)
KARŞI OY
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir.
Müteveffanın yolcusu olduğu araç motosiklet olup 1 sürücü ve 2 yolcu ile seyir halinde iken davalıya sigortalı aracın arkadan çarpması suretiyle kaza meydana gelmiştir. İtiraz Hakem Heyetince olayın oluş şekline göre kazanın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda alanında uzman bir bilirkişiden bilirkişi raporu alındıktan sonra sonucuna göre müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (2-a) numaralı bentteki bozma gerekçesine katılmıyorum.