Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/9818 E. 2023/14277 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9818
- Karar No
- 2023/14277
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/760 Esas, 2023/1325 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; zorunlu trafik sigortası olmayan aracın karıştığı 12.11.2011 tarihli çift taraflı trafik kazasında karşı araçta yolcu olarak bulunan davacılar ... ve 'in oğlu müteveffa in; davacılar ...'in eşi, ..., ..., ..., ...'in babası müteveffa n; davacı ...'nın oğlu müteveffa 'nın vefat ettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemelerin zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için ayrı ayrı 20,00 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren 8.iş günü bitiminden başlayacak yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talep davacı için 3.856,58 TL'ye, ... için 3.056,69 TL'ye, ... için 11.258,16 TL'ye, ... için 68.233,33 TL'ye, ... için 3.828,29 TL'ye, ... için 7.034,92 TL'ye, ... için 14.531,85 TL'ye, ... için 3.824,96 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davacı ... yönünden dosyanın tefrik edilmesi gerektiğini, yapılan ödeme ile tüm zararın karşılandığını, bakiye sorumluluklarının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber davalının kusur oranı ile kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, dava tarihinden önce temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.03.2015 tarihli ve 2012/306 Esas, 2015/219 sayılı kararıyla; zorunlu trafik sigortası olmayan aracın karıştığı trafik kazasında davacıların desteklerinin vefat ettiği, davalının bakiye destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğu gerekçesi ile bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü ile davacı ... için 68.233,33 TL, davacı ... için 14.531,85 TL, davacı ... için 7.034,92 TL, davacı ... için 11.258,16 TL, davacı ... için 3.824,96 TL, davacı ... için 3.856,58 TL, davacı ... için 3.056,69 TL ve davacı ... için 3.828,29 TL olmak üzere toplam 115.624,78 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 02.07.2018 tarihli ve 2015/7779 Esas 2018/6602 sayılı ilamı ile; "....’in ölümü nedeniyle davacılar ,, , ve ... yönünden, destekten yoksun kalma nedeniyle talep edebilecekleri tazminat miktarlarının hesaplanması bakımından alınan ve mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda; davacı ... için; 68.233 TL, için 3.824,00 TL, için 11.258,00 TL, için 7.034,00 TL ve için 14.531,00 TL tazminat hesaplandığı; hak sahibi beş kişinin hak ettiği toplam tazminat miktarının kaza tarihindeki kişi başı ölüm teminatına ilişkin poliçe limiti olan 200.000,00 TL'yi aştığı görülmektedir. KTK'nun 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Garameten ödeme ilkesine ilişkin ifade edilen hususlar da dikkate alındığında, ölenin birden çok hak sahibinin bulunması ve tüm hak sahipleri için hesaplanan toplam tazminatın davalının düzenlediği poliçedeki kişi başına ölüm teminat limitini aştığı gözetilerek ek rapor alınıp garame hesabı yapılmak suretiyle davacılar , , , ve ...’in hak kazanacağı tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde ve poliçe şahıs başı teminat limiti aşılmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.... 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Güvence Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Davalı ...’nın davacılara dava konusu olay sebebiyle 15.02.2012 tarihinde kısmi bir ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı maddi tazminat için dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde; davalıya başvuru tarihinden itibaren 8.iş günü bitiminden başlamak üzere yasal faiz işletilmesini talep etmiş, mahkemece tarih belirtilmeden, ödeme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Buna göre, davacı tarafın talebi de göz önüne alınarak temerrüt tarihi belirlenip, bu tarihten itibaren faizle sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde infazda tereddüt uyandıracak şekilde tarih belirtilmeden faize karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile hükmün bozulmasına, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; destek 'in ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan davacılara kısmi ödeme yapıldığı, bakiye teminat limitine ilişkin garameten hesaplama yapılmasına ilişkin alınan ek raporun gerekçeli ve denetime uygun olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 63.859,44 TL, davacı ... için 13.600,33 TL, davacı ... için 6.583,97 TL, davacı ... için 10.536,49 TL, davacı ... için 3.579,77 TL, davacı ... için 3.856,58 TL, davacı ... için 3.056,69 TL ve davacı ... için 3.828,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15.02.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan ödeme ile tüm zararın karşılandığını, bakiye sorumluluklarının bulunmadığını, ödeme tarihindeki verilere göre KTK'nın 111 inci maddesi kapsamında açık nisbetsizlik olup olmadığının değerlendirilmediğini, kurulan hükme göre teminat limitinin aşıldığını, destek 'in anne ve babasının hayatta olup olmadığının araştırılmadığını, anne ve babasına pay ayrılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; zorunlu trafik sigortası olmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.